“Eğer seninle mücadeleye/tartışmaya girişirlerse, de ki: 'Allah yapmakta olduğunuzu en iyi bilendir”

“Eğer seninle mücadeleye/tartışmaya girişirlerse, de ki: 'Allah yapmakta olduğunuzu en iyi bilendir”

“Eğer seninle mücadeleye/tartışmaya girişirlerse, de ki: 'Allah yapmakta olduğunuzu en iyi bilendir'. Allah, kıyamet günü, ihtilaf ettiğiniz hususlarda, aranızda hük­medecektir.” (Hac: 68-69)

hacc-68

hacc-69

Öyleyse artık bu insanlar seninle bu konuda asla bir tartışmaya girmesinler. Artık bu insanların sana karşı böyle bir itiraz hakları kalmamıştır. Hakları olmadığı halde eğer insanlar sana bu tür şeylerle itiraz edecek olurlarsa bu konuda onlarla bir tartışmaya da girme. Sen sadece Rabbinin yoluna dâvet et.

İşte ey peygamberim, sen bunu böylece açıkla ve insanları bu dine, Allah yoluna dâvet et. Sen de ey peygamberim, sizler de ey peygamber yolunun yolcuları, bunu insanlara duyurun ve onları Allah yoluna dâvet edin, sizin göreviniz budur.

Evet biz de bunu böylece insanlara duyuracak ve onları Allah yoluna, sırat-ı müstakime dâvet edeceğiz.

Eğer yine de seninle tartışmaya girerlerse; de ki onlara, Allah yaptığınızı çok iyi bilir. Sizinle bizim aramızda bir tartışma konusu yoktur. Rabbim kitabıyla hakkı bu kadar açıklamışken ve ben de size onu Rabbimin istediği biçimde tebliğ etmiş, duyurmuş iken artık onun karşısında inattan başka bir şey yoktur. İnatçı insanlar karşısında da delile ihtiyaç yoktur. Delil hakkı bilmeyen ve hak kendisine beyan edildiği zaman onu kabule hazır olan kimseler için söz konusudur de ve onlardan ayrıl. Çünkü:

Aramızda ihtilâf ettiğimiz konularda yarın Allah hükmünü verecektir. Kim haklı, kim haksız onu yarın ortaya koyacaktır.

Unutmayın ki bir gün öleceksiniz. Bir gün kıyâmet kopar ve her şey biter. İşte o zaman hakkınızdaki hükmünü Allah verecektir. Ve herkes çaresiz O’nun hükmüne boyun eğmek zorunda kalacak.

Aslında o gün vereceği hükmünü Rabbimiz bugün kitabında vermiştir. Bugün elimizdeki kitapta her şey bellidir. Öyleyse ey insanlar, gelin yarın gelsin de o zaman Rabbimizin hükmüne tabi olalım demeyelim. Gelin bugün bu kitabın dediklerine tabi olalım. Eğer bugün bu kitabın dediği gibi bir hayat yaşarsak o gün asla haksızlığa uğraşmayız.

BASAİRUL KUR’AN

Zemahşerî bu ayetleri şu temel çerçevede açıklar:

1. Tartışmanın Kesilmesi ve "Tevekkül" Eğitimi (İlâhî Teselli)

Zemahşerî, ayetin başındaki (وَإِنْ جَادَلُوكَ - Ve in câdûke: Eğer seninle mücadele/tartışma ederlerse) ifadesini açıklarken, buradaki mücadelenin hakikati anlamak için yapılan ilmî bir istişare veya yapıcı bir diyalog olmadığını belirtir. Aksine bu, taassup, inat ve batılda direnmek amacıyla yapılan kısır bir çekişmedir.

Müşrikler veya inkârcılar, deliller ve Kur'an'ın hakikatleri ortada olmasına rağmen laf kalabalığıyla işi yokuşa sürmeye çalıştıklarında, Hz. Peygamber’e onlarla uzun uzun münakaşa etmemesi, vakit kaybetmemesi ve laf yarışına girmemesi talimatı verilmektedir.

2- Ayetin "De ki: Allah yapmakta olduklarınızı en iyi bilendir" bölümü, Zemahşerî’nin tefsirinde bir tehdit, uyarı ve işi hakiki sahibine havale etme (tefviz) makamı olarak değerlendirilir.

Karşıdakiler inatla haktan sapıp hileli yollara saptığında, Hz. Peygamber onlara uzun uzadıya cevap vermeyip işi ilâhî ilme havale edecektir.

Bu ifade aslında onlara şunu hatırlatır: "Siz neyi gizleyip neyi fısıldadığınızı, bu tartışmalardaki niyetinizin hakikati aramak değil inat olduğunu, Allah, söylediğiniz yalanları, inkârınızı ve sergilediğiniz tüm amellerinizi