İşgal güçleri cihazlarımızı yasaklamaya devam ediyor

İşgal güçleri cihazlarımızı yasaklamaya devam ediyor

​​​​​​​Günümüz dünyasında, cihazlarımız günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır.

Sojoud Alkhour’ın We Are Not Numbers’da yayınlanan yazısını Barış Hoyraz, Haksöz Haber için tercüme etti.


7 Ekim 2023’ten bu yana, akıllı telefonlar ve bilgisayarlar da dâhil olmak üzere birçok malın Gazze’ye girişi ciddi şekilde kısıtlanmış ve çoğu zaman durdurulmuştur; bu durum, iletişimi, birbirimizin durumunu kontrol etme imkânını ve telefon ya da bilgisayar aracılığıyla gerçekleştirilen diğer faaliyetleri büyük ölçüde sekteye uğratmıştır. Dahası, internete erişim kısıtlamaları, eğitim ve mesleki hayatımızı sürdürme imkânımızı ciddi şekilde sınırlamıştır.

Eğitim almak, internete erişebilmek demektir

Kız kardeşim Fida, 2006 doğumlu, 20 yaşında. Üniversitenin üçüncü sınıfında olması gerekirdi, ancak Filistin eğitim terminolojisinde “Tevcihi” olarak bilinen lise sınavlarına girmekte gecikme yaşadı. İsrail işgali okulları tahrip ettiği ve hedef alınma tehdidini sürekli hale getirdiği için, sınavların ve derslerin yeniden başlamasını iki yıl boyunca bekledi. Eğitim Bakanlığı, eğitimin çevrimiçi olarak devam edeceğini ve lise sınavlarının uzaktan yapılacağını duyurduktan sonra kız kardeşim sevinçten havalara uçtu. Sürekli “Mühendis Fida! Mühendis ve programcı olacağım, yüksek not alacağım!” diye tekrarlıyordu.

Fida, internet ve elektrik kesintileri ile matbaa, kitap ve basılı çalışma materyallerinin yetersizliği gibi zorlu koşullar altında sınavlara girdi. Son sınavının zamanı geldiğinde Fida bana şöyle dedi: “Sojoud, mükemmel bir puan alacağım ve Bilgisayar Mühendisliği Fakültesi’ne gireceğim. Mühendis ve programcı olacağım.”

Savaşa rağmen sevinç dolu bir atmosferde, sokaklarda şarkılar ve tezahürat sesleri yankılanırken, Eğitim Bakanlığı lise sınav sonuçlarını açıkladı. Telefonumdan kız kardeşimin puanını aradım. Sınav numarasını girdim ve aniden puan ortaya çıktı: yüzde 93! Kız kardeşim, “Mühendis Fida, programcı Fida” diye tekrarlayıp duruyordu.

Ne yazık ki, Bilgisayar Mühendisliği Fakültesi’ne girmek için öğrencilerin ödevlerini, projelerini ve sınavlarını tamamlayıp teslim edebilmek üzere kendi bilgisayarlarına sahip olmaları gerektiğini biliyordum. Ancak işgal nedeniyle Gazze’ye bilgisayar girişi yasak ve kalan az sayıdaki bilgisayar ya çok pahalı ya da ikinci el ve bir mühendislik öğrencisi için kullanışsız.

Kız kardeşim başka bir bölüm okumaya ikna edilemedi ve şimdi bilgisayarların Gazze’ye girmesini bekliyor. İsrail’in bilgisayar yasağı, Fida’nın çocukluğundan beri kurduğu mühendislik okuma hayalini durdurdu.

Diğer kız kardeşim 22 yaşındaki Saja, Gazze’deki El-Aksa Üniversitesi’nde muhasebe okuyor. Savaş sırasında, kampüslerin tahrip olması, tekrarlanan yerinden edilme olayları ve artan tehlike nedeniyle üniversitesi uzaktan eğitime geçti. Akıllı telefonu olmadığı için derslere katılamadı, hocalarıyla iletişim kuramadı ve çevrimiçi sınavlarını tamamlayamadı. Kız kardeşim, sınavları ve ödevleri için annemin eski telefonuna güveniyordu, ancak telefonun pili çok kısa süre dayanıyordu ve büyük ders dosyalarını açmak zordu. Bazı ödevleri tamamlamayı başardı, ancak uzun bir süre sonra telefonun ekranı bozulduğu için birçok ödevi yapamadı. Onu tamir ettirmeye gitti, ancak Gazze’de o model telefonun ekranları bulunmuyordu.

Sonunda annemin telefonu tamamen bozuldu ve bu durum Saja’yı eğitimini askıya almaya zorladı. Her türlü zorluğa rağmen mücadele etti, ancak kalan derslerini tamamlayamadı. Ödevlerinin bir kısmını bir arkadaşının bilgisayarını kullanarak yaptı, geri kalanını ise telefonuyla tamamladı; ancak telefon da sonunda bozuldu. Bugün, sınıf arkadaşlarının çoğu mezun olmuşken, o hâlâ telefon ve bilgisayarların tekrar kullanılabilir hale gelmesini bekliyor; böylece eğitimini tamamlayıp mezun olma hayalini gerçekleştirebilecek.

dsd1

Hasar görmüş ve kullanılamaz hale gelmiş iki cihazımız. (Fotoğraf: Sojoud Alkhour)

Günlük yaşamdaki işlemler internet bağlantısı gerektiriyor

Tıpkı kız kardeşlerim Fida ve Saja gibi, ben de hem internet bağlantısı hem de elektrik erişimi konusunda zorluklarla karşılaşıyorum; bu ikisi de günlük işlerimin çoğunu tamamlamam için vazgeçilmez. Gazetecilik, proje koordinasyonu, içerik yazımı ve çevrimiçi öğretim alanlarında çalışıyorum; bunların hepsi şarjlı cihazlar ve güvenilir internet erişimi gerektiriyor. Yaşadığım yerde bu temel kaynaklar genellikle bulunmadığından, elektrik ve internet sağlayan çalışma alanları aramak için değerli zamanımı harcıyorum. Bu çalışma alanlarından bazıları, Gazze’deki Gazetecileri Koruma Merkezi gibi medya veya insani yardım kuruluşlarının bünyesinde yer alıyor ya da bu kuruluşlarla bağlantılı. İşgal, çalışmak için ihtiyaç duyduğum temel kaynaklara erişim hakkımı kısıtlamaya devam ettiği sürece, kavurucu güneşin altında, sağanak yağmurda ya da dondurucu soğukta saatlerce yürümek günlük rutinimin bir parçası olmaya devam edecek.

dsd2

Evinden uzakta, internet ve elektriğin olduğu bir mekânda çalışan yazar. (Fotoğraf: Sojoud Alkhour)

Altı çocuk babası olan 37 yaşındaki kardeşim Halid ise farklı bir zorlukla karşı karşıya. E-cüzdanı ve bankacılık uygulamalarının bulunduğu telefonu çalışmaz hale geldi. Nakit paranın son derece kıt olduğu Gazze’de, e-cüzdanlar gıda satın almak, faturaları ödemek ve para almak için vazgeçilmez hale gelmiştir. Çalışan bir telefonu olmadan Halid, alışveriş yapamaz. Yeni bir telefon almaya çalıştı ancak İsrail’in uyguladığı yasak nedeniyle telefonlar kıt ve oldukça pahalı. Telefonu, fahiş fiyatlara altı kez tamir ettirildi, ancak artık tamir edilemez durumda. Şu anda Halid, parasını mahalledeki bir arkadaşının telefonuna aktarıyor; bu arkadaş da Halid’in parasıyla onun adına ödemeleri yapıyor. Halid, yeni bir telefon alıp işlemlerini kendisi halledene kadar bu korkunç sıkıntıya katlanmaya devam edecek. Bu çilenin daha ne kadar süreceğini bilmiyor.

İşgal güçlerinin Gazze’ye akıllı telefon ve bilgisayar girişine getirdiği yasak, Gazze halkına acı verici bir sıkıntı yaşatmayı ve temel hizmetler, eğitim ve istihdam konusunda neredeyse aşılmaz engeller yaratmayı amaçlamaktadır. Cihaz sahibi olmak, dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da temel bir haktır. Bu korkunç durum sadece benim ailemle sınırlı değil; çevremdeki pek çok kişi, hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olan telefon ve cihazların girişini bekliyor.

* Sojoud Alkhour, Gazze’den bir çevirmen ve gelecek vadeden bir dilbilimcidir. İngilizce dili ve çevirisi alanında lisans derecesine sahip olan Sojoud, uygulamalı dilbilim alanında yüksek lisans yapmayı hayal etmektedir. Sınıfının en başarılı öğrencileri arasında yer alan Sojoud, akademik başarısı ve güçlü yazma becerileriyle tanınmaktadır.

Vatanıyla derin bir bağı olan Sojoud, Gazze’nin anlatılmamış hikâyelerini — halkının direncini, umudunu ve mücadelelerini — paylaşmaya büyük bir tutkuyla bağlıdır. Hikâye anlatımı yoluyla, manşetlerin ardındaki sesleri, özellikle de genellikle sadece sayılar olarak görülenlerin seslerini yansıtmayı umuyor. Sojoud, kelimelerin değişime ilham verme ve dünyanın kulak vermesini sağlama gücüne inanıyor.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir