Hükümet, 'Kürt açılımı' konusunda 'birbirini tamamlayan' iki proje üzerinde çalışıyor.
İçişleri Bakanlığı'nın koordinasyonunda sürdürülen çalışmanın tamamlanmasının ardından Erdoğan'a iki ayrı rapor sunulacak. Raporlardan ilki, PKK'ya karşı alınacak askeri, ekonomik, siyasi ve kültürel önlemlerin tamamını içerecek. Ancak bu raporda yer alan bazı radikal öneriler, kamuoyunda tepki yaratabileceği için ayıklanarak ikinci bir paket hazırlanacak. Erdoğan, bölge milletvekilleriyle görüştükten sonra bu ikinci paketi kamuoyuna açıklayacak. Birinci pakette yer alan açılımlar ise sessiz bir şekilde hayata geçirilecek.
Bu konuda şimdiye kadar yapılan çalışmaları bir araya getiren hükümet kurmayları, Genelkurmay ve MİT'in de görüşünü alarak İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda Başbakan Erdoğan'a sunulacak rapora son şeklini vermeye çalışıyor. Erdoğan'ın bölge milletvekilleriyle görüşmesinin ardından, 15 Ağustos'ta PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yapması beklenen açıklamanın öncesinde kamuoyu ile paylaşılacak 'Kürt açılımı' ile ilgili bazı ayrıntılar da belli olmaya başladı.
Hükümet kaynakları, iki aşamalı 'Kürt açılımı'nın 'puzzle' gibi birbirini tamamladığını söylediler. Erdoğan'a sunulacak daha kapsamlı ve gizli kalacak ilk raporda Kürt sorununun çözümü için düşünülebilecek bütün öneriler, en radikal olanlar dahil, sıralanacak. Ancak durumun hassasiyeti göz önüne alınarak, pakette yer alan "Türkiye'nin huzur ve istikrarına zarar verebileceği düşünülen noktalar" ayıklanarak, kamuoyuna açıklanacak ikinci bir plan hazırlanacak. Devletin asıl yol haritasını oluşturacak ilk metin daha sessiz hayata geçirilecek.
Erdoğan'ın 2005'te Diyarbakır'da yaptığı konuşmanın Kürt sorununun çözümü için 'milat' olduğunu, Kürtleri 'ötekileştiren' yaklaşım yerine 'Türklerin ve Kürtlerin kardeşliği' üzerine kurulu bir bakış açısına vurgu yapıldığını söyleyen kaynaklar, Türkiye'deki Kürt sorununun Kuzey Irak, İran ve Suriye'de yaşayan Kürtlerle ayrı düşünülemeyeceğinin altını çizdi. Kaynaklar, PKK ile askeri yöntemlerle mücadelenin süreceğini söylerken kültürel ve ekonomik açılımların uygulanmasına hız verileceğini kaydettiler.
Bu kapsamda, devletin Kürtçe kitaplar basmasının yanı sıra, Kürtçe'nin gelişmesine katkı sağlayabilecek projelere destek vermesi, resmi kurumlarda Kürtçe bilen personel istihdamı, aydınlarla ve bölgedeki sivil toplum kuruluşlarıyla temas kurmak, isimleri değiştirilen köylerde halen yaşayan sakinlerinin istemesi halinde eski isimlerinin verilmesi gibi düzenlemelerin de gündemde olduğu belirtildi.
KANDİL İÇİN ÜÇLÜ ZİRVE
Mahmur Kampı ve Eve Dönüş
Kandil'deki silahlı PKK üyelerinin Mahmur Kampı üzerinden eve dönmesi için ABD, Irak ve Ankara masaya oturuyor. Salı günkü zirvede, BM denetimindeki kampın nasıl boşaltılacağı ve PKK üyelerinin sosyal hayata nasıl hazırlanacağı tartışılacak.
Ankara'da salı günü yapılacak üçlü mekanizma toplantısına Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Yetkilisi Kerim Sincari de katılacak. Böylelikle Sincari, Erbil'den Ankara'ya yönelik ilk üst düzey ziyareti gerçekleştirecek. Sincari'nin, Ankara'nın bir süre önce aldığı "Irak'taki hiçbir etnik unsuru dışlamama kararı" doğrultusunda Türkiye'ye davet edildiği belirtildi. Güvenlik konularının ana gündem maddesi olacağı toplantıda, Mahmur Kampı'nın boşaltılması da tartışılacak. Mahmur Kampı'nın önemi Kandil'de bulunan PKK'lıların eve dönüşü ile ilgili hazırlanan planlarda bir geçiş istasyonu olarak geçmesi.
Türkiye, ABD ve Irak arasında oluşturulan üçlü mekanizmanın ana komite toplantısının ikincisi 28 Temmuz salı günü İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın ev sahipliğinde Ankara'da yapılacak.
ABD'nin temsilcisi Irak'tan
Toplantıya Irak'tan 10 kişilik bir heyet katılacak. Taraf'ın konuya yakın kaynaklardan edindiği bilgiye göre; Irak Ulusal Güvenlik Bakanı Şirvan El Vaili'nin başkanlık edeceği heyette, Irak Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Lebid Abbavi, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Lideri Mesud Barzani'nin Temsilcisi Kerim Sincari ve Bölgesel Yönetim'in İçişleri Bakanı'nı da yer alacak. Bu arada ABD'nin de temsil edileceği toplantıda, katılımın Washington'dan değil ABD'nin Irak'ta bulunan güçlerinden üst düzey askerî yetkililerden olacağı belirtiliyor.
Ankara-Bağdat-Washington hattında, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin önerisiyle geçen sene yeniden canlandırılan üçlü mekanizma çerçevesinde, içişleri bakanları düzeyinde çalışacak bir ana komite oluşturulmuştu. Bu kapsamdaki ilk ana komite toplantısı da nisan ayında Beşir Atalay'ın katılımıyla Bağdat'ta yapılmıştı. Mekanizmanın kapsamı bu toplantıda genişletilerek, Erbil de işleyişe dahil edilmişti. Sincari, Bağdat'taki bu toplantıda hazır bulunmuştu.
Taraf'a bilgi veren kaynaklar, Mahmur Kampı'nın boşaltılmasına ilişkin ilk kararın, Bağdat'taki bu toplantı sırasında alındığını da bildirdi. Kampın boşaltılmasına ilişkin çok aşamalı bir plan hazırlanmasının gündemde olduğunu da doğrulayan kaynaklar, bu toplantıda bu plana ilişkin istişareler yapılacağını kaydetti.
Sincari'nin ziyareti, Erbil'den Ankara'ya yönelik, bilinen ilk üst düzey ziyaret olması açısından önem taşıyor. Kısa zaman öncesinde kadar, Ankara'da bir zamanlar "sakıncalı adam" olarak tanınan Sincari'nin Türkiye'ye davet edilmesinin, Ankara'nın, Aktütün saldırısının ardından aldığı "Irak'taki hiçbir etnik unsuru dışlamama ve bütün gruplarla diyalog kurma" kararının bir göstergesi olduğu ifade ediliyor.
BM, kamp için haber bekliyor
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Türkiye Bürosu Dış İlişkiler Sorumlusu Metin Çorabatır, Kürt açılımının ilk sıralarında yer alan Kuzey Irak'taki Mahmur Kampı'yla ilgili görüşmelerden mahrum bırakıldıklarını söyledi.
Taraf'a konuşan Çorabatır, "Mahmur'la ilgili haberleri medyadan duyuyor, izliyoruz. Muhataplarımıza soruyoruz. Ama kimse bize 'Gelin ne düşünüyorsunuz' diye sormuyor. Ayın 28'indeki Ankara toplantısı için de başvurduk. 'Not ettik' dediler. Ancak henüz çağrılmadık" sözleriyle sitemlerini dile getirdi.
Bir düzenleme olacaksa BM olarak katkı sunmak istediklerini belirten Çorabatır, "Diyelim ki üçlü mekanizma plan yaptı. Dört bin kişi kamptan çıkarılacak. Peki sonra ne yapacaksınız" diye sordu. Geri dönüş için bir anlaşmanın şart olduğunu kaydeden Çorabatır "Başlangıçta 10-20, belki 50-100 kişi dönüş yapar. Onlar ülkelerinde mutlu olursa bu pozitif etki yapar, diğerleri de gelebilir böylece" önerisinde bulundu.
Mahmur Kampı'nda kalan 11 bin insanın belli bir hayat standardı olduğunu, okula gittiklerini anlatan Çorabatır, bu insanların Hakkâri'ye dönmelerini teşvik edecek uygulamalara ihtiyaç olduğunu söyledi. Geri dönüş için BM'nin de rolünün gündeme geleceğini belirten Çorabatır, "Biz bu konuda bir düzenleme varsa içinde olmayı çok isteriz, çünkü bu bizim görevimiz. Geri dönüş ve kampa dönük düzenleme olacaksa, 'bizsiz olmaz'ı anlatıyoruz. Yanıt almayı, katkı vermeyi istiyoruz" dedi.
Öte yandan DTP'nin Mersin'de yaptığı iki günlük kampta, Kürt sorununun çözümü için aralarında Yaşar Kemal'in de bulunduğu bazı 'âkil adamlar'ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesinin sağlanması kararlaştırılmıştı. DTP'li Ahmet Türk'ün isteğine karşılık, Yaşar Kemal, "Bu konuda üzerime düşeni yaparım" dedi.
(Radikal / Taraf)