Yahya Fırat / Haksöz Haber
Abdullah Öcalan, 1990’lı yılların sonunda örgütün propaganda kanallarından birinde yaptığı bir konuşmada Kürt toplumundaki kadın ve erkek ilişkilerine dair şu ifadeleri kullanıyordu:
“İlk gerçekleştirdiğim iş erkekteki kocalık imajını kendimde yok ettim. Ben buna erkeğin öldürülmesi diyorum. Erkeği öldürdüm. Bu benim en cesaretli işlerimden birisi… Öldürülen erkek kazanılan kadın oluyor. Erkek öldürülürse aşkın zemini doğar.”
Öcalan’ın kendine has aforizmalarıyla söz konusu zırvaları dile getirdiği dönemde bu hezeyanlar daha çok örgütün hinterlandında olanları etkiliyordu. Lakin gelinen süreçte bu müfsit fikirlerin Kürt coğrafyasında zemin bulduğu görülüyor.
Malum şahsın modernizmin ürünü olan sosyalizmin komünal yaşam ütopyası tam olarak gerçekleşmese de Kürtler ciddi bir ifsat dalgasıyla karşı karşıya kaldı.
Yazının devamı için tıklayınız>>>

