1. HABERLER

  2. HAKSÖZ-ÇEVİRİ

  3. Popülist İmam Mahmud Dicko Mali Siyasetini Nasıl Sarsıyor?
Popülist İmam Mahmud Dicko Mali Siyasetini Nasıl Sarsıyor?

Popülist İmam Mahmud Dicko Mali Siyasetini Nasıl Sarsıyor?

Çok büyük kalabalıklar Mali genelinde kitlesel bir protesto kampanyası sürdürüyor ve Cumhurbaşkanı İbrahim Boubacar Keita'nın istifasını talep ediyor. Protesto gösterilerinin arkasında ise popülist bir imam bulunuyor: Mahmud Dicko

04 Temmuz 2020 Cumartesi 14:49A+A-

Paul Melly* / BBC
Hatice Orhan / Haksöz-Haber

Başkan Keita’ya Meydan Okuyan Malili İmam: Mahmud Dicko

Yolsuzluk ve kayırmacılık, kamu hizmetleri ve ulusal liderlikteki yetersizlik, seçimle ile ilgili görevi kötüye kullanma ve hükümetin uluslararası ve cihat yanlılarının ortaya koyduğu şiddete son verememesi halkın hayal kırıklıklarını arttırdı.

Muhalefetteki siyasi partiler gösteriler düzenlemek için bir araya geldi, fakat bu gösteriler şimdiki gibi on binlerce insanı onlarca yıldır eşi görülmemiş bir öfke gösterisi için defaatle sokağa dökebilecek ve Başkan Keita ve bakanlarını müzakere etmeye zorlayacak kararlı bir ses  oluşturamadı.

Bu kalabalıkları harekete geçiren -bu kritik kitle çekim gücünü ustaca kullanan kişi- bir imam: Mahmud Dicko.

Dicko, 15.000'e yakın askerden oluşan uluslararası koalisyon ve sürekli dış yardım takviyelerine rağmen Mali de gittikçe artmaya devam eden büyük problemler karşısında enerji ve fikirden yoksun, durumundan şikayetçi görünmeyen cumhurbaşkanına karşı olan bu mücadelenin merkezindeki kişi.

İmam Dicko çoğunluğu Müslüman olan Mali’nin göze çarpmayan dini yaşamının ortaya çıkardığı ve yeni olmayan biri.

Gücü Timbuktu'ya kadar uzanıyor

İmam Dicko en az on yıldır sosyal hayatta önemli bir kişi olmuştur, fakat bugün daha önce hiç olmadığı kadar nüfuzunu gösterebilmektedir. Nisan 2019'da Başbakan Soumeylou Boubeye Maiga'nın görevden alınmasıyla sonuçlanan protesto gösterileri düzenledi.

Bu sene 5 Haziran’da cuma namazı sonrası düzenlenen büyük protesto başkent Bamako ve güneydeki bir şehir olan Sikasso ile sınırlıydı.

Ancak iki hafta sonra batıdaki Kayes'te, güneydeki Ségou'da ve hatta Sahra’nın eteğindeki antik çöl kenti Timbuktu'da bile kalabalıklar vardı ve protesto hareketi daha da yayılmaya devam ediyor.

İmam Dicko, Fransa'nın Ocak 2013'teki askeri müdahalesini memnuniyetle karşıladı - ancak şimdi Fransa’yı “Mali'yi yeniden sömürgeleştirmekle suçluyor "

Ona geleneksel politik müttefikleriyle müzakere etme kuvveti veren İmam Dicko'nun kitleleri harekete geçirme gücü.

Salı günü, Başkan Keita’nın yönetimindeki isimler, muhalefet ittifakı M5 ile görüşmek üzere masaya oturdu.

Dicko’nun popüler erişime sahip olduğunun ve bunun belirleyici olabileceğinin farkına vararak İmam’la ancak iki gün önce ilk kez bir araya gelmişlerdi.

dicko-1.jpg

Tasavvufa derin saygı

BM barışı koruma görevinden, Avrupa Birliği (AB) ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'na (Ecowas) kadar uluslararası arabulucular da İmam Dicko'ya kulak vermeye özen gösterdiler.

Dicko, 2009 yılında Mali'nin o zamanki Başkanı ve aynı zamanda Yüksek İslam Konseyi Başkanı olan Amadou Toumani Touré'nin yapmayı planladığı kadın haklarını artıracak bir aile hukuku reformunu yumuşatması için düzenlediği kitlesel bir protesto kampanyası ile ön plana çıktı.

Bu olay, belirgin dini muhafazakâr rolünü gösteriyor.

Timbuktu bölgesinde 1950'lerin ortalarında doğan İmam Dicko aslında Suudi Arabistan'da eğitim gören ve bir Bamako banliyösündeki Badalabogou Caminin dini lideri olan bir Arapça öğretmeniydi.

Ayrıca, neredeyse yirmi yıl önce tek parti rejiminin sonuna ve demokrasinin kurulmasına kadar ana hükümet dini organizasyonunun sekreteriydi.

Suudi eğitimine rağmen, İmam Dicko hiçbir zaman krallığın sert ve köktendinci Vahabi İslam yorumunu desteklemedi.

