1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Güzide olanın şey’leşmesi: 14 Şubat Sevgililer Günü
Güzide olanın şey’leşmesi: 14 Şubat Sevgililer Günü

Güzide olanın şey’leşmesi: 14 Şubat Sevgililer Günü

Modern zamanlar özel günler vesilesiyle kendi putlarını inşa ediyor!

14 Şubat 2021 Pazar 18:02A+A-

Abdurrahman Güner / HAKSÖZ HABER

Güzide olanın şey’leşmesi: 14 Şubat Sevgililer Günü

Modernizm insanoğlu üzerinde tahakkümünü iki şekilde kuruyor. Baskıcı siyasi otoriteler tepeden inmeci bir şekilde vesayetlerini ilan ediyorlar. Bunun artık modası geçmek üzere... Artık daha ‘inceltilmiş’ bir tahakkümden söz etmek mümkün. Kulaklara özgürlük, eşitlik idealleri çalınıyor. Peki, elimize geçen özgürlük bizi özgür kılıyor mu?

Gerçek bir tasallut rejimi perdenin arkasında varlığını müspet değerlerin üzerine inşa ediyor. Artık mutluluk, sevinç, hüzün, sevgi hepsi belirlenmiş ve paketlenmiş bir düzlemde varlığını sürdürebiliyor. Kendisini perdenin arkasına gizleyen sistem ‘özel’ olarak tanımladığı belirli günlerde bunların ‘kutlanmasına’ izin veriyor…

Halbuki basit, alelade şeyler ne kadar özel olabilir? 14 Şubat Sevgililer Günü’nde meşruiyetini kaybetmiş özünde gerçek bile olmayan bir duygulanım etrafında modern insan katarsis yaşıyor. İşin komik yanı ise birbirine ‘sevgisini’ gösterme şekli: Alışveriş yapmak. Birçok haber kaynağında geçtiğine göre pandemi kısıtlamalarına rağmen bugün 10 ila 15 milyar TL arasında ‘piyasa’ hareketliliği bekleniyor. Sevgi, piyasa malı kılınınca süslenmiş, parlak ve bir o kadar içi boş bir şey haline geliyor…

Madde fetişizmi olarak ifade edilen bu piyasa sevgisi veya sevgi piyasası, güzide/biricik olanın gündelik hale getirilmesi demek oluyor. Nadir halleri, olağanüstülükleri imkansız kılan bu modern şey’leştirme kültürü her şeyin alınıp satılabildiği bir çark üzerinde işliyor. Sloganının ‘paranın satın alamayacağı şeyler vardır’ olması kimsenin aklını karıştırmasın, tek çekim olmuyorsa bile taksit yoluyla ‘alınamayacak hiçbir şey yoktur!

İşin aslında sade olan güzeldir. Gündelik olan ile de doğrudan bir sorunumuz yok. Sıkıntı olan kültürel hegemonyanın sevgi, huzur, mutluluk duygularını kendi paradigması etrafında şekillendirilip yönlendirmesi. Valentine's Day denilen şeyin özü de Hıristiyan kültüründen neşet eden tarihsel köklere sahip bir gün. Kendisi bir aziz olan  Valentinus’a nispetle kutlanan gün modernleşmeyle şuan ki halini almış. Yani sade olanın sıradan olması gerekmiyor. Ancak aynı fabrikadan çıkmış ürünleri andıran bir şekilde insanların birbirlerine ‘seri üretim sevgilerini’ sunmaları tek kelimeyle utanç verici!

Oluşturulan ve gerçek olmayan bu yapma duygular letafeti ve nezaketi ortadan kaldırıyor. Hakikiliğini yitirmiş olan hislerin dünyasında bizden artık akması beklenilen kan da katı. Sıradanlığın hakim olduğu bir gerçeklik algısında eski savaşçılar vesairin bulutlardan geçmesini beklemek de anlamsız. O halde çiçek alıp eve götürebiliriz, bunun bir delilik olduğunu bile bile…

HABERE YORUM KAT

5 Yorum