
Epstein’ın yükselişi ve hukuk üstü bir sınıfın inşası
Mehmet Garip Tanyıldızı, Epstein’ın network ve şantajla küresel elitlere suçtan muafiyet sağlayan hukuk üstü bir imtiyaz düzeni kurduğunu ve bu yapının cezasızlık üzerinden işlediğini söylüyor.
Mehmet Garip Tanyıldızı/Akşam
Epstein'ın dünyası
Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'la ilgili belgelerin çok az bir kısmı kamuoyu ile paylaşıldı.
3 milyondan fazla yeni belgenin açıklandığı dosyada devlet başkanlarından çeşitli kraliyet ailesi mensuplarına, birçok farklı ülkenin bürokratlarından milyarderlere ve bilim, sanat, kültür dünyasına kadar birçok kişinin ismi geçiyor.
Ortaya saçılan belgeler rezaletin boyutlarının görünenden çok daha büyük olduğuna işaret ediyor.
Epstein'ın sapkınlıkları ve ifşa olan ilişki ağı, içinde bulunduğumuz sistemin egemenlerinin gerçek yüzünü de ifşa etti.
Bir kısmına şahit olduğumuz bu ileri derecede sapkınlık ve ilişki ağının nasıl mümkün olduğu ile ilgili ezoterik izahlar yapılıyor.
Ezoterik izahlar sapkınlığın motivasyonunu bir nebze açıklasa da söz konusu ilişki ağının yapısını ve yaygınlığını açıklamaya yetmiyor.
Amerikan başkanlarını, milyarderleri, prensleri, prensesleri, medya patronlarını, büyük şirketlerin CEO'larını, Hollywood ünlülerini, bilim adamlarını Epstein ile ilişki kurmaya iten neydi?
Epstein'ı bir cazibe merkezi haline getiren mekanizma hangi zeminin ürünü?
Bunu anlamak için önce Epstein'ın biyografisine ve yükseliş hikâyesine göz atmak gerekiyor.
Epstein Amerika'da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.
Annesi bir okulda hademe, babası ise çöpçü olarak çalışıyordu.
Çocukken çevresinde en dikkat çeken yönü matematik zekasıydı.
Bunun dışında "sessiz" bir çocuk olmasıyla hatırlanıyor.
1970'lerde Özel Dalton School'da matematik ve fizik öğretmenliği yaparak kariyerine başladı.
Öğrencileriyle "arkadaş gibi" ilişkisi olan havalı ve karizmatik bir öğretmen figüründen bahsediliyor.
Söylentilere göre "etrafı sürekli kız öğrencilerle çevrili ve onlara karşı flörtöz" davranan bir öğretmen...
Ancak "düşük performans" sebebiyle görevden alındı.
Lisans diploması olmadığı halde zenginlerin çocuklarının gittiği bir okulda bu kadar genç yaşta nasıl iş bulmayı başardığı bilinmiyor.
Epstein bankacılık ve finans sektörüyle ilgileniyordu.
Okuldaki bir öğrencisinin babası ile tanışıklığı üzerinden Wall Street'te işe girdi.
Finansal danışmanlık alanındaki "nitelikli" başarısı ve girdiği kompleks ilişkiler sayesinde hızlı bir yükseliş süreci başladı.
Uluslararası ticaret ilişkilerinde aracılık yaptığı bu süreçte bazı insanlara "istihbarat ajanı" olduğunu söylediği öne sürülüyor.
80'lı yıllarda çalıştığı tahsilat acentesi ABD tarihinin en büyük ponzi (saadet zinciri) dolandırıcılıklarından birini gerçekleştirdi.
Epstein şirket çökmeden önce ayrılmıştı.
Patronu saadet zincirinin "mimarının" Epstein olduğunu söyledi.
Epstein'ın gizemli servetinin başlangıcının burada olduğu düşünülüyor.
Danışmanlık yaptığı süreçte kendi finansal yönetim firmasını kurmuştu.
Milyar dolarlık müşteri portföyü arasında bilinen tek milyarder Amerika'nın en büyük şirketlerinden Victoria's Secret'ın CEO'su Leslie Wexner'di.
90'lı yıllarda Wexner'in vekaletini alan Epstein, aynı zamanda vakfın direktörü oldu.
Şirket yöneticileriyle ilişkileri sayesinde moda şovlarına katıldı. Modelleri evinde sık sık misafir eden Epstein model olmak isteyenlerin şirketle çalışmasına yardımcı oldu.
Epstein adını değiştirdiği kendi firmasının ikamet adresini vergi avantajlarından faydalanabilmek için ABD Virgin Adaları'daki St. Thomas adasını gösterdi.
Eski bir Yahudi medya baronun kızı olan sevgilisi ve işbirlikçisi Ghislaine Maxwell, bir arkadaşına Epstein'in özel adasının kameralarla dolu olduğunu ve adaya gelenleri gerektiğinde şantaj için kullanmak üzere videoya kaydettiğine inandığını söyledi.
Epstein'in serveti ve gücü gün geçtikçe katlandı.
2000'li yıllara gelindiğinde Epstein, fuhuş ve reşit olmayan kızlara cinsel istismar suçlamaları ile gündeme geldi.
Ömür boyu hapis cezasıyla yargılanabileceği dehşete düşüren suçlamalara rağmen 2008 yılında savcılıkla Epstein arasında anlaşma yapıldı. 18 ay hapis cezası aldığı süreçte özel izinle dışarı çıkabiliyordu ve 13 ay sonra şartlı tahliye ile serbest bırakıldı.
2019'da yeniden tutuklandıktan sonra yargılama süreci devam ederken resmi kayıtlara göre kendini asarak intihar etti.
İntiharı üzerindeki şüpheler devam ediyor.
Genel hatlarıyla Epstein'ın biyografisi bu yükselişin şifresinin ilişki ticareti olduğunu gösteriyor.
Epstein servetini üreterek değil aracılık yaparak, ağ kurarak yani network ile elde etti.
Epstein'ın dünyası ilişkilerin işlevsellik ve fonksiyonlar üzerine kurulduğu bir dünyaydı.
Onunla ilişki kuran insanları şantaj silahı ile kendisine mecbur ederek korunaklı bir özerk alan inşa etti.
Mekânsal izolasyonu ve hukuki muğlaklığı sağladığı şahsına ait ada ve özel jetlerle tamamen denetim dışı bir mekanizma kurdu.
Mağdurların profili de bu mekanizmayı ifşa edemeyecek ya da ifşa ettiğinde de kendisine inanılmayacak savunmasız ve güçsüz insanların tercih edildiğine delalet ediyor.
Peki ama kraliyet mensuplarını, hiper zenginleri, ABD başkanlarını bu yapıya dâhil etmek nasıl mümkün oldu.
Tam da Epstein'ın kurduğu bu dokunulmazlık zırhına sahip "elitler dünyası" sayesinde.
Zira Epstein hesap vermenin lağvedildiği bir statü, hukukun olmadığı bir ayrıcalıklı sınıf mensubiyeti vadediyordu.
Epstein'ın uzun süre gizlenebilmesinin ve cezasız kalmasının sırrı buydu.
Politik gücü, sosyete seçkinliğini, aristokratik imtiyazları aşan bir şeydi bu.
Hukukun çifte standardının ötesinde bir hukuküstülüğe tabi olmayı getiren bir sosyal sermaye.
Mevcut tahakküm imkânlarının çok fevkinde bir iktidar kudreti!
Cinsel istismar ve tecavüzleri ise doyumsuz iktidar arzularının ve hırslarının iğrenç bir tezahürü...
Epstein bir suç şebekesi yöneticisinden ziyade, suçtan muafiyet pazarlayan bir aracıydı.
Diğerleri de bu muafiyeti satın almak istediler.





HABERE YORUM KAT