1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. KİTAP

  4. Hamas kendini nasıl anlatıyor?
Hamas kendini nasıl anlatıyor?

Hamas kendini nasıl anlatıyor?

Azzam Temimi’nin Hamas: Yazılmamış Bölümler adlı kitabı üzerine bir değerlendirme

14 Haziran 2026 Pazar 21:44A+A-

Dr. Vasfi Aşur Ebu Zeyd’in değerlendirmesi:

Çağdaş Arap siyasetinde çok az hareket, İslami Direniş Hareketi (Hamas) kadar yoğun tartışmalara, keskin kutuplaşmalara ve birbirine rakip anlatılara konu olmuştur. Destekçileri onu ulusal kurtuluşun ve meşru direnişin temsilcisi olarak görürken, muhalifleri ideolojik bir hareket olarak tanımlamış; Batı literatürünün önemli bir bölümü ise onu çoğu zaman yalnızca güvenlik ve terör ekseninde ele alarak, neredeyse bütünüyle askerî faaliyetlerine indirgemiştir. Böylece Hamas üzerine oluşan hâkim söylem, hareketin kendi sesinden ziyade başkalarının onu nasıl tasvir ettiğine dayanmıştır.

Tam da bu noktada, Filistinli düşünür ve siyaset bilimci Azzam Temimi'nin Hamas: Yazılmamış Bölümler adlı eseri özel bir önem kazanmaktadır. Eser ilk olarak Londra'da Hurst Publishers tarafından İngilizce yayımlanmış, daha sonra Arapçaya kazandırılmıştır. Kitabın temel iddiası, Hamas'ı dışarıdan tanımlamak değil; hareketin kendi tarihini, kendi belgeleri, kendi liderlerinin tanıklıkları ve kendi siyasal tecrübesi üzerinden yeniden okumaktır.

Bu bakımdan kitap, yalnızca Hamas'ın kronolojik tarihini anlatan bir çalışma değildir. Aynı zamanda modern Filistin tarihinin en etkili aktörlerinden birinin nasıl doğduğunu, hangi toplumsal şartlarda geliştiğini, hangi fikrî temeller üzerine inşa edildiğini ve zaman içinde nasıl dönüşümler geçirdiğini anlamaya çalışan analitik bir incelemedir. Okuyucu, bu sayfalarda yalnızca olayların sıralanışını değil, olayların arkasındaki zihniyeti ve hareketin kendi kendisini nasıl anlamlandırdığını da keşfeder.

İşte kitabın asıl değeri de burada ortaya çıkmaktadır. Temimi okuyucudan Hamas'ı benimsemesini istemez; ondan önce Hamas'ı anlamasını ister. Çünkü sağlıklı bir hüküm, ancak doğru bir kavrayış üzerine kurulabilir.

Hâkim Anlatıya Karşı Alternatif Bir Tarih Okuması

Azzam Temimi kitabının daha giriş sayfalarında, amacının yalnızca Hamas'ın tarihini yazmak olmadığını açıkça ifade eder. Asıl hedefi, uzun yıllar boyunca özellikle İngilizce literatürde hâkim olan tek yönlü Hamas anlatısını sorgulamak ve eksik bıraktığı boyutları görünür kılmaktır.

Müellife göre Hamas üzerine kaleme alınan İngilizce eserlerin önemli bir kısmı, İsrail merkezli güvenlik perspektifinden hareket etmiş; hareketi anlamaya çalışmaktan çok onu sınıflandırmaya yönelmiştir. Bu nedenle Temimi, okuyucuya "Hamas'ın kendi kaynaklarına, liderlerinin açıklamalarına ve hareketin kuruluşundan itibaren oluşan birincil belgelere dayanan doğru ve belgeli bir anlatı sunmayı" hedeflediğini özellikle vurgular.

Bu yaklaşım, kitabın metodolojisini de belirlemektedir. Temimi, Hamas'ı yalnızca askerî operasyonlarıyla tanımlayan güvenlik merkezli okumaların yetersiz olduğunu savunur. Ona göre bir hareketi anlamak, sadece silahlı eylemlerini incelemekle değil; onu doğuran toplumsal zemini, fikrî referansları ve tarihsel gelişim sürecini birlikte değerlendirmekle mümkündür.

Bu sebeple eser, Hamas'ın hikâyesine silahla değil, toplumla başlar; çatışmayla değil, eğitimle; örgütlenmeyle değil, insanın inşasıyla. Yazarın dikkat çektiği en önemli hususlardan biri de budur: Hamas, yalnızca bir direniş örgütü olarak değil, uzun yıllar boyunca eğitim, sosyal yardım, dinî tebliğ ve toplumsal dayanışma alanlarında faaliyet gösteren geniş bir toplumsal zeminin içinden doğmuştur.

