HSYK'da Ergenekon baskısı giderek artarken, görevden alınmak istenen savcılarla ilgili gerekçe belirtilmemesi dikkat çekiyor. Alternatif kararnamenin Anayasa ve yasalara aykırı olduğuna işaret eden hukukçular, HSYK üyelerine tepkili: "Özel yetkili savcıların görevi bitmeden değiştirilebilmesi için güçlü gerekçeler lazım. Soruşturma geçirmemiş, bazıları hakkında şikâyet bile bulunmayan savcılar bu şekilde görevden alınamaz."
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda (HSYK) bazı üyelerin, bakanlığın atama kararnamesine alternatif liste hazırlaması üzerine çıkan kriz dün de devam etti. Sıkıntının temelinde, kanuna aykırı olarak kurulun gündemine getirilen alternatif liste yer alıyor. Görevden alınmak istenen bazı savcılarla ilgili hiçbir gerekçenin dile getirilmemesi de atamaları kilitliyor. Söz konusu savcıların, başta Ergenekon olmak üzere, PKK'nın şehir yapılanması KCK ve faili meçhuller gibi Türkiye'nin en önemli soruşturmalarını yürütüyor olmaları ise HSYK'daki girişimin boyutlarını gözler önüne seriyor. Konunun yargıya müdahale niteliğinde olduğuna işaret eden hukukçular, hakim bağımsızlığıyla ilgili Anayasa'nın 138. maddesi ve hakimlik-savcılık teminatını içeren 139. maddenin çiğnendiğini düşünüyor. Yapılan kanun dışılığı ise şöyle açıklıyorlar: "Değiştirilmek istenen savcılar iki yıldır görevde. CMK'ya göre savcıların yerlerinin 3 yıldan önce değiştirilebilmesi için güçlü gerekçeler olmalı. Ancak savcılar hiç soruşturma geçirmedi. Bazıları için şikâyet bile yok. Dolayısıyla idarî kararların alındığı HSYK'da kanuna aykırı bu tarz atamalar yapılamaz."
Yasal gerekçe gösteremiyorlar
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) Adalet Bakanlığı'nın hakim ve savcı kararnamesine alternatif taslak hazırlamasıyla ilgili kriz sürüyor. Kurul'un yüksek yargıdan gelen üyelerinin, Ergenekon soruşturmasını yürüten hakim ve savcılarla ilgili değişiklik tekliflerini geri çektiği iddiasının doğru olmadığı ortaya çıktı. Bu üyelerin, Ergenekon hakim ve savcılarının değiştirilmesini istedikleri, ayrıca PKK'nın derin yapılanması KCK'yı ortaya çıkaran Diyarbakır cumhuriyet başsavcısı ve savcıları, bir mahkeme heyeti başkanı, Diyarbakır'da faili meçhul cinayetler ile Albay Cemal Temizöz'ün soruşturmasını yürüten savcıların değişikliği konusunda ısrarcı oldukları belirtiliyor.
Üyelerden Ali Suat Ertosun'un son dakika teklifi üzerine pazartesi gününden itibaren kilitlenen görüşmelerde, dün de uzlaşma sağlanamadı. HSYK'nın Yargıtay ve Danıştay'dan gelen bazı üyelerinin Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, savcılar Zekeriya Öz, Fikret Seçen ve Mehmet Ali Pekgüzel'in değiştirilmesinde ısrarcı oldukları kaydedildi. Söz konusu üyelerin Ergenekon soruşturmasında tutuklama kararı veren ya da tutuklama kararlarına karşı yapılan itirazları inceleyen hakimlerin de değişmesini de istedikleri belirtildi. Kurul'un Dikmen Hakimevi'ndeki toplantısına İsveç'te bulunan Adalet Bakanı Sadullah Ergin katılmazken, müsteşar Ahmet Kahraman'ın hazır bulunduğu öğrenildi.
TALEPLER ANAYASA'YA AYKIRI
Kurul'da Ali Suat Ertosun ile bazı üyelerin, mevzuat ve teamüllere aykırı şekilde hazırladıkları alternatif kararname taslağına 'hiçbir gerekçe gösteremedikleri' ifade ediliyor. HSYK'nın şimdiye kadar, devam eden soruşturmalara bakan hakim ve savcıların gerekçe göstermeden görevlerinden alınması şeklinde bir uygulamasının bulunmadığı, mevcut ilkelerine de aykırı olduğu belirtiliyor. Tayin için hakim ve savcı hakkında disiplin soruşturması bulunması, sicilinde tayinini gerektiren bozukluk bulunması veya kendisinin tayin talebi yapması gerekiyor.
