Gazze'de eğitim, soykırımın gölgesinde dördüncü yılına giriyor

Gazze'de eğitim, soykırımın gölgesinde dördüncü yılına giriyor

Gazze'de eğitim sistemi savaşın dördüncü yılında da ağır yıkımla karşı karşıya. 20 bin 51 öğrenci ve 532'den fazla öğretmenin şehit olduğu belirtilirken, Gazze İnsan Hakları Merkezi okulların ve eğitim sisteminin tahribatının uluslararası düzeyde soruşturulması ve eğitim hakkının korunması için acil müdahale çağrısı yaptı.

Gazze İnsan Hakları Merkezi, Gazze Şeridi'ndeki eğitim sisteminin art arda dördüncü yıldır çöküşünü sürdürdüğü uyarısında bulundu. Merkez, okulların, öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim altyapısının geniş çapta tahrip edilmesinin, eğitim hakkını Gazze'de devam eden soykırımın en ağır mağdurlarından biri hâline getirdiğini belirtti.

Merkez, pazar günü yayımladığı açıklamada, yeni eğitim yılının başlamasının yüz binlerce çocuk açısından güvenli ve düzenli eğitimin temel şartlarının bulunmadığı bir ortamda gerçekleştiğine dikkat çekti. Yıllardır süren saldırılar, yıkım ve zorunlu yerinden edilmelerin ardından yaşananların geçici bir eğitim kesintisinin ötesine geçtiğini belirten merkez, bunun toplumun bilgi üretme ve bilgiyi yeni nesillere aktarma kapasitesinin sistematik biçimde tahrip edilmesi anlamına geldiğini ifade etti.

Merkezin belgelediği resmi ve saha verilerine göre savaşın başlamasından bu yana okul çağındaki 20 bin 51 öğrenci şehit oldu. 19 bin 886'dan fazla öğrenci ise yerinden edilme, yurt dışına çıkma, gözaltı veya yaralanma nedeniyle eğitim sisteminin dışında kaldı.

Ayrıca kamu kurumları, özel kuruluşlar ve Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Ajansında (UNRWA) görev yapan 532'den fazla öğretmen şehit oldu. Eğitim ve Yükseköğretim Bakanlığı bünyesindeki idari ve hizmet personelinden 769'dan fazla kişi de hayatını kaybetti.

Merkez, bu kayıpların eğitim sürecinin temelini sarstığını belirterek öğrencilerin ve öğretmenlerin kaybının okulların yeniden açılmasıyla telafi edilemeyeceğini, kurumsal ve insan kaynağı kapasitesinin de normal eğitimi yeniden tesis etme açısından giderek zayıfladığını vurguladı.

Biriken demografik ve eğitim kaybı

Merkezin tahminlerine göre savaş öncesinde Gazze'de okul çağındaki çocukların sayısı 609 bin 751 idi. Doğal nüfus artışının devam etmesi hâlinde 2026/2027 eğitim yılında bu sayının 665 bin 769 öğrenciye ulaşması bekleniyordu.

Ancak mevcut tahminler, şehadet, gözaltı, yurt dışına çıkış ve yaralanmaların etkisi hesaba katıldığında fiili öğrenci sayısının 625 bin 832'yi geçmeyeceğine işaret ediyor.

Bu durum, savaş öncesindeki demografik beklentiyle karşılaştırıldığında 39 bin 937 öğrenciye ulaşan bir kümülatif kayıp anlamına geliyor.

Merkez, göstergenin yalnızca eğitime ara verilmesinin sonuçlarını yansıtmadığını, savaşın önümüzdeki yıllarda eğitim sisteminin temelini oluşturması beklenen neslin büyüklüğünü de etkilediğini belirtti.

Bunun yanında yıllık eğitim süresinin 200 günden 60 güne, haftalık ders saatlerinin ise 30'dan 12'ye gerilediği bildirildi. Ders çeşitliliğinin azaltıldığı, bazı alanlarda uygulamalı ve pratik faaliyetlerin yüzde 60'a varan oranlarda düştüğü kaydedildi.

Merkeze göre bu durum, özellikle yıllarca örgün eğitimden mahrum kalan çocuklar açısından telafisi güç bir eğitim kaybının birikmesine yol açıyor.

Okullar ve eğitim altyapısı geniş çapta tahrip edildi

Savaş öncesinde Gazze Şeridi'nde 584 okul binası bulunuyordu.

2026 yılına ait en son verilerde, 96 okul binasının tamamen, 44'ünün ise kısmen yıkıldığı belirtildi. Onlarca okul binasının da ağır, orta veya hafif derecede hasar gördüğü bildirildi.