İmam  geleneksel Batı Afrika İslam anlayışının taraftarıdır, aile meseleleri açısından muhafazakârdır, ancak Mali'nin Müslüman öncesi kültürel kökleri, çoğulcu dini kültür ve tasavvufa saygı duyan bir isimdir. Örneğin Timbuktu "333 velinin şehri" olarak bilinir.

İmam Dicko her zaman hem İslam adına sert cezaların uygulanmasına hem de sert cihat ideolojisine karşı çıkmıştır.

İslamcı militanlar 2012'de Mali'nin kuzeyini ele geçirdiğinde, görüşmeler yoluyla bir çözüme ulaşmaya çalışmıştır hatta cihad yanlısı lider Iyad Ag Ghaly le bile görüşmüştür.

Militanlar diyaloğu terk ederek güneye inip Bamako'ya doğru ilerlemekle tehdit eden yeni bir saldırı başlattığında, İmam Dicko Fransa'nın Ocak 2013'teki askeri müdahalesini memnuniyetle karşılamıştır ve Fransız askerlerinin Müslüman ülkeler tarafından terk edilen ve bu sebeple“sıkıntı içinde” olan Malilileri kurtardığını savunmuştur.

dicko-2.jpg

Kendi İslami hareketini oluşturdu

Ancak İmam Dicko için, Bamako'yu cihat yanlılarından kurtaran Fransız müdahalesini memnuniyetle karşılaması, asla daha geniş bir liberal modernite gündemine alışmak anlamına gelmiyordu.

Her zaman sosyal muhafazakarlığı savundu, hem de bazen uygunsuz bir dille.

Yine de her zaman muhafazakarlığına bağlı kaldı. Bamako'daki Radisson Blu oteline yapılan 2015 saldırısından sorumlu militanların Malilileri Batı'dan ithal edilen eşcinsellik nedeniyle cezalandırmak için Tanrı tarafından gönderildiğini söyledi.

Milliyetçi duyguları ise ülkesini yeniden sömürgeleştirme hırsından dolayı Fransa'yı suçladığında kendini gösteriyor. Bu açıdan 2013'te Fransa müdahalesinden çok memnundu, ancak şimdi cihat yanlısı silahlı grupları durdurmayı başaramayan  Fransız askeri operasyonundan bıkmış olan pek çok Maliliyle aynı şeyleri düşünüyor.

Bugün onu mevcut siyasi krizde bu kadar etkili bir oyuncu yapan da bu popülist itiraz.

2013 seçimlerinde, önceki iki yıllık krizden sonra ulusal gururu geri kazanmak için boş laflardan ibaret olan seçim sloganına rağmen cumhurbaşkanlığına adayı Keita'yı destekledi.

Hem bu seçim hem de bir sonraki seçimde, yani 2018'dekinde, Bay Keita'nın çok daha teknokratik rakibi Soumaila Cissé'yi ezdiği görüldü.

Cisse bu Mart ayında yapılacak parlamento seçimleri için kırsal kampanya gezisi sırasında kaçırılıp cihad yanlısı militanların elinde esir tutulurken cumhurbaşkanı da bugün siyasi kuşatma altında.

İmam Dicko'ya gelince, 2017'de Başkan Keita'yı yalnız bıraktı ve geçen yıl kendi İslamcı siyasi hareketini  Coordination Mouvements, Associations et Sympathisants (CMAS)’i oluşturmak için Yüksek İslam Konseyi'nden ayrıldı.

Başkan Keita'nın da takip etmeye çalıştığı bir yola benzer şekilde Ag Ghaly ve hala silahlı mücadeleyi sürdüren diğer cihat yanlısı liderlerle yeni bir diyalog geliştirme girişimlerinde bulundu,

Standart milliyetçiliğin taşıyıcısı

Fakat İmam Dicko’nun cumhurbaşkanı ile çok derin bir politik ayrılığı var.

Muhalif müttefikleri seküler kesim ve mevcut protestolar, Mali'yi İslami bir cumhuriyete dönüştürmek için yaygın bir arzudan ziyade yanlış giden her şeye duyulan öfke tarafından körüklenmektedir.

Kuzeydeki acımasız güvenlik krizinin yanı sıra, bir dizi yolsuzluk skandalı meydana gelirken, gerçekleştirilen bir öğretmen grevi virüs karantinasından çok önce çok sayıda okulun kapanmasına neden olmuştu.

2018'de sağlam bir yetkiyle yeniden seçilen Keita'nın istifayı düşünme ihtimali çok düşük.

Cumhurbaşkanı bundan sonra muhalefet gerçek iktidarı onun elinden alan birlik hükümetine katılırken, sadece unvandan ibaret bir rolü kabul etmek zorunda kalabilir.

Her ne olursa olsun, şartlar 2023'te başkanın tekrar seçilmesine izin vermeyecek gibi görünüyor.

Bu durum İmam Dicko'nun geleneksel siyaset sınıfıyla anlaşma yaparak öfkeli milliyetçi geleneğin standart taşıyıcısı olarak ortaya çıkmasını sağlayabilir mi? Bekleyip, göreceğiz.

 

*Paul Melly, Batı Afrika uzmanı

HABERE YORUM KAT