Filistin Duvar ve Yerleşim Direnişi Komisyonu’ndan bir yetkili, Batı Şeria’daki bazı arkeolojik alanların işgal makamlarının yetkisi altına alınmasının doğurabileceği sonuçlara karşı uyarıda bulundu. Yetkili, uygulamanın söz konusu bölgelerde işgalci İsrail’e bağlılık ve kontrol anlamına geldiğini belirtti.
İşgal güçleri geçtiğimiz pazar günü işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tulkerim vilayetinin farklı bölgelerine baskınlar düzenledi. Güçler, kentin güneyindeki İrtah banliyösünde bulunan “Benat Yakup Makamı” da dahil olmak üzere bazı arkeolojik alanlara, bu bölgelerin işgalci İsrail Eski Eserler Kurumu’na bağlı olduğunu belirten duyurular astı.
İki katlı tarihi yapının alt katı Roma dönemine, üst katı ise Memlük dönemine tarihleniyor. Kubbelere sahip yapıda bir mescit ve zemin kata açılan bir mahzen bulunuyor.
Arkeolojik alanların yanı sıra yerleşim bölgeleri de hedefte
Duvar ve Yerleşimlere Karşı Halk Direnişi Kampanyası koordinatörü Süheyl es-Selman, Benat Yakup Makamı’nın çevresiyle birlikte yalnızca 200 ila 300 metrekarelik bir alanı kapsadığını, ancak işgal makamlarının bölgede 10 dönümden fazla araziye el koyduğunu söyledi.
Es-Selman, Tulkerim vilayetinde hedef alınan bölgelerin içerisinde onlarca kişinin yaşadığı evin bulunduğunu belirtti.
Bunun, işgal hükümetinin sürdürdüğü yerleşim genişletme faaliyetleri, yerleşimcilerin saldırıları ve bölgelerin kapatılması gibi uygulamalardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden es-Selman, yaşananları “sert bir saldırı” olarak nitelendirdi.
Es-Selman, “Sadece yerleşimlerin genişletilmesiyle karşı karşıya değiliz; Filistin coğrafyasının pahasına yerleşimcilerin çıkarına göre çarpıtılmış bir coğrafya oluşturuluyor” dedi.
Filistin Vakıflar Bakanlığı da yaptığı açıklamayla işgal makamlarının kararını kınadı. Bakanlık, uygulamanın vakıf arazilerine el koymayı ve bunları yerleşim ve genişleme planları doğrultusunda kullanmayı amaçlayan işgal politikasının bir parçası olduğunu belirtti.
Soykırımcı İsrail’in arkeolojik alanlar üzerindeki yetkisi genişletiliyor
İşgalci İsrail hükümeti Şubat 2026’da, Sivil İdare bünyesindeki “arkeoloji subayının” yetkilerini genişleten kararlar aldı. İsrailli Emek Şaveh örgütüne göre yeni düzenlemeler, Filistin yönetiminin kısmi idaresi altındaki bölgelerde bulunan arkeolojik alanlara yönelik bazı işlemleri de kapsıyor.
Siyonist İsrail parlamentosu Knesset de geçen mayıs ayında, Batı Şeria’daki arkeolojik ve miras alanlarının yönetimi için işgalci İsrail Miras Bakanlığına bağlı sivil bir “Miras Otoritesi” kurulmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.
Tasarı, Batı Şeria’daki arkeolojik alanların yönetimini Sivil İdare bünyesindeki arkeoloji biriminden yeni oluşturulacak kuruma devretmeyi öngörüyordu. Ancak Emek Şaveh’e göre yasa tasarısının ilerletilmesi daha sonra durduruldu.
Filistin, binlerce arkeolojik alana ev sahipliği yapıyor. Ancak bu alanların büyük bölümü, 1995 tarihli Oslo 2 Anlaşması uyarınca “C Bölgesi” olarak sınıflandırılan ve İsrail’in kontrolünde bulunan bölgelerde yer alıyor. C Bölgesi, Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor.