Eğitim altyapısındaki kayıplar bununla sınırlı kalmadı. En az:

  • 9 bin 308 yazı tahtası
  • 142 bin 242 sıra
  • 440 bin öğrenci sandalyesi

kullanılamaz hâle geldi.

Ayrıca eğitim kadrosundaki 26 bin 776 çalışanın normal görevlerini yerine getiremediği, bunların 22 bin 30'unun öğretmen olduğu açıklandı.

Gazze İnsan Hakları Merkezi, tahribatın yalnızca okul binalarıyla sınırlı olmadığını; eğitim araçlarını, insan kaynağını ve okulların yönetimi, kayıtların tutulması ve öğrenci ile çalışanların takibine ilişkin idari kapasiteyi de kapsadığını belirtti.

Eğitim sisteminin tahribatı için uluslararası soruşturma çağrısı

Gazze İnsan Hakları Merkezi, okullar ve eğitim tesislerinin uluslararası insancıl hukuk kapsamında sivil yapı olarak korunduğunu ve bu yapılara yönelik saldırıların ayrım gözetme, orantılılık ve saldırı sırasında gerekli tedbirler ilkelerine tabi olduğunu hatırlattı.

Eğitim hakkının da Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 13. maddesi ile Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 28. ve 29. maddelerinde güvence altına alındığı belirtildi.

Merkez, okulların, öğrencilerin veya eğitim çalışanlarının hedef alınmasına ilişkin cezai sorumluluğun belirlenebilmesi için her olayın kendi koşulları içerisinde incelenmesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda hedef alınan yapının veya kişinin niteliği, yapının askeri amaçlarla kullanılıp kullanılmadığı ve ayrım gözetme, orantılılık ile saldırı sırasında alınması gereken tedbirlere uyulup uyulmadığının değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Bununla birlikte merkez, yıkımın kapsamı, sürekliliği ve tekrarlanması nedeniyle olayların birbirinden bağımsız vakalar olarak değil, bağlantılı bir örüntü olarak ele alınması gerektiğini savundu.

Açıklamada, “eğitim soykırımı” ifadesinin eğitim ve bilgi sisteminin kurumlarıyla birlikte sistematik biçimde tahrip edilmesini tanımlamak için kullanıldığı, ancak bu kavramın tek başına uluslararası hukukta bağımsız bir soykırım suçu tanımı oluşturmadığı belirtildi.

Merkez, eğitimin tahrip edilmesinin Filistin halkına yönelik eylemlerin genel bağlamının hukuki değerlendirmesinde önem taşıyabileceğini ve Gazze'de işlenen eylemlerin uluslararası suçlar kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin incelenmesinde dikkate alınabileceğini ifade etti.

Uluslararası topluma acil müdahale çağrısı

Gazze İnsan Hakları Merkezi, uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler'e Gazze Şeridi'nde devam eden soykırım ve ihlalleri durdurmak, siviller ile eğitim tesislerinin korunmasını sağlamak için acil harekete geçme çağrısında bulundu.

Merkez ayrıca Uluslararası Bağımsız Soruşturma Komisyonu ile Uluslararası Ceza Mahkemesinin ilgili birimlerinden, öğrenci ve öğretmenlerin hedef alınması, okulların tahrip edilmesi ve eğitim sisteminin yok edilmesinin Gazze'de işlenen uluslararası suçlara ilişkin soruşturmalarda gereken öncelikle ele alınmasını istedi.

, ve 'ya da eğitimin sürdürülmesi, eğitim malzemelerinin Gazze'ye ulaştırılması ve onarılabilecek okulların yeniden kullanıma kazandırılması için müdahale çağrısı yapıldı.

Merkez, devletler ve bağışçı kuruluşlardan eğitim tesislerinin yeniden inşası ve yok edilen eğitim araçlarının karşılanması için acil finansman sağlamalarını istedi. Çocuklar ve öğretmenler için geniş kapsamlı psikososyal destek ve telafi eğitimi programlarının oluşturulması, tüm çocukların güvenli ve fiili biçimde örgün eğitime dönebilmesinin güvence altına alınması gerektiğini de vurguladı.

Merkez, eğitim sisteminin dördüncü yılda da tahrip edilmeye devam etmesinin yalnızca eğitim yıllarının kaybedilmesi anlamına gelmediği uyarısında bulunarak, bunun bütün bir nesil üzerinde uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini ve Gazze'deki Filistin toplumunun toparlanma ve kurumlarını yeniden inşa etme kapasitesini tehdit ettiğini belirtti.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir