Yargı reformuyla ilgili bir konsensüs arayışı içerisinde olduklarını kaydeden Erdoğan, muhalefet partileri CHP ve MHP'nin bu sürece destek vermediklerini hatırlattı. Başbakan, halihazırda iktidar partisinin bir reform taslağı hazırladığını ve muhalefet partilerine tekrar bu çalışmalara katılıp katılmayacaklarının sorulacağını da sözlerine ekledi. Yargı reformuna ilişkin yasa taslağını her halükarda Meclis'e getireceklerini ifade eden Başbakan, "Biz konsensüs oluşsun, birlikte yapalım arzusundayız. Ancak, yargı reformunda referandum için yeterli sayıyı almamız halinde referanduma gideceğiz. STK'lar, sivil toplum böyle bir beklenti içinde. Beklentilere cevap verecek bir netice çıkacaktır." şeklinde konuştu.
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Rita Oomen-Ruijten'in Zaman gazetesine yaptığı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) son kararlarının ardından yargı reformunun şart olduğu şeklindeki açıklamayı da değerlendiren Erdoğan, "AP'den böyle bir açıklama yapılmış olmasını manidar buluyorum. Olması gereken de budur. Yargı sadece bağımsız değil, tarafsız da olmalıdır. Yargı bağımsızlığı, tarafsızlığına gölge düşürmemelidir." ifadelerini kullandı.
Balyoz planı çerçevesinde dün yaşanan gözaltıları da değerlendiren Erdoğan, "Olay yargıya intikal etmiş bir olay. Bu sürecin akıbeti ne olur bilemiyorum. Yargı değerlendirmesini yapacaktır. Bu noktada yürütme olarak bizim bir değerlendirme yapmamız mümkün değildir."şeklinde konuştu.
Öte yandan, AB dönem başkanlığı görevini yürüten İspanya Başbakanı Zapatero, kendi dönemlerinde özelleştirme, tarım, enerji ve hayvan sağlığına ilişkin 4 müzakere başlığını açmayı hedeflediklerini söyledi. İspanya'nın her dönemde Türkiye'nin AB içindeki en büyük destekçisi olduğunu ifade eden Zapatero, dönem başkanı olarak Türkiye'ye gerekli desteği vereceklerini kaydetti. İspanya Başbakanı, dönem başkanı olarak Kıbrıs sorununda iki tarafın ortak şartlarda anlaşabileceği bir çözüm için de özel gayret göstereceklerini kaydetti.