1. YAZARLAR

  2. Özgür-Der

  3. Özgür-Der Diyarbakır Şubesi Diyarbakır D Tipi Cezaevi Raporu

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi Diyarbakır D Tipi Cezaevi Raporu

Ocak 2004A+A-

KONU: Diyarbakır ili D tipi Cezaevi hakkındaki inceleme ve gözlem raporu

Diyarbakır ilinde, 2003 yılı içinde yapımı tamamlanarak faaliyete giren ve "D Tipi" olarak tanımlanan cezaevi hakkında, üyelerimiz ve Mazlum-Der Şanlıurfa Şubesi üyelerinin birlikte, tutuklu ve tutuklu yakınları ile yapılan görüşmeler sonucunda edindikleri bilgiler, yerinde yapılan gözlem ve incelemeler şunlardır:

1- ULAŞIM: Diyarbakır il merkezi dışında yaklaşık 25 km uzaklıkta bulunan cezaevine, Ergani ilçesi yol güzergahı ile Üç Kuyu köyü içerisinden 5 km'lik toprak ve çamurlu bir yol takip edilerek gidilebilmektedir. Cezaevine gidebilmek amacıyla toplu taşıma aracı bulunmadığından özel veya ticari araç kullanma zorunluluğu nedeniyle tutuklu aileleri ekonomik olarak zorluk çekmekte bir kısım aileler maddi güçleri yetmediğinden ziyarete gidememektedir. Zira özel taksi ücreti bekleme ücreti dahil otuz - kırk milyon lira arasındadır.

Cezaevi, şehir dışında açık arazide yapıldığından, tutuklu ailelerinin dışarıda dinlenip zorunlu ihtiyaçlarını giderebileceği bir yapı da bulunmamaktadır.

2- NAKİLLER: Cezaevinde çoğunluğu tutuklu olmak üzere bir kısım hükümlüler de kalmaktadır. Öncelikle Diyarbakır ili E tipi, siyasi suçtan tutukluların kaldığı cezaevinden 84 tutuklu, 22 Aralık 2003 tarihinde apar topar D tipi cezaevine nakledilmişlerdir. Bölgedeki Batman ve diğer cezaevlerinden de tutuklu nakli yapılmıştır.

Mahkumlar, nakil esnasında elleri kelepçeli olarak D tipi cezaevine getirilmiş, sevk esnasında kolluk kuvvetleri tarafından kötü muamele yapılmamıştır. Ancak, sabah 8 civarında başlanan sevk işlemine, D tipi cezaevi girişinde Ring tabir edilen sevk aracında yaklaşık 5 saat kelepçeli olarak bekletilmişlerdir. Daha sonra ring araçları içeri alınmış, tutuklu ve hükümlüler bahçede soğuk havada iki saat bekletilmiştir. Bu uygulama nedeniyle bazı tutuklular hastalandıklarını ifade etmişlerdir. İçeride kendilerine ikişer adet giyecek verilmiş fazla eşyalar depoya gönderilmiştir. Sevk edilenler üzerindeki paralar alınmış ve kredi kartı benzeri kartlar kantinde kullanılmak üzere verilmiştir. Tüm bu işlemler üzerine tutuklu ve hükümlüler ancak saat 16.00 civarında odalarına geçebilmişlerdir. Bu arada hiçbir şey yememiş sekiz saat boyunca aç bırakılmışlardır.

3- GÜVENLİK: D tipi cezaevi yüksek güvenlikli bir cezaevi olarak tasarlanmıştır. Tüm Türkiye'de birkaç benzeri olduğu bildirilen bu cezaevinde, dış güvenlik jandarma, iç güvenlik infaz koruma memurları tarafından sağlanmaktadır. Girişten itibaren jandarma tarafından kayıtlar alınmakta görüşme yerine kadar beş adet kayıt ve kontrol yapılmaktadır. Bu kayıt ve kontroller nedeniyle sıranın olmadığı varsayıldığında, 20 dakika zaman geçmekte, ziyaretçilerin fazla olduğu düşünüldüğünde süre bir saati aşabilmektedir. Böylece görüşme süresi 15-20 dakikaya düşmektedir.