Temimi'nin kitabı bu yönüyle klasik bir siyasî tarih çalışmasının sınırlarını aşmaktadır. O, Hamas'ı yalnızca İsrail-Filistin çatışmasının bir aktörü olarak değil, modern Arap ve İslam dünyasının siyasal, toplumsal ve fikrî dönüşümleri içinde ortaya çıkan tarihsel bir olgu olarak okumaktadır.

Belki de kitabın en önemli katkısı tam da burada yatmaktadır. Çünkü yazar, okuyucuyu hazır hükümlerden uzaklaştırarak şu temel soruya yöneltmektedir: Bir hareketi gerçekten anlayabilmek için, önce onun kendisini nasıl anlattığını dinlemek gerekmez mi? Bu soru, yalnızca Hamas üzerine değil, çağdaş siyasetin bütün tartışmalı aktörleri üzerine yeniden düşünmeyi gerektiren metodolojik bir çağrı niteliği taşımaktadır.

Toplumsal Hareketten Direnişe: Hamas'ın Doğuşunu Nasıl Okuyor?

Kitabın en güçlü yönlerinden biri, Hamas'ın kuruluşunu yalnızca 1987 Birinci İntifadası'nın ani bir sonucu olarak görmemesidir. Azzam Temimi'ye göre büyük hareketler bir gecede doğmaz; yıllar boyunca toplumun içinde olgunlaşır, uygun tarihsel anda görünür hâle gelir.

Bu nedenle yazar, Hamas'ın doğuşunu, Gazze'deki Müslüman Kardeşler'in uzun soluklu eğitim, tebliğ ve sosyal hizmet faaliyetlerinin doğal bir sonucu olarak ele alır. Birinci İntifada, bu birikimin başlangıcı değil; görünür olduğu tarihsel dönüm noktasıdır. Nitekim 9 Aralık 1987 gecesi gerçekleştirilen toplantıda, Şeyh Ahmed Yasin ve arkadaşlarının "Filistin'deki Müslüman Kardeşler teşkilatını daha sonra Hamas adıyla bilinecek bir direniş hareketine dönüştürme" kararı almaları, yazara göre yıllardır hazırlanan bir projenin ilanından ibarettir.

Temimi'nin anlatısında dikkat çeken husus, Hamas'ın silahlı mücadeleden önce toplumsal inşaya yaptığı vurgudur. Kitapta hareketin "hayır faaliyetleri ve toplumsal hizmet eksenli bir projenin bağrından doğduğu" ifade edilir. Bu bakış açısı, Hamas'ın meşruiyetini yalnızca direnişten değil; okuldan, camiden, üniversiteden, yardım kuruluşlarından ve toplumla kurduğu güçlü bağlardan aldığı tezine dayanmaktadır.

Bu çerçevede Şeyh Ahmed Yasin, yalnızca bir direniş lideri değil; uzun vadeli düşünen bir toplum inşacısı olarak resmedilir. Onun şu sözü, kitabın ana fikrini özetler niteliktedir: "İyi örgütlenmiş olsaydık, işgale karşı toplumumuzu organize edebilirdik; fakat böyle bir teşkilatımız yoktu." Bu cümle, Temimi'nin gözünde Hamas'ın kuruluş felsefesini açıklayan en önemli anahtarlardan biridir. Çünkü ona göre örgütlenme, direnişten önce gelir; toplum inşa edilmeden sürdürülebilir bir direniş de mümkün değildir.

Sonuç olarak kitap, Hamas'ın ortaya çıkışını yalnızca işgalin ürettiği bir tepki olarak değil; işgal, toplumsal dönüşüm, İslami uyanış ve uzun yıllara yayılan teşkilatlanma sürecinin kesiştiği tarihsel bir olgu olarak okumaktadır. İşte bu bütüncül yaklaşım, eseri benzer çalışmalar arasında farklı ve dikkat çekici kılan en önemli özelliklerden biridir.

Direnişten Siyasete: Hamas'ın Düşünsel ve Siyasal Dönüşümü

Kitabın ikinci yarısı, Hamas'ın kuruluş hikâyesinden çok, geçirdiği fikrî ve siyasî dönüşümleri anlamaya odaklanmaktadır. Temimi'nin temel iddiası şudur: Hamas, ilk günkü söyleminde donup kalan bir hareket değil; değişen şartlar karşısında siyasal dilini ve araçlarını yeniden üretebilen dinamik bir aktördür.

Yazar özellikle 1988 tarihli Hamas Tüzüğü üzerinde durur. Ona göre bu metin, uluslararası çevrelerde hareketi tanımlayan başlıca referans hâline gelmiş olsa da, zaman içinde Hamas'ın gerçek siyasal pratiğini bütünüyle yansıtmamıştır. Bu nedenle Temimi, tüzüğün "hareketin siyasal felsefesini hiçbir zaman tam anlamıyla temsil etmediğini" ileri sürer ve Hamas'ın sonraki yıllarda geliştirdiği siyasal söylemin çok daha esnek ve gerçekçi bir çizgi izlediğini savunur.

Benzer şekilde kitap, hudne (uzun süreli ateşkes) fikrini de Hamas'ın siyasal düşüncesinin önemli unsurlarından biri olarak değerlendirir. Yazara göre hareket, bunu nihai bir uzlaşma değil, çatışmayı yönetmeye yönelik siyasî bir formül olarak görmüş; böylece ilkelerinden vazgeçmeden siyasetin imkânlarını kullanmaya çalışmıştır.

Temimi ayrıca Hamas'ın Filistin siyasetindeki yükselişini, yalnızca silahlı direnişle değil, toplumsal meşruiyet ve demokratik temsil arayışıyla da açıklar. 2006 seçim zaferi, bu dönüşümün en önemli kilometre taşı olarak sunulur. Böylece Hamas, direniş hareketi olmanın yanında devlet yönetiminin ağır sorumluluklarıyla da yüzleşmek zorunda kalmıştır.

Bu yönüyle kitap, Hamas'ı değişmeyen sloganların değil, değişen şartlar içinde kendi siyasal dilini yeniden kurmaya çalışan bir hareket olarak okumayı önerir.

Bugün Neden Hâlâ Okunmalı?

Aradan yaklaşık yirmi yıl geçmiş olmasına rağmen Hamas: Yazılmamış Bölümler, önemini büyük ölçüde korumaktadır. Bunun temel nedeni, yalnızca olayları anlatması değil; Hamas'ın kendi düşünce dünyasını ve kendisini nasıl tanımladığını anlamaya imkân vermesidir.

Kitabın en güçlü tarafı, birincil kaynaklara dayanması ve Hamas'ı dışarıdan yargılamak yerine kendi belgeleri, açıklamaları ve tarihsel tecrübesi üzerinden analiz etmesidir. Aynı zamanda hareketi yalnızca güvenlik veya askerî faaliyetler çerçevesinde değil; toplumsal, fikrî ve siyasal bağlamı içinde değerlendirmesi, esere kalıcı bir akademik değer kazandırmaktadır.

Bununla birlikte eser bütünüyle tartışma dışı değildir. Yazarın Hamas'a duyduğu entelektüel yakınlık, bazı değerlendirmelerinde hissedilmektedir. Ayrıca kitabın 2006 sonrasında yaşanan Gazze yönetimi, bölgesel dönüşümler ve sonraki savaşlar gibi gelişmeleri kapsayamaması da doğal bir tarihsel sınırlılık oluşturmaktadır.

Bütün bunlara rağmen eser, Hamas üzerine yazılmış en önemli başvuru kaynaklarından biri olmayı sürdürmektedir. Çünkü okuyucuya hazır hükümler sunmak yerine, onu anlamaya ve yeniden düşünmeye davet etmektedir. Belki de kitabın en büyük başarısı budur: Hamas hakkında son sözü söylemek değil, onu anlamaya giden yolu açmak.

Azzam Temimi: Filistin Meselesini İçeriden Okuyan Bir Araştırmacı

Bu kitabı yazan kişi, Hamas üzerine uzaktan konuşan bir gözlemci değildir. Azzam Sultan Temimi, 1955 yılında El-Halil'de (Hebron) doğmuş Filistin asıllı Britanyalı bir akademisyen, siyaset düşünürü ve medya yorumcusudur. Doktorasını Londra'daki University of Westminster'da siyaset felsefesi alanında tamamlamış; uzun yıllar Institute of Islamic Political Thought'un yöneticiliğini yürütmüş, ayrıca Al Jazeera'nın Arapça ve İngilizce kanalları başta olmak üzere birçok uluslararası medya kuruluşunda İslamî hareketler ve Filistin meselesi üzerine değerlendirmelerde bulunmuştur.

Temimi, İngilizce kaleme aldığı eserlerinde modern İslam düşüncesi, siyasal İslam ve Filistin direnişi üzerine yoğunlaşmıştır. Islam and Secularism in the Middle East, Rachid Ghannouchi: A Democrat within Islamism, Hamas: Unwritten Chapters ve Hamas: A History from Within bu alandaki en dikkat çekici çalışmalarındandır.

Sonuç olarak Hamas: Yazılmamış Bölümler, okuyucuyu Hamas'ı benimsemeye değil, onu anlamaya davet eden bir kitaptır. Kitap, hareket hakkında kesin hükümler vermekten ziyade, onun tarihini, düşünsel arka planını ve siyasal tecrübesini kendi kaynakları üzerinden okumaya imkân tanır. Bu yönüyle yalnızca Hamas üzerine değil, çağdaş Filistin meselesini anlamak isteyen herkes için önemli ve kalıcı bir başvuru eseridir.

HABERE YORUM KAT