ALTERNATİF KARARNAMENİN HAZIRLANDIĞI YER BELLİ DEĞİL
HSYK'nın Ergenekon, KCK ve faili meçhul cinayetleri soruşturan savcıları değiştirme girişiminin, Anayasa'nın 138. maddesindeki mahkemelerin bağımsızlığı, 139. maddedeki hakim ve savcıların teminat güvencesine aykırı, yargıya müdahale niteliğinde bir girişim olduğu belirtiliyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile müsteşar Ahmet Kahraman'ın, soruşturması devam eden davaların hakim ve savcılarının değiştirilmesine Anayasa'nın hakimlerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı maddelerine aykırı olduğunu belirterek karşı çıktıkları ifade ediliyor. Bakanlıkça hazırlanan kararname taslağının 15 Haziran'da HSYK üyelerine sunulduğu, üyelerin incelemesinin ardından heyet halindeki resmi görüşmelere 6 Temmuz'da başlandığı, taslak üzerindeki görüşmeler sonuçlandırılmak üzereyken 13 Temmuz günü akşam saatlerinde 'kanuna aykırı alternatif taslağın' bazı üyeler tarafından gündeme getirildiği belirtildi. Alternatif taslağa, 'Kuruldan ayrı olarak nerede ve nasıl hazırlandığı belli olmayan, hiçbir gerekçe içermeyen' değerlendirmesi yapılıyor.
Anayasa'nın bu maddeleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik ve savcılık teminatlarını güvence altına alıyor. Bu güvencenin bir sonucu olarak, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, bu anlamda idari bir kurul niteliğindeki HSYK'nın yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı kaydediliyor.
Son dakika operasyonuna hukukçulardan sert tepki
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) alternatif kararname hazırlamasına hukukçular sert tepki gösterdi. Hukukçuların konuya ilişkin görüşleri şöyle:
AVUKAT ERGİN CİNMEN: HSYK'nın yapısı ve yargı bağımsızlığıyla kesişen yanlarıyla ilgili çok şey konuşuldu. Böylesi bir dönemde bu önemli soruşturmaları yürüten savcıların görev yerlerinin değişimi endişe uyandıracaktır. Önemli soruşturmalarla ilgili bu savcılar bilgi sahibidirler, kanıtlarla doğrudan temas etmişlerdir. Tanık ve sanıkları dinlemişlerdir. Onların yerine gelecek savcıların aynı derinlikte soruşturmaları yürütebilmeleri zordur. Önemli soruşturmaları yürüten savcıların görev yerlerinin değiştirilmesi toplumda istifhama neden olacaktır.
EMEKLİ ASKERÎ HAKİM ALBAY ÜMİT KARDAŞ: Şemdinli davasında Ferhat Sarıkaya'nın başına gelenler endişelerimizi artırıyor. HSYK o dönem Genelkurmay'ın açıklamalarına uygun olarak davrandı. Ergenekon'la ilgili çabalar hep var oldu. Ergenekon gibi davada savcının, hakimin değiştirilmesi o davayı sabote etmektir. Kritik davaların hakim ve savcıları olağanüstü bir durum olmadıktan sonra değiştirilmemelidir. Faili meçhullerle ilgili, Albay Temizöz'ün davasına bakan savcının da aynı gerekçeyle, davanın selameti açısından değiştirilmemesi lazım.
ESKİ CUMHURİYET SAVCISI GÜLTEKİN AVCI: Ergenekon'un soruşturmasının tüm kanıtlarına hakim olabilmek ciddi süre gerektiriyor. Yeni savcı atama gibi bir düşünce adaletle, HSYK'nın normal işleyişiyle açıklanacak bir durum değil. Kararnameyi uzatmanın gereği yok, neticede Ergenekon savcıları ve Köksal Şengün'le ilgili değişiklik düşünülüyorsa bile isimleri kararnameden çıkarılır. Ana kararname çıkarılmalı. Ergenekon ve KCK soruşturmasını yürüten savcıların değiştirilmesinin istenmesi bir bağlantısı mı var diye tereddüt doğuruyor. HSYK'nın yargılama sürerken değişime gitmesi, yargının milletin maşeri vicdanındaki prestijini sıfıra indirecektir. Böyle bir şeye tevessül edilmesi HSYK'nın tarafsızlığıyla bağdaşmıyor. Hiçbir suretle açıklayamazlar. Yer değiştirme, meslekten ihracın bir altı cezadır.
Reşat Petek: Ergenekon, ikinci Şemdinli olmasın
Eski cumhuriyet başsavcısı Reşat Petek, KCK ve Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların 3 yıllık görev süreleri dolmadan soruşturmadan alınamayacağını söyledi.
Bu iki davanın da Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından büyük bir önem taşıdığını kaydeden Petek, aksi bir durumun olması halinde demokratikleşme adımlarının darbe alacağına dikkat çekti. Sacit Kayasu ile Şemdinli davası savcısı Ferhat Sarıkaya'yı örnek gösteren Sarıkaya, "Bu işlemler ortadayken terör savcılarının görev yerlerinin değiştirilmesi ya da gönderilmesi endişe uyandırıyor. Soruşturmayı yapan savcılar aynı zamanda özel yetkili hakimlerdir. Bunlar görev süresi dolmadan alınmalı." dedi.
HSYK'nın kararına yargı yolunun kapalı olduğunu hatırlatan Petek, konuşmasına şöyle devam etti: "HSYK'nın geçmişte hukuka aykırı işlemleri bariz olduğu için doğrusu güven duyamıyoruz. Sacit Kayasu, AİHM'ye kararı getirdi. Ancak görevine iade edilmedi. Ferhat Sarıkaya, aynı durumla karşı karşıya geldi. Bu işlemler ortadayken terör savcılarının görev yerlerinin değiştirilmesi ya da gönderilmesi endişe uyandırıyor. Soruşturmayı yapan savcılar aynı zamanda özel yetkili hakimlerdir. Bunların, görev süresi dolmadan alınmaması gerekir. HSYK'nın yaptığı yargı kararı değildir, idari bir karardır." HSYK'nın savcıları değiştirmesi halinde YARSAV'ın yargı içinde ne kadar etkili olduğunun gözler önüne serileceğini açıklayan Petek, "HSYK'yı insafa, hukuka ve saygıya davet ediyorum. Aksi halde kendileri de tarih önünde yargılanacaktır." dedi.
Kanadoğlu: Ergenekon Şemdinli gibi olmaya mahkûm
Hakim ve savcıların kanunsuz şekilde değiştirilmesi girişimi akıllara Şemdinli davasını getiriyor. Bu davada görev yapan savcıların değiştirilmesi görüşü daha önce dile getirilmişti. YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, çok sayıda savcı atanmasını istemişti. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da Ocak 2009'da savcıların sayısının HSYK'dan destek alınarak 40'a yükseltilmesi gerektiğini savunmuştu. Kanadoğlu, Almanya'da yaptığı konuşmada ise, "Ergenekon soruşturması Şemdinli gibi olmaya mahkum." demişti.
HSYK üyesinden Ergenekon sanığına özel ziyaret
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelerinden birinin, tutuksuz yargılanan Ergenekon sanığı Engin Aydın'ı evinde ziyaret ettiği ortaya çıktı.
Sabah gazetesinin dün yayınladığı habere göre, Aydın'ı ziyaret eden HSYK üyesi, Kent Otel ve Encümen-i Daniş toplantılarına benzer bir nitelik taşıyan Ehl-i Dil toplantılarına da katılmış. Aydın'ın, söz konusu HSYK üyesi ile bazı yüksek yargı mensuplarını 'Ehl-i Dil' toplantılarına götürdüğüne ilişkin bir belgenin de Ergenekon davasının 3'üncü iddianamesinde yer aldığı iddia ediliyor. Bu toplantılara katılan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların değiştirilmesiyle ilgili kararı verecek olması, tarafsızlık ilkesine aykırı bir durum olarak nitelendiriliyor. HSYK'nın, Ergenekon davasına bakmak üzere geçici olarak görevlendirilen özel yetkili savcılar Kasım İlimoğlu, Rasim Işıkaltın ve Mustafa Çavuşoğlu'nun da eski görevlerine atanmalarını istediği belirtiliyor. Her üç savcının da kanunda öngörülen 6 aylık görev sürelerini tamamladıkları kaydediliyor.
(ZAMAN)