Duyarlı giriş kapısında, ayarlar çok hassas olup en küçük madeni paraya dahi çalmakta, kemer ve ayakkabıda metal bulunması halinde bunların da çıkarılması gerekmektedir. Bu aşırı ve gerekli olmayan hassasiyet insan onurunu kırıcı bir durum olup, ayrıca ziyaretçileri bıktırıcı bir işlev görmektedir.

Bilgisayar kaydında tüm kimlik bilgileri alınmakta, ayrıca "el ve parmak izi"nin alındığı söylenen bir cihaz da kullanılmaktadır. Bundan sonra verilen kart ile gidilen yerde, yeniden el izi kontrol edilip, dönerli demir kapılar açılabilmektedir. Ayrıntılı kimlik bilgisi ile parmak izi almayı çağrıştıran uygulama ziyaretçilerce fişlenme olarak algılanmakta ve son derece rahatsızlık uyandırmaktadır.

Ayrıca, cezaevinin birçok yerinde kameralar tarafından kontrol ve takip yapılmaktadır.

4- AİLE GÖRÜŞÜ: Aile görüşünde, yukarıda bahsi geçen cezaevinin şehir merkezine uzak olması ve toplu taşıma aracı bulunmaması nedeniyle zorluklar çıkmakta yine cezaevi dışında kantin, WC, soğuk-sıcak ve yağmurdan korunacak kapalı bir yer bulunmaması sağlığı bozucu, eziyet verici ve usandırıcı bir hal arz etmektedir. Görüş günleri, Blok ve kısımlara göre belirlenmiş olup, görüş süresi kayıtta bir saat olarak sınırlandırılmıştır. Ancak, cezaevinin girişten itibaren çok yoğun kontrolleri nedeniyle bu süre kısalmakta ve görüş gerçek anlamını kaybetmektedir. Diyarbakır E tipi cezaevinde 2 saat olan görüşme süresinin aileler bakımından kısaltılmış olduğu anlaşılmaktadır ki bu, görüş hakkının engellenmesi anlamına gelir.

Açık görüş alanında jandarma, gardiyan ve kameraların bulunduğu, bu durumun açık görüşte aile ile rahat görüşme olanağını engellediği, bakışların eş ve küçük çocuklarda olumsuz etki ile sanıklarda da rahatsızlık uyandırdığı belirtilmektedir. Görüş salonunda en azından askerlerin olmaması istenilmektedir. Yine ziyarete gelen ailelere "adli mi? Terör mü?" şeklinde sorular sorulduğu, görüş gününe göre, cezaevinde kalanların siyasi tutuklu (suçu sabit olmayan) olduğu bilindiği halde bunun bazı personel tarafından sorulması küçük düşürücü bir davranış olarak görülmektedir. Tüm bu sorunların, görüşü işkenceye çevirdiği, tutuklu yakınlarınca ifade edilmektedir.

5- AVUKAT GÖRÜŞÜ: Avukat görüş günleri, Cuma günü dışında 13.30 olarak belirlenmiştir. Saat 17.00'ye kadar olan görüş esnasında, yapılan kontrollerde geçen süre ile her müvekkilin gelmesi için geçen süre düşünüldüğünde, sanık görüşü için ancak 10-15 dakika zaman ayrılabilmekte, bu görüşmenin de dosya ile ayrıntılı görüşten öte, hal hatır sorma halini aldığı gözlemlenmiştir. Görüşülecek müvekkillerin birden fazla olduğu hallerde geri kalan müvekkillerle, avukatın görüşmeden geri dönmek zorunda kaldığı görülmüştür. Yasal bir hak olan avukatın müvekkiliyle her zaman görüşebilme hakkı ve savunma hakkı kısıtlanmış olmaktadır.

6- TELEFON: Tutukluların aileleri ile telefonla görüşmelerine olanak tanıyan yasal düzenlemeye rağmen, cezaevi idaresi tarafından bu güne kadar telefon görüşü yapma hakkı tanınmamıştır. Tutukluların sorusu üzerine, 1 ay sonra telefon görüşü açılacağı bildirilmiş ise de, bu cezaevinde onca düşünülen güvenlik önlemi ve diğer tedbirlere karşılık bu hakkın karşılanması için gerekli tesisatın tamamlanmamış olması tutuklu ve yakınlarının telefon hakkından faydalandırılmak istenmediği şeklinde yorumlanmaktadır.

7- ODALAR: D tipi cezaevinde 3 ve 4 kişilik odalar bulunmaktadır. Üç kişilik odada 3 yatak 3 çelik dolap, 1 plastik masa, 3 plastik sandalye ve havalandırmaya bakan pencere bulunduğu bildirilmiştir. Bu oda içerisinde tuvalet ve banyosu aynı olan kapalı bir alan bulunmakta olup, bir kişinin banyoda olduğu varsayıldığında, diğerlerinin tuvaletten yaralanma imkanı kalmamaktadır. Bir de banyonun arka kısmında mutfak bulunmaktadır. Bu şekilde tüm ihtiyaçlar bir odada karşılanmaktadır.

8- HAVALANDIRMA: Havalandırmaların Diyarbakır E tipi cezaevinden daha büyük olduğu bu şekliyle daha elverişli olduğu bildirilmiştir. Ancak, bazı havalandırmalara 3 ayrı oda çıkabildiği halde bazı havalandırmalara da tek bir oda çıkabilmekte olduğu bildirilmiştir. Bu ise tutuklu veya mahkumun kaldığı müddet boyunca yalnızca oda arkadaşlarıyla görüşmesi anlamına gelmektedir. Yine havalandırma esnasında oda kapılarının kilitlendiği söylenmiştir.

9- İDARE İLE İLİŞKİ: Tutuklu ve hükümlülerin, idareden yetkililer ile görüşme taleplerinin, geciktirildiği bazen de sonuçsuz kaldığı, yine kendi odalarından bir gardiyanı çağırmak için, zorluklar çektiklerini,demir kapıya uzun müddet (yarım saat kadar) vurmak zorunda kaldıklarını, aradaki koridorların uzunluğu ve fazlalığı nedeniyle sesin ulaşmadığını bildirmişlerdir. Zil vb. suretle sorunun giderilebileceği değerlendirilmiştir.

11- ISINMA VE SU: Bina kalorifer ile ısıtılmaktadır. Ancak gün boyu havanın soğuk olmasına rağmen, gündüzleri yakılmadığı bildirilmiştir. Yine sıcak suyun günde 3 defa yarımşar saat olarak verildiği bilahare olmadığı bildirilmiştir.

12- MALZEMELER: Diyarbakır E tipi cezaevinden gönderilen tutuklu ve hükümlülerin cezaevi sevk işlemleri, diyalog yolu ile yapılmış ve kendilerine eşyalarının verileceği bildirilmiştir. Ancak, özel eşyaları, temizlik malzemeleri ve kantinden aldıkları eşyaları dışında, sadece zorunlu eşyalar kendilerine verilmiştir. Halihazırda dahi eşyaları iade edilmediğinden, yeni kantinden eşyalar tekrar satın alınmıştır. Bu hal gereksiz külfet getirmiştir. Yine kantinden alınan malzemelerin pahalı olduğu tarafımıza bildirilmiştir.

13- TEMİZLİK MALZEMELERİ: Daha önce alınan sabun, deterjan, paspas vb. temizlik malzemeleri kendilerinden alınıp verilmediğinden, tekrar satın alınmıştır. Ceza evi idaresi tarafından ücretsiz olarak temizlik malzemesinin verilmediği bildirilmiştir.

14- YEMEK: Cezaevi idaresi tarafından verilen yemeklerin çok az olduğu, doyurucu olmadığı, yemeklerin iyi çıkmadığı, yemek saatlerinin de düzensiz olduğu bildirilmiştir. Örneğin öğlen yemeğinin bazen 11.30'da bazen 12.30'da verildiği, akşam yemeğinin ise çok erken bir saat sayılabilecek 15.10 civarında verildiği bildirilmiştir.

15- KİTAP: Cezaevi idaresi tarafından, sadece 3 adet kitap verilmesine izin olduğu, fazla kitabın verilmediği, örneğin yabancı dil veya eğitim kitaplarını çalışmak isteyenlerin set halinde olan bu kitaplarını da toplu olarak alamadıkları bildirilmiştir. Tutuklulara ait 3500 kitap ve 150 ansiklopedi de yeni cezaevine gönderilmemiştir.

Kitaplar yönündeki bu kısıtlamanın, tutuklu ve hükümlüleri olumsuz etkilediği, bu yöndeki bir kısıtlamanın fayda getirmeyeceği değerlendirilmiştir.

16- İLAÇ: Hasta olanlara ilaçların düzenli olarak verilmediği, bazen bir gün verilip 3 gün verilmediği, hastaneye sevk işlemlerinin gereği gibi yapılmadığı bildirilmiştir.

17- ORTAK ALAN: Havalandırma dışında yasal hakları olan ortak alanın olmadığı tespit edilmiştir.

Kütüphaneden henüz faydalandırılmadıklarını, ortak alan olmadığı için her gün aynı insanları ve ortamı paylaşma nedeniyle sıkıntı duydukları, tutuklular tarafından tarafımıza bildirilmiştir.

18- SPOR: Ortak alanlar içerinde yapılması gereken spor faaliyetleri, futbol, basketbol, satranç, masa tenisi vb. sportif etkinliklere izin verilmemiştir. Bu durumun öncelikle çözümlenmesi istenilmektedir. E tipi cezaevinde tutuklulara ait spor malzemeleri, top vs. malzemelerinin de geri verilmediği bildirilmiştir.

19- HOBİ SALONU: Tutuklular, hobi salonuna hiç çıkarılmadıklarını; maket, tamir vb. etkinliklere izin verilmediğini bildirmişlerdir.

20- DURUŞMA: Tutuklular, DGM'ye duruşmaya götürüldüklerinde, yanlarında, daha önce cezaevi idaresine teslim ettiklerinden, hiç paralarının olmadığını, kantinde kart ile de alışveriş yapılamadığını sırf bu nedenle akşama kadar aç ve susuz kaldıklarını, kendi paralarının cezaevi idaresi tarafından verilmesi halinde en azından kantinden alışveriş yaparak bu sorunu giderebileceklerini bildirmişlerdir.

Diyarbakır D tipi cezaevi yapım aşamasından sonra aylar boyunca, hiçbir sanık olmadığı halde, sırf cezaevi personellerinin görevini ifa ederken, yeni cezaevine alışmaları ve sorunların tespit edilip giderilmesi amacıyla cezaevine gelip mesai yaptıkları bilinen bir gerçektir.

Nasıl ki, cezaevinde tutuklu ve hükümlüler için tüm yükümlülükler düşünülmüş ise, tutuklu ve hükümlülerin haklarının korunması ve ziyaretçilerine de en uygun şartlarda hizmet edilmesi hususlarının da düşünülmüş olması gerekmekte idi. Elbette ki, yeni bir binada aksaklıklar olacaktır, ama bu aksaklıkların giderilmesinde özellikle hakların sınırlandırılması yoluna gidilmesi doğru bir yöntem olmayacaktır.

Cezaevinin tüm yapısı ve halihazır uygulaması incelendiğinde; insan haklarının yeterince karşılanmadığı, tecrit mantığının cezaevi içerisinde, mahkemenin tutuk halinin devamı veya mahkumiyet kararından başka, ekstra ceza verme mantığına dönüştüğünü, bu haliyle uzun yıllar yatması öngörülen bir hükümlünün sosyal ve sportif faaliyetlerden uzak kalması ve sürekli -az sayıda- aynı insanları görmesi ve bunlarla yaşama sıkıntısının verilmesinin insan hakları ile bağdaşmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

İş bu inceleme ve gözlem raporu; cezaevinde avukat ve ziyaretçi ailelerin yaptığı görüşmeler ile Diyarbakır Barosu ve sivil toplum örgütleri tarafından daha önce yapılan kontrol ve incelemelerinden faydalanılarak ilgili resmi makamlara ve kamuoyunun bilgisine sunulmak üzere hazırlanmıştır.

Hazırlayanlar: Av. Serdar Bülent Yılmaz,

Av. Nesip Yıldırım

Bu yazı toplam 6457 defa okunmuştur.
BU SAYIDAKİ DİĞER YAZILAR