M. Hasip Yokuş'un yazısı:
1 Mayıs günü bazı haber ajanslarında; KYB, Gorran ve Yekgırtu üyelerin çoğunlukta olduğu Süleymaniye İl Meclisi tarafından Bölge Hükümetine “öz yönetim” talebiyle bir dilekçe gönderildiği haberi yer aldı. Konuyla ilgili açıklama yapan KYB’li yetkili Gıyas Surçi haberi doğrulayarak öz yönetim talebinin IKBY’ye yönelik “güvensizlikten” kaynaklandığını ifade etti.
Bilindiği gibi 1991 yılı başında ABD öncülüğünde Irak’a yönelik gerçekleştirilen operasyon sonrasında Nisan 1991'de, ABD yönetimi, Irak'a, 36. paralelin kuzeyinde karada ve havada faaliyet göstermemesi uyarısında bulundu. Bu çerçevede 36. paralelin kuzeyinin Irak uçuşlarına yasaklanması, Birleşik Görev Gücü adındaki uluslararası bir askeri gücün bölgeye yerleştirilmesi ve sonraki gelişmeler Irak’ın kuzeyinde fiili bir Kürt yönetiminin oluşmasını sağladı.
Bahdina olarak isimlendirilen Duhok ve Zaho’da KDP, Soran olarak isimlendirilen Süleymaniye’de KYB, Halepçe mıntıkasında da Şeyh Osman’ın lideri olduğu Bızotnawayi İslami hareketi etkindi. Erbil ise daha heterojen olmakla birlikte KYB tarafından kontrol ediliyordu. Bu üç partinin kendi aralarındaki rekabetleri çok önceye dayansa da 1991 tarihinden sonra temas alanları ve çıkar çatışmaları daha da belirginleşti. Bu rekabet ve çıkar çatışması 1995 yılında KDP ile KYB arasında fiili çatışmaya dönüştü. ŞerrêNavxo (iç savaş) olarak kayıtlara geçen 1995-1997 yılları arasında tahminlere göre her iki taraftan yaklaşık 10 bin insan yaşamını yitirdi. Nihayet 1998 yılında Washington’da ABD’nin arabuluculuğu ve gözetimi altında iki parti arasında güneyde Altunköprü, doğuda ise Köysancak askeri sınırlar olarak belirlenerek ateşkes sağlandı. Bu tarihten itibaren Irak Kürdistanı ikili bir yapıyla idare edildi.

