"Nobel Barış Ödülü"nün ne derece ideolojik olduğu bir kez daha ortaya kondu. Dünyayı tarumar eden ABD'nin ilk siyahi başkanı Barack Obama. 2009 Nobel Barış Ödülü'nün sahibi oldu.
Ödülün Obama'ya verilme gerekçesi de oldukça düşündürücü. ABD'nin ilk Afrika kökenli başkanı olan Obama'nın, dünyada nükleer silah stokunun azaltılması çağrıları ve dünya barışı için çalışması nedeniyle 10 milyon İsveç Kronu değerindeki bu ödüle layık görüldüğü belirtildi. Ödülün, Obama'ya 10 Aralıkta Oslo'da yapılacak törenle takdim edileceği kaydedildi.
Norveç Nobel Komitesi'nden yapılan açıklamada, Obama'nın, "uluslararası diplomasiyi ve halklar arasındaki işbirliğini güçlendirme konusundaki olağanüstü çabalarından ötürü barış ödülünü" kazandığı ifadesi kullanıldı. Açıklamada, "Obama'nın çok az insanın yapabileceği ölçüde dünyanın dikkatini çektiği ve halkına daha iyi bir gelecek umudu verdiği, diplomasisinin, dünyayı yöneteceklerin, bunu, insanlığın ortak değer ve tutumları temelinde yapmak zorunda olduğu anlayışı üzerine kurulu olduğu" kaydedildi.
Oysa ki dünyanın en büyük nükleer gücünün ABD olduğu ve yine devasa nükleer güce sahip Siyonist İsrail'in ABD tarafından desteklendiği gün gibi ortada. ABD, İsrail'in nükleer çalışmalarına hiçbir zaman itiraz etmedi.
Öte yandan ABD içinde siyahi birinin başkan olmasının önemsiz bir vaka olmadığı malum. Ancak başkan olmadan önce Obama'nın söz vermesine rağmen ABD'nin Guantanamo hukuksuzluğu sürmekte. Afganistan işgali ise daha da derinleştirilmeye çalışılmakta. Obama'lı ABD'nin bu yılbaşındaki Gazze vahşetine karşı tutumu da unutulmuş değil.
Bütün bunlar, Nobel Barış Ödülü'nün mahiyetini ortaya koymak için yeni bir örnek olmaya yetmez mi?
Haksöz-Haber