
Sadece sekiz saniyemiz var
“Ortalama bir insan ömrü, Galaktik yıla göre hesaplanırsa, sekiz ila on saniyeye tekabül etmektedir. Daha doğrusu Güneş’in bakış açısından bakacak olursanız bizler, dünya üzerinde sekiz saniye yanıp sönen birer kıvılcım gibiyiz.”
YUSUF YARGIN / HAKSÖZ HABER
Hakikatin ayak izlerini takip eden her bir insan, hayata ibret nazarıyla bakabilmenin yolunun; düşünen bir beyinden ve basiretli bir kalpten geçtiğini gayet iyi bilir. Bu anlamda hayatın talebesi olmayı bir türlü başaramayanlar ise gerek hayatı okuma açısından gerekse de eşyanın hakikatini idrak etme konularında, geride kalmaya mahkumdurlar. Durum böyle olunca da birçok nimetin kadrini takdir etmek, pek mümkün olamamaktadır ki bu nimetlerin en önemlilerinden biri sıhhat iken diğeri de zaman olgusudur.
Genellikle zamanın sonsuz olduğu yanılgısına düşerek, boş vakitleri verimsiz harcamak ve işleri ertelemek gibi bir çeşit gaflete düştüğümüz olur. Nitekim zamanını şuursuzca tüketerek ömrünü ziyan edenler, günlerini zaman öldürerek geçirdiklerini ifade ederler. Hakikatte ise zaman onları öldürmektedir lakin bunun farkında değiller. Hasan-ı Basri, bu konuda şöyle der: “Ey Âdemoğlu! Sen günlerden yani zamandan ibaretsin. Bir gün geçince, senin de bir parçan geçmiş demektir.” Vaktini kullanarak nakit elde etme meşguliyetine dalan insanoğlu, buna mukabil nakdini kullanarak vakit elde edemeyeceği gerçeğini pek düşünmez.







