
Evanjelik gençliğin İsrail'e mesafesi büyüyor
Abdullah Muradoğlu, Gazze sonrası Hıristiyan dünyasında İsrail’e verilen dini desteğin zayıflamaya başladığını ve bunun gelecekte politik sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.
Abdullah Muradoğlu / Yeni Şafak
Siyonizm’e karşı Hıristiyan Aydınlanması..
Amerika’da İsrail’in en bağnaz destekçileri “Beyaz-Evanjelik Hıristiyanlar”. Kendilerini “Hıristiyan Siyonist” olarak niteleyen bu kesim Cumhuriyetçi yönetimlerin kayıtsız şartsız İsrail’e desteği içeren politikalarının devam etmesinde etkin rol oynuyorlar. Genç kuşak Amerikalılarda olduğu gibi genç Evanjeliklerde de İsrail’e destek diplerde seyrediyor. İsrail’in Gazze’deki soykırımı İsrail’e desteğin düşmesini çok daha keskin bir şekilde hızlandırdı.
İsrail ABD’nin İsrail’e desteğinde Hıristiyan Siyonistler’e bel bağlamıştı. Genç Evanjelikler ise İsrail’e desteğe ilişkin sözde dini gerekçeleri sorguluyorlar. İsrail ‘in geçen yıl binden fazla Evanjelik lideri İsrail’e getirerek “ev ödevi” vermesi korkunun dağları aştığının göstergesiydi.
Hıristiyan Siyonistler’in Gazze’de onbinlerce çocuğun katledildiği soykırıma alkış tutmaları Evanjelik olmayan Hıristiyanları da harekete geçirdi. Hıristiyan Siyonizmi’nin Hıristiyan öğretilerini kirlettiği gerekçesiyle başlayan bu hareketi “Hıristiyan Aydınlanması” olarak tanımlayanlar da oldu. Bu yeni Hıristiyan aydınlanması İsrail’e desteğin dinî gerekçelerle savunulmasına son verme eylemi olarak gelişiyor. Diğer bir yandan, yeni kurulan bazı Evanjelik cemaatler de üyelerinden dini inançlarını Siyonizmden arındırmalarını istiyorlar.
Milyonlarca genç takipçisi olan Trumpçı muhafazâkâr yorumcu Tucker Carlson Hıristiyan Siyonizmi’ni sapkınlıkla nitelemişti. Gazze’deki soykırıma tepki gösteren Carlson İsrail’in Filistinli Hıristiyanları da hedef aldığını belirterek, "Sabah uyanıp Hıristiyan inancınızın, kiliseleri havaya uçuran ve Hıristiyanları öldüren yabancı bir hükümeti desteklemenizi gerektirdiğine karar verirseniz, bence mantığınızı kaybetmişsinizdir" diye konuşmuştu.
Geçtiğimiz Ocak ayında "Kutsal Topraklar'daki Patrikler ve Kilise Başları" tarafından imzalanan bir bildirideyse Hıristiyan Siyonizmi zararlı bir ideoloji olarak niteleniyordu. Bildiri Latin Katolik, Yunan Ortodoks, Ermeni Apostolik, Anglikan ve Lüteriyen gibi yerleşik kiliseleri temsil ediyor. Bildiride İsrail ordusuyla bağlantılı bazı Hıristiyan aktivistlerin Hıristiyanlığı Siyonizmle bağdaştırma girişimlerinden rahatsızlık duyulduğu belirtiliyordu. Bildiride bu aktivistlerin yerleşik kiliseler tarafından hiçbir şekilde desteklenmediği vurgulanıyordu.
Bir diğer gelişmeyse geçtiğimiz hafta “Beyaz Saray Din Özgürlüğü Komisyonu”nda yaşandı. Üyeleri Trump tarafından seçilen Komisyonda Antisemitizmin tanımları konusunda şiddetli tartışmalar baş gösterdi. Trump’a yakınlığıyla bilinen Carrie Prejean Boller Yahudi-Siyonist üyelerin Siyonizmi eleştirmenin Yahudi karşıtlığı olarak tanımlamalarına itiraz ediyordu.
Eski bir Evanjelik olan Boller, "Ben Katolik'im ve Katolikler Siyonizmi benimsemezler. Yani size göre tüm Katolikler antisemit mi?" diye soruyordu. Tabii Boller cevap alamıyordu. Boller İsrail’in soykırımını eleştirmenin Yahudi Karşıtlığı olarak etiketlenmesine de karşı çıkıyordu.
Hıristiyan Siyonistler ve Yahudi Siyonistler Boller’i de ‘Yahudi karşıtı’ ilân ettiler. Baskılar üzerine Komisyon Başkanı, Teksas Vali Yardımcısı Dan Patrick, Boller’in üyelikten çıkarıldığını duyurdu. Boller ise “X” hesabından yaptığı paylaşımlarda kendisini Trump’ın atadığını ve görevden alma yetkisinin de Trump’a ait olduğunu belirterek bir sonraki Komisyon toplantısında hazır bulunacağını belirtiyordu. Dan Patrick’i siyasi Siyonist bir gündem takip etmekle suçlayan Boller İsrail Devletine boyun eğmeyeceğini de vurguluyordu.
Bu tartışma son birkaç yılda öne çıkan, Hıristiyanlar arasında Hıristiyan Siyonizminden köklü bir kopuşu temsil ediyor. “İsrail Lobisi”nin ‘Yahudi karşıtı’ ilân ettiği, Tucker Carlson gibi milyonlarca genç takipçisi olan muhafazâkâr yorumcu Candace Owens “X” hesabından yaptığı paylaşımda Boller’i destekleyerek "Kararınız, bu ülkede gerçekleşen Hıristiyan aydınlanmasını daha da ilerletecektir. Bunun için size teşekkür ederiz" diyordu.
İngiltere’de “Cambridge Üniversitesi Küresel Antisemitizm ve Politika Araştırmaları Enstitüsü'nde (ISGAP) araştırma görevlisi ve “İsrail’in Uluslararası Savunucuları(ITAI)” Başkanı Aaron David Fruh ise İsrail yanlısı “Middle East Quarterly” dergisinde Aralık 2025’de yayınlanan bir yazısında genç Evanjelikler’in neden İsrail’e karşı çıktıklarını analiz ediyordu.
Sonuç olarak Fruh, Amerikan Evanjelikleri’nin İsrail'e verdiği destekte keskin bir düşüş yaşandığını, bu düşüş eğiliminin göz ardı edilmesi durumunda on ya da yirmi yıl içinde Amerikan Evanjelik hareketinin büyük ölçüde İsrail'e karşı döneceği uyarısı yapıyordu.




HABERE YORUM KAT