1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Ramazan ayında yapılabilecek okumalar...
Ramazan ayında yapılabilecek okumalar...

Ramazan ayında yapılabilecek okumalar...

Taha Kılınç, Ramazan'ı verimli geçirmek adına yazdığı makalelerine devam ediyor.

23 Mart 2024 Cumartesi 09:30A+A-

Taha Kılınç / Yeni Şafak

Ramazan takvimi - IV

Geçen yazımda söz verdiğim üzere, meraklısı ve ilgilisi için, İslâm coğrafyasına dair bir okuma listesini takdim ediyorum. Liste elbette çok daha detaylandırılabilir, eklemeler-çıkarmalar yapılabilir. O açıdan, bahsedeceğim kitaplara, bir gazete yazısının ebatlarına sığacak şekilde hazırlanmış “başlangıç önerileri” gözüyle bakılması daha doğru olacaktır.

Genel:

Coğrafyanın geneline dair okumalarla başlama adına, Ira Lapidus’un “İslâm Toplumları Tarihi”yle konuya giriş yapabiliriz. Prof. Dr. Âdem Apak’ın “Siyer-i Nebî”si, bilhassa İslâm’ın doğuş yıllarına dair çok sağlam bir kaynaktır. Prof. Dr. Namık Sinan Turan imzalı “Hilafet - Erken Dönemden Osmanlı’nın Son Yüzyılına”, panoramik bir bakış sunması açısından tavsiye edilir. Oral Sander’in “Anka’nın Yükselişi ve Düşüşü” ise, özet bir Osmanlı tarihi olması bakımından dikkate değer.

Ortadoğu:

Ilan Pappe’nin kaleme aldığı “Filistin’de Etnik Temizlik”, bence her Müslümanın muhakkak okuması icap eden bir başyapıt. Amin Maalouf’a ait “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri”, dünün bugüne ne kadar benzediğini göstermesi bakımdan mühim. Nikolaos Van Dam’ın “Suriye’de İktidar Mücadelesi”, dışarıdan bir bakış sunuyor. Richard P. Mitchell’in “Müslüman Kardeşler” adlı eseri, Mısır yakın tarihinin dikkatli bir panoraması. Ervand Abrahamian’ın yazdığı “Modern İran Tarihi”, Stephen Kinzer imzalı “Şah’ın Bütün Adamları” ve Arshin Adib-Moghaddam’ın editörlüğünde hazırlanan “Ayetullah Humeyni - Politik ve Entelektüel Biyografi” İran için özel tavsiyeler.

Balkanlar:

Türkiye Maarif Vakfı’nın yakınlarda yayınladığı “Balkanlarda Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eser, vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Prof. Dr. Mustafa İsen ve Prof. Dr. Tuba Durmuş tarafından hazırlanan kitap, sadece edebiyat alanıyla sınırlı değil, Balkanlara dair özet bir siyasî çerçevenin yanında dört başı mamur bir kültür tarihi de vaat ediyor. Mark Mazover’in “Selanik”i ve Barbara Jelavich’in iki ciltlik “Balkan Tarihi” keza gözden kaçırılmaması gereken kitaplar.

Mağrib-Endülüs:

Prof. Dr. İsmail Ceran’ın “Fas Tarihi”, Lucette Valensi imzalı “Avrupa’da Müslümanlar” ve Matthew Carr’ın “Kan ve İman”ıyla birlikte okunmalı. Bunlara bir de Maria Rosa Menocal’in ölümsüz eseri “Dünyanın İncisi Endülüs”, Hugh Kennedy’nin “Endülüs Müslüman İspanya ve Portekiz’in Siyasî Tarihi” ve Prof. Dr. Mehmet Özdemir’in artık klasik bir başvuru kaynağına dönüşen “Endülüs” adlı kitabı eklenirse tamamdır.

Afrika:

Prof. Dr. Ahmet Kavas’ın “Geçmişten Günümüze Afrika” adlı kitabı, sıkı bir başlangıç için ideal. Dr. Murat Yiğit’in yakın dönemde yayınlanan “Afrika’da Askeri Darbeler ve Dış Müdahale” adlı hacimli çalışması, dikkat çekici detaylar sunuyor. Afrika deyince elbette İmam Abdullah Harun’dan vazgeçemeyiz: Barney Desai-Cardiff Marney ikilisinin “İmamın Öldürülüşü” adlı eseri mutlaka listede olmalı. Bu vesileyle Malcolm X’i de hatırlayalım ve Manning Marable’ın “Malcolm X - Arayışlarla Dolu Bir Hayatı”nı ihmal etmeyelim.

Asya:

Larry Collins-Dominique Lapierre ikilisinin kaleme aldığı “Bu Gece Özgürlük”, 1947 yazında Hint Alt Kıtası’nın Hindistan ve Pakistan adıyla iki ayrı devlete bölünüşünün trajik hikâyesini anlatır. Buna Deniz Çıkılı’nın “Kayıp Kıtanın Keşfi”ni de ekledik mi, manzara büyük oranda tamamlanır. Afganistan için Thomas Barfield’in “Afganistan-Politik ve Kültürel Bir Tarih”i özellikle tavsiye edilir.

Tüm bunlardan sonra, ne yazık ki şu noktanın altını çizmeliyim:

Türkçede İslâm coğrafyasının tarihine veya siyasî durumuna dair çeşitli derinlikte telif ya da tercüme kitaplar günden güne çoğalırken, “gezi rehberi” ve “güncel seyahatname” tarzında kaynaklar hâlâ yetersiz. Mesela “Özbekistan’ı şöyle adım adım gezmek istiyorum, elimde de Türkçe güncel bir gezi rehberi olsun” derseniz, maalesef yok. Bazı dinî cemaatlerin sadece Özbekistan’da medfûn dinî şahsiyetlerle alakalı ufak kitapçıklarını saymazsak tabii. Onlara da “gezi rehberi” denemeyeceği malum.

Velhasıl, yapılacak çok iş, yazılacak çok kitap, üretilecek çok eser var…


 

HABERE YORUM KAT

2 Yorum