1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Lula Da Silva’dan Latin Amerika ülkelerine: Bu yarımküre hepimizin
Lula Da Silva’dan Latin Amerika ülkelerine: Bu yarımküre hepimizin

Lula Da Silva’dan Latin Amerika ülkelerine: Bu yarımküre hepimizin

ABD’nin Venezuela hamlesini değerlendiren Brezilya Devlet Başkanı Lula Da Silva, Latin Amerika ülkelerine seslenerek “Hegemonik çabalara boyun eğmeyeceğiz. Bize uyan tek doktrin müreffeh, barışçıl ve çoğulcu bir bölge inşa etmektir.” dedi.

24 Ocak 2026 Cumartesi 17:34A+A-

Bu Yarımküre Hepimizin

Lula Da Silva / New York Times

Çev: Evrim Yaban Güçtürk / Perspektif


Latin Amerika ve Karayipler 660 milyondan fazla insana ev sahipliği yapmaktadır. Amerikan güçleri daha önce de bölgeye müdahale ettiyse de 200 yılı aşkın bağımsız tarihinde Güney Amerika ilk kez ABD’nin doğrudan askeri saldırısına uğramıştır. Hegemonik çabalara boyun eğmeyeceğiz. Bize uyan tek doktrin müreffeh, barışçıl ve çoğulcu bir bölge inşa etmektir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin 3 Ocak’ta Venezuela topraklarını bombalaması ve devlet başkanını esir alması, sürekli erozyona uğrayan uluslararası hukuk ve II. Dünya Savaşı sonrasında kurulan çok taraflı düzenin bir başka hazin bölümüdür.

Büyük güçler, Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi’nin otoritesine yönelik saldırılarını her geçen yıl daha da yoğunlaştırmaktadır. Anlaşmazlıkların çözümünde güç kullanımı istisna olmaktan çıkıp kural haline geldiğinde, küresel barış, güvenlik ve istikrar tehlikeye girer. Normlara sadece seçici bir şekilde uyulduğu takdirde kuralsızlık ortaya çıkar ve bu durum devletleri tek tek zayıflatmakla kalmaz, bir bütün olarak uluslararası sistemi zayıflatır. Ortaklaşa kabul edilen kurallar olmaksızın özgür, kapsayıcı ve demokratik toplumlar inşa etmek mümkün değildir.

Devlet ya da hükûmet başkanları, hangi ülkeden olursa olsun, demokrasi ve temel haklara zarar veren fiillerinden dolayı sorumlu tutulabilir. Hiçbir liderin kendi halklarının çektiği acılar üzerinde bir hakkı yoktur. Başka bir devletin adaleti sağlama hakkını kendinde görmesi de meşru değildir. Tek taraflı eylemler dünya genelinde istikrarı tehdit etmekte, ticaret ve yatırımı sekteye uğratmakta, mülteci akışını arttırmakta ve devletlerin organize suç ve sair ulus ötesi sorunlarla mücadele kapasitesini daha da zayıflatmaktadır. Bu tür uygulamaların Latin Amerika ve Karayipler’de görülmesi ise özellikle endişe vericidir. Ulusların egemen eşitliği, güç kullanımının reddi ve halkların kendi kaderini tayin hakkının savunulması yoluyla barış için çabalayan dünyanın bir kısmına şiddet ve istikrarsızlık getirmektedirler. Amerikan güçleri daha önce de bölgeye müdahale ettiyse de 200 yılı aşkın bağımsız tarihinde Güney Amerika ilk kez ABD’nin doğrudan askeri saldırısına uğramıştır.

Latin Amerika ve Karayipler 660 milyondan fazla insana ev sahipliği yapmaktadır. Savunmamız gereken çıkarlarımız ve hayallerimiz var. Çok kutuplu bir dünyada hiçbir ülkenin dış ilişkileri evrensellik arayışı sebebiyle sorgulanmamalıdır. Hegemonik çabalara boyun eğmeyeceğiz. Bize uyan tek doktrin müreffeh, barışçıl ve çoğulcu bir bölge inşa etmektir.

Ülkelerimiz, pragmatik sonuçlar lehine ideolojik farklılıkların üstesinden gelebilecek pozitif bir bölgesel gündem oluşturmaya çalışmak durumundadır. Fiziksel ve dijital altyapıya yatırım çekmek, kaliteli işleri teşvik etmek, gelir yaratmak ve bölge içinde ve dışındaki ülkelerle ticareti genişletmek istiyoruz. Açlık, yoksulluk, uyuşturucu kaçakçılığı ve iklim değişikliği ile mücadele için ihtiyaç duyduğumuz kaynakların harekete geçirilebilmesi için iş birliği esastır.

Tarih, güç kullanımının bizi bu hedeflere yaklaştırmayacağını göstermektedir. Dünyanın nüfuz bölgelerine ayrılması ve stratejik kaynaklar için yapılan yeni-sömürgeci saldırılar, çağdışı ve zarar vericidir.

Büyük güçlerin liderlerinin, sürekli düşmanlık içinde olan bir dünyanın sürdürülemez olduğunu anlamaları son derece elzemdir. Bu güçler, ne kadar güçlü olursa olsunlar, sadece korku ve baskıya bel bağlayamazlar. 

Venezuela’nın ve diğer tüm ülkelerin geleceği kendi halklarının elinde olmalıdır. Ancak Venezuelalılar tarafından yönetilen kapsayıcı bir siyasi süreç, demokratik ve sürdürülebilir bir geleceğe yol açacaktır. Birçoğu geçici olarak Brezilya’ya sığınan milyonlarca Venezuela vatandaşının güvenli bir şekilde evlerine dönebilmelerinin temel koşulu budur. Brezilya, paylaştığımız 2.100 kilometreyi (1.300 mil) aşan sınırı korumak ve işbirliğimizi derinleştirmek için Venezuela hükûmeti ve halkıyla birlikte çalışmayı sürdürecektir.

Hükûmetimin ABD ile yapıcı bir diyalog içerisinde olması da bu çerçevededir. Amerika kıtasının en kalabalık iki demokrasisiyiz. Bizler Brezilya’da, çabalarımızı yatırım, ticaret ve organize suçlarla mücadeleye yönelik somut planlar etrafında birleştirmenin bizi ileri götüreceğine inanıyoruz. Hepimizin olan bu yarımküreyi etkileyen güçlüklerin üstesinden yine ancak hep birlikte gelebiliriz.

HABERE YORUM KAT