Maden Faciası İle İlgili Yeni İddialar

Maden Faciası İle İlgili Yeni İddialar

Geçtiğimiz hafta Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde, 19 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden ocağındaki göçük faciasıyla ilgili yeni iddialar ortaya atıldı.

İddiaya göre patlamadan 1 gün önce aynı işçiler aynı yerde göçükten kurtuldu. İşçilere gaz ölçüm cihazı verilmemiş.

İddiaya göre, grizu patlaması ve göçükte hayatını kaybeden 19 işçinin bulunduğu 16.00-24.00 vardiyasında çalışanlar, olaydan bir gün önce meydana gelen göçükte ölümden döndü.

Vardiyada çalışan yaklaşık 20 işçinin, göçüğün meydana geleceğini anlayınca ortamdan uzaklaşarak, hayatlarını kurtardığı öne sürüldü.

Olayın tanıklarından Yusuf Aydın, grizu patlamasının gerçekleştiği bölümde, bir gün önce de göçük meydana geldiğini belirterek, şunları söyledi:

''Ben o sırada dış kısımdaydım. Arkadaşlarım göçük meydana geleceğini fark edince hızla kaçmışlar, canlarını zor kurtarmışlar. Bir süre sonra ise tekrar aynı yere girerek, çalışmaya devam etmişler. Bir gün sonra meydana gelecek göçükte hayatını kaybedecek olan eniştem Yusuf Karaca, olaydan sonra 'Hiç bu kadar korkmamıştım. Toz, dumana karıştı, zor kaçtık' dedi. Ben de 'Allah korumuş' dedim. Maden, bir gün önceden bize haber verdi aslında.''

-''PATLAMA, DİNAMİT NEDENİYLE GERÇEKLEŞMİŞ OLMAYABİLİR''-

''Maden çavuşu'' olan ve kurtarma çalışmalarına katılan Hamza Başkurt ise hayatını kaybeden işçilerden Ramazan Baştepe'nin, vardiyanın dinamitçisi olduğunu belirterek, ''Ramazan'a, genellikle gaz ölçüm cihazı verilmezdi. Ben de kurtarma çalışmaları sırasında olay yerinde gaz ölçüm cihazı göremedim'' dedi.

Arkadaşlarının cesedini ayrı yerlerde bulduklarını anlatan Başkurt, şöyle konuştu:

''Arkadaşlarımız toplu halde değildi. En son Ramazan Baştepe'yi bulduk. Herhalde ikinci patlamadan sonra üçüncü patlamayı yapmak için giderken makine kendiliğinden kıvılcım aldı. Dinamit atışı olsaydı, arkadaşlarımızın hepsi bir yerde olurdu.''

Bir gün önce patlamanın meydana geldiği yerin çok havasız olduğunu ve gaz birikmesinin başladığını ileri süren Başkurt, buna rağmen ortamın havasının temizlenmediğini kaydetti.

-''BİR İŞÇİNİN BİR EL ARABASI KÖMÜR KADAR DEĞERİ YOKTU''-

Maden ocağındaki güvenlik önlemlerinin yetersizliğine değinen Başkurt, şöyle devam etti:

''Körükler, bizim dinamitle patlattığımız yerdeki pis havayı alıp, çalıştığımız yere veriyordu. Biz devamlı pis havayı soluyorduk. Her yönden sıkıntılı bir yerdi. Önümüz göçüyor, direkler kırılıyor, buna rağmen bizden sürekli kömür isteniyordu. Tedbirsizlik nedeniyle 3 ay önce bileğim kırıldı, bir yıl içinde 2 sefer göçüğün arkasında kaldım, arkadaşlar kurtardı. İşten atılma korkusuyla hiçbir işçi konuşamıyordu. Bir işçinin bir el arabası, kömür kadar değeri yoktu.''

Arkadaşlarının cesetlerini çıkardığını belirten Başkurt, şunları anlattı:

''Dışarıdan gelen kurtarma ekipleri, 'Bağırmayın, artık onlar sizi duymazlar, öldüler' demelerine rağmen olay gecesi biz ağlayarak arkadaşlarımızın ismini bağırdık. Psikiyatriste gittim, sakinleştiriciyle ayakta durabiliyorum. Arkadaşlarım aklıma geliyor, durup dururken ağlıyorum. Bunu ancak yaşayan bilir.''

Bu arada, maden ocağında çalışanlar tarafından çekilen fotoğraflarda, işçilerin çalışma şartlarındaki zorluk göze çarpıyor.

Ölen işçilerin hatıra olsun diye çektirdiği fotoğraflarda, dinamitle çalışmalar da karelerde yer alıyor.

(AA)


Otuz bin işçi ölüme iniyor

Maden Mühendisleri Odası, Bursa'da 19 kişinin öldüğü maden ocağı da dahil 70 işletmeyle ilgili Enerji Bakanlığı'nı uyarmış.

Türkiye'de dokuz büyük bölgede bulunan yaklaşık 70 kömür madeni işletmesinde çalışan 31 bin 200 işçi her an ölme riskiyle yaşıyor. Önlem alınmadığı takdirde ocaklarda yeni kazaların da yaşanabileceğine dikkat çekiliyor. Bursa Mustafakemelpaşa Alpagut Köyü'ndeki kömür ocağında 10 aralıkta yaşanan grizu patlamasında 19 işçinin hayatını kaybetmesiyle gözler diğer maden ocaklarına çevrildi. Türkiye'de patlamanın yaşandığı işletmenin de içinde bulunduğu dokuz tane kömür havzası bulunuyor. Bu kömür havzalarında ise irili ufaklı yaklaşık 70 kömür ocağı var. Bu işletmelerin çoğunda gerekli denetimlerin yapılmadığı, acil bir durumda müdahale edecek arama kurtarma ekiplerinin bulunmadığı, gerekli tedbirlerin alınmadığı öne sürülüyor. Konuya ilişkin Maden Mühendisleri Odası 2008 yılında Türkiye'deki maden ocaklarının risk haritasını çıkararak, acilen yapılması gerekenleri bir rapor halinde Çalışma Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı'na sunmuştu.

Acil önlemler alınmalı
Raporda, özellikle saha denetimlerinin yapılmasına dikkat çekilerek, işçilerin çalışma alanındaki risklere karşı bilgilendirilmeleri, kişisel donanımlarının uygun ve eksiksiz olmasının sağlanması vurgulanmıştı. Ayrıca, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli yatırımlar yapılarak, gerekli risk analizlerinin yapılması da talep edilmişti. Bakanlıkların, eksikliklerin giderilmesi için işletmelere caydırıcı yaptırımlar uygulanmasının istendiği raporda, çalışan sayısına bakılmaksızın tüm işletmelerde maden mühendislerinin çalıştırmasının zorunlu hale getirilmesi vurgulanmıştı. Rapora göre risk taşıyan bölgeler ise şunlar: Zonguldak, Ankara, Kütahya, Manisa, Karaman, Balıkesir, Tekirdağ, Erzurum ile Amasya. Raporun üzerinden bir yıl geçmeden Bursa'daki feci kaza yaşandı. Şimdi gözler raporda da dikkat çekilen bu risk bölgelerine çevrildi.

"Ellerimle teslim ettim"
Hazırladıkları raporu eski Enerji Bakanı Hilmi Güler'e kendisinin teslim ettiğini hatırlatan Mühendisler Odası Başkanı Mehmet Torun, "Raporla maden ocaklarına ilişkin riskli bölgeleri, olası kazaları, grizu patlaması, yangın, göçük, gazdan boğulma, zehirlenme ve bunun sonucunda birden çok ölüm olacağını vurguladık. Münferit kazaların değil toplu ölümler ve yaralıların olacağına dikkat çektik. Özel önlemler talep ettik" dedi.

Raporda, işletmelerin, mühendislik hizmetlerinin ve projelerin denetlenmesini istediklerini hatırlatan Torun, Mustafakemalpaşa'daki maden ocağındaki patlamaya ilişkin yaşanan ihmalleri anlatarak şunları söyledi: "Maden mühendisleri denetimleri yapacaksa işverene bağlı olmamalı. Parasını işverenden aldığınız bir işi ne kadar denetleyebilirsiniz ki? 'Ben sizin işletmenizi kapatıyorum, durduruyorum' diyemezsiniz? Mühendisler ücretini ayrı fondan almalı."

"Risk taşıyan işletmeler var"
Yüksek risk taşıyan kuralsız ve denetimsiz çalışan birçok işletme olduğuna dikkat çeken Torun "Yarın öbür gün buralarda da büyük kazalar olabilir. Bir an önce ulusal ölçekte acil bir eylem planı çıkarılmalı. Planda kazaların önlenmesi için gerekli risk haritaları çıkarılmalı. Tüm ocaklar için risk değerlendirmesi yapılmalı. Çalışmada sakınca görülenler kapatılmalı. Bunların mutlaka yapmamız gerekiyor. Özellikle de kömür işletmelerinde. Çalışma ve Enerji Bakanlığı yetkilileri buralarda sık sık denetleme yapmalı. Bu işletmelerin büyük bir çoğunluğunda çok ciddi eksiklikler var" dedi.

(Taraf)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir