Emekli Subaylardan 'Balyoz'a Tepki

Emekli Subaylardan 'Balyoz'a Tepki

Balyoz darbe planında sadece İstanbul bölgesinde 800'den fazla subayın ismi tasfiye edilecekler listesine girdi. Subayların, uyduruk gerekçelerle tasfiye edilmesinin planlanması emekli askerlerin tepkisine yol açtı:

AK Parti'yi devirmek için hazırlanan 'Balyoz' kod adlı darbe planında aralarında albayların da bulunduğu 823 subayın tasfiyesi öngörülüyordu. Altında dönemin 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ın imzası bulunan plan, emekli askerlerin de tepkisine neden oldu: "İnsanların inançlarından ötürü fişlenmesi utanç vericidir. Böyle bir girişim, vatana ihanetten farksız."

3 Kasım 2002'de seçimle iktidara gelen hükümeti yıkmak için hazırlanan 'Balyoz' kod adlı darbe planı, TSK'da da büyük bir revizyonu öngörüyordu. Sadece İstanbul bölgesinde 800'den fazla subayın ismi tasfiye edilecekler listesine girdi. Subayların, uyduruk gerekçelerle tasfiye edilmesinin planlanması emekli askerlerin tepkisine yol açtı:

Adaleti Savunanlar Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Darbeyi seçenek olarak düşünen kadroların orduda varlığının olduğunu görüyoruz. Bu, beklenen bir durum. 28 Şubat dönemi böyle bir durumda tasfiyeler oldu. Darbeciler, stratejik hedeflerinde bir eylem yaparsak içimizde tehlikeli çatlak olmasın, diye düşünür. YAŞ, hep bu amaçla kullanıldı. Alaturka tuvalet kullanıyor, gümüş yüzük takıyor, bunları irticanın alameti olarak kabul ediyor. İftiralar da oldu. Bir hukuk devletinde insanların kuşkularla, ekmeğiyle ve geleceğiyle oynanmaz. Genelkurmay, bu darbeci damarı söküp atmak yerine, 'yapmaz' diyor. TSK'nın içinde demokratik duruşlu darbeyi seçenek olarak düşünmeyen iradenin de 'artık yeter' demesi lazım. Böyle durumlarda sessiz kalmak efendilik değildir.

Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi: Bugüne kadar yapılan darbelerin 3 dayanağı olmuştur. Birincisi, yasal dayanak bulmuşlar ve cumhuriyeti koruma, kollama görevinden hareket etmişlerdir. İkincisi kadrolaşma. Bu milletin değerlerine zıt ideolojik bir kadrolaşmaya sebep olmuştur. Üçüncüsü, zayıf ve istikrarsız koalisyon hükümet döneminde darbe olmuştur. Bunlardan en önemlisi kadrolaşma. Milletin seçtikleriyle uyuşmayan kadrolaşma, darbelere götüren yol olmuş. TSK'nın darbeci cuntası 28 Şubat öncesinde 1994'ten itibaren yoğun şekilde bu kadrolaşmayı yapmak için dini inançlarını hayatına geçirmiş olan subay ve astsubayların tavsiyesini başlattı. Cuntanın bu ideolojiyi TSK'nın tamamına yaymak için kendisi gibi düşünmeyenleri tavsiyesi yapıldı.

BİZ BU FİLMİ DAHA ÖNCE DE GÖRDÜK

Emekli Albay Durmuş Türemen: İddiaları duyduğumda şoke oldum. İnsanların dünya görüşlerinden dolayı yaftalanmasına ve bundan dolayı ordudan atılmalarına tepkisiz kalamazsınız. Bunu yapmak isteyenler, Cumhuriyet'in devşirmeleridir. Anadolu kültürüyle yetişmiş insanları orduda görmek istemediklerinden ve kendilerini tatmin etmek için böyle tertiplere girişiyorlar. Böyle bir girişim vatana ihanetten farksızdır. Türkiye, bu sahneleri çokça yaşadı. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat sürecinde bunlara şahit oldu. Görünen o ki; bütün dünyanın demokrasi ve insan haklarına yönelik iyileşmeler yaptığı bir dönemde bu planları tertipleyenler, asırların gerisinde olduklarını gösteriyor.

Emekli Hava Binbaşı Gürcan Onat: Orduda demokrasiyi benimsemiş, içine sindirmiş ve millete karşı işlenecek komplolar karşısında durabilecek subayların atılması her dönemde hedeflendi. Onlar şunu istiyor 'darbeye karşı duracak subayları atalım' Bu zihniyet İttihat ve Terakki'ye kadar gidiyor. Ordudan tasfiyenin yoğun olarak yaşandığı 28 Şubat öncesindeki durum devam ediyor. İnsanlar yargılanmadan, kendilerinden sorulmadan görevlerinden uzaklaştırılıyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama bulamazsınız. Genelkurmay, çıkmış bugün diyor ki; 'bize karşı yargısız infaz yapıyorlar.' Ama bu infazı sen de yaptın. İnsanları yargılamadan ordudan attın. Olayın bir de bu tarafından bakmak gerekiyor.

İtiraz etmeyecek kadro istemişler

Jandarma Emekli Kurmay Binbaşı Kemal Şahin: Anlaşılan o ki; darbeciler, kendi kadrolarını oluşturmak istemişler. Kendilerine itiraz etmeyen, verilen emirleri yerine getirecek kadrolarıyla mutlu sonra ermek istemişler. Ordudaki bu tasfiyenin temel nedeni, darbecilerin kendilerine karşı olası bir direnişi kırmak için yaptıklarını görüyoruz. Genelkurmay Başkanı, bunca belge ve ses kaydına rağmen bu bilgileri kamuoyuna sunanları lanetlediğini söylüyor. Kendisi de işin içinde... Demokrasiye inanmış, bu milletin değerleriyle barışık subayların ordudan atılması fikri, başlı başına bir kıyımdır. Böyle bir düşünce zulümdür. Ancak şu iyi bilinmeli ki; halk, oynanan oyunu görüyor. (Zaman)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir