Mohammed Hicab: Siyonist rejime yönelik faaliyetlerim nedeniyle sorgulandım

Mohammed Hicab: Siyonist rejime yönelik faaliyetlerim nedeniyle sorgulandım

İngiliz Müslüman aktivist Mohammed Hicab, Siyonist rejime yönelik faaliyetleri nedeniyle polis tarafından sorgulandığını ve hakkında ceza soruşturması yürütüldüğünü açıkladı.

İngiltere'nin tanınmış Müslüman sosyal medya fenomenlerinden Mohammed Hicab, Siyonist rejime yönelik faaliyetleri nedeniyle polis tarafından sorgulandığını ve hakkında devam eden bir ceza soruşturması bulunduğunu açıkladı. Hicab, yaşadığı bazı olayların Siyonist rejimin istihbarat servisi Mossad'ın müdahalesiyle bağlantılı olabileceğinden şüphelendiğini belirtti.

Sosyal medya platformlarında milyonlarca takipçisi bulunan Hicab, 31 Ekim'de polis tarafından ihtar eşliğinde gönüllü mülakata alındığını açıkladı. Söz konusu görüşmede, Siyonist rejimle ilgili faaliyetleri hakkında yöneltilen sorulara avukatının tavsiyesi üzerine cevap vermediğini söyledi.

Hicab, yayımladığı video açıklamasında ve X platformundaki paylaşımlarında, daha önce Gatwick Havalimanı'nda terörle mücadele polisleri tarafından durdurulduğunu, elektronik cihazlarına el konulduğunu ve binlerce özel mesajının incelendiğini de duyurdu.

Ayrıca ailesi ve özel hayatıyla ilgili yaşadığı bir dizi olağan dışı olayın Mossad ile bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Ancak söz konusu olayların tesadüf mü yoksa koordineli bir müdahalenin parçası mı olduğunu kesin olarak ortaya koyamadığını kabul etti.

Hicab, bilgi edinme başvurusu kapsamında elde ettiğini söylediği polis kayıtlarından bazı bölümleri de yayımladı. Ağır sansürlenmiş belgede el yazısıyla düşülmüş “Muhbir olmak istemiyor” ifadesinin yer alması, polislerin kendisini muhbir olarak kullanmaya çalışıp çalışmadığı yönünde soru işaretlerine yol açtı.

Polis tarafından sorgulandı

Hicab, Mossad'ın hayatına müdahale ettiğini kamuoyuna açıklamasından iki gün sonra, 12 Ekim'de ihtar eşliğinde gönüllü polis mülakatına davet edildiğini belirtti. Söz konusu görüşmeye 31 Ekim'de katıldığını ve avukatının tavsiyesi üzerine tüm sorulara “yorum yok” şeklinde cevap verdiğini söyledi.

Hakkında hangi suçlama kapsamında soruşturma yürütüldüğünü açıklamayan Hicab, soruların büyük bölümünün Siyonist rejime karşı yürüttüğü kamuoyu faaliyetleriyle ilgili olduğunu ileri sürdü.

“Yakın zamanda ihtar eşliğinde polis mülakatına çağrıldım. Gözaltına alınmadım ancak hakkımda bir ceza soruşturması yürütülüyordu ve hâlâ devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Hicab, hukuki gerekçeler nedeniyle soruşturmanın ayrıntılarını şimdilik açıklamayacağını belirtti.

İhtar eşliğinde gönüllü polis mülakatına çağrılmak, kişinin gözaltına alındığı anlamına gelmiyor. Ancak bu işlem, kişinin şüpheli bir suçla bağlantılı olarak sorgulandığını gösteriyor. Hicab hakkında yayımlanan bilgilerde herhangi bir resmî suçlama veya iddianameye yer verilmedi.

Telefonuna el konuldu

Hicab, 12 Mayıs'ta 2000 tarihli Terörizm Yasası'nın 7. maddesi kapsamında Gatwick Havalimanı'nda terörle mücadele polisleri tarafından durdurulduğunu da açıkladı.

Söz konusu yasa, polise havaalanları ve limanlarda kişileri terör faaliyetleriyle bağlantılı olup olmadıklarını belirlemek amacıyla sorgulama ve inceleme yetkisi veriyor. Bu kapsamda işlem yapılabilmesi için kişinin bir suç işlediğine dair makul şüphe bulunması gerekmiyor.

Hicab, X platformundaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Mayıs ayında terörle mücadele polisi hiçbir açıklama yapmadan beni durdurdu, cihazlarıma el koydu ve 10 binden fazla mesajımı inceledi. Telefonum 11 Eylül'de geri verildi. Ardından başka bir soru yöneltilmedi.”

Hicab ayrıca, Güneydoğu Terörle Mücadele Polisi tarafından 18 Mayıs'ta gönderildiğini belirttiği ve Gatwick Havalimanı'nda 12 Mayıs'ta yapılan incelemeyi doğrulayan, bazı bölümleri sansürlenmiş bir mektubu kamuoyuyla paylaştı.

Mektupta, el konulan eşyaların alıkonulmasına dayanak oluşturan yasal yetkinin değiştirildiği bildirildi. Ayrıca bu durumun kişinin mutlaka bir ceza soruşturması kapsamında bulunduğu anlamına gelmediği ifade edildi.

Hicab, bilgi edinme başvurusu sonucunda elde ettiğini söylediği polis kayıtlarından bir bölümü de yayımladı. Terörle mücadele polisinin antetini taşıyan ve büyük bölümü sansürlenmiş belgede el yazısıyla “Muhbir olmak istemiyor” ifadesinin bulunduğu görüldü.

Mossad'ın müdahalesinden şüpheleniyor

Hicab, kendisine yönelik yıldırma veya müdahale girişimlerinin söz konusu olabileceğini düşündüren bir dizi olayı tarih sırasına göre anlattı.

Sürecin başlangıcı olarak 8 Eylül'de eski Siyonist rejim askerî sözcüsü Jonathan Conricus ile gerçekleştirdiği açık tartışmayı gösterdi.

Hicab, üç gün sonra, Terörizm Yasası'nın 7. maddesi kapsamında incelenen telefonunu teslim almak için gittiğinde beklenmedik bir karşılaşma yaşadığını söyledi. Ancak bu karşılaşmanın ayrıntılarını açıklamadı.

30 Eylül'de ise tanımadığı bir kişinin kendisine yaklaşarak ailesi hakkında özel bilgilere sahip olduğunu gösterdiğini iddia etti. Hicab, bu karşılaşmayı olayın hemen ardından tuttuğu notlarla kayıt altına aldığını ve ayrıntıları avukatlarına ilettiğini belirtti.

Ayrıca kimliklerini açıklamadığı bazı kişilerle, aralarında 7 Ekim'de gerçekleşen bir görüşmenin de bulunduğu çeşitli toplantılar yaptığını aktardı.

9 Ekim'de ailesine ait bir aracın çalındığını öne süren Hicab, olayla ilgili polis suç kayıt numarasına sahip olduğunu söyledi.

Ertesi gün, 10 Ekim'de X platformunda yaptığı paylaşımda Mossad'ı özel hayatına müdahale etmekle suçladı. Hicab, söz konusu paylaşımın yaklaşık bir milyon görüntülenme ve 12 bin beğeni aldığını ifade etti.

12 Ekim'de ise polis tarafından ihtar eşliğinde gönüllü mülakata davet edildiğini açıkladı.

Hicab, yaşanan olayların birbiriyle bağlantılı olabileceğini düşünse de bunların koordineli bir operasyonun kanıtı olduğunu ileri sürmekten kaçındı.

“Bunun ne anlama geldiğine ilişkin herhangi bir yorum yapmıyorum. İnsanlar kendi değerlendirmelerini yapmakta özgürdür. Bunun tesadüf olup olmadığı, olayların birbiriyle bağlantılı bulunup bulunmadığı veya aralarında nedensel bir ilişki olup olmadığı konusunda yorum yapmayacağım.” dedi.

Bununla birlikte bazı karşılaşmalarda Siyonist rejimin istihbarat servisinin rolü olabileceğinden şüphelenmek için gerekçeleri bulunduğunu savundu. Bazı kişilerin kimliklerini gizlemeye çalıştığını ileri süren Hicab, konuşmalarında İbranice kaynaklı müdahale işaretleri bulunduğunu iddia etti. Ancak bu kişilerin kimliklerini doğrulayacak herhangi bir ses kaydı veya somut kanıt sunmadı.

Hassas bilgileri farklı kişilere teslim ettiğini açıkladı

Hicab, açıklamasının başka bir bölümünde yaşadığı olaylarla ilgili hassas bilgileri İngiltere'de ve yurt dışında bulunan bazı kişilere dağıttığını söyledi.

Söz konusu bilgilerin USB bellekler ve internete bağlı olmayan başka cihazlarda saklandığını belirten Hicab, bazı kişilerin kendisine yönelik bir zulüm yaşandığını düşünmeleri hâlinde bu bilgileri kamuoyuna açıklamayı değerlendirebileceklerini aktardı.

Ancak kendisinin bu materyalleri yayımlamak istemediğini, çünkü bunun hukuki ve güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.

“Bunların, beraberinde getireceği hukuki ve güvenlik riskleri nedeniyle, kendi isteğimle asla kamuoyuna açıklamayacağım bilgiler olduğunu temin ederim.” ifadelerini kullandı.

Hicab, söz konusu cihazları elinde bulunduran kişilerin hangi koşullarda bilgileri açıklayacaklarına kendilerinin karar verdiğini belirterek, “Artık bu benim kontrolümde değil.” dedi.

Hicab, materyallerin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Söz konusu bilgilerin varlığı, gerçekliği ve iddialarla bağlantısı da bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.

Mossad'a meydan okudu

Hicab, açıklamasının sonunda Mossad'a doğrudan mesaj göndererek kendisini yıldırmaya yönelik girişimlerin Filistin davasına bağlılığını zayıflatmayacağını, aksine güçlendireceğini söyledi.

“Onursuz insanlar tarafından onursuzluğa uğratılmak benim için bir şereftir.” ifadelerini kullandı.

Siyonist rejimi “saldırgan, sınırları aşan ve apartheid uygulayan bir devlet” olarak nitelendiren Hicab, Siyonist rejim istihbaratının İngiltere'nin iç işlerine müdahale etme hakkı bulunmadığını savundu.

İngiliz kamuoyuna da seslenen Hicab, siyasi görüşleri ne olursa olsun insanların yabancı istihbarat servislerinin ülkedeki siyasi aktivistlere yönelik olası müdahalelerinden endişe duyması gerektiğini söyledi.

“Birçoğunuzun benim görüşlerime katılmadığını biliyorum. Ancak böyle bir duruma karşı çıkıyorsanız ve sözünü ettiğim olayların arkasında gerçekten Mossad varsa, sıradaki kişi siz olabilirsiniz. Çünkü onlara bir karış verirseniz bir mil alırlar.” dedi.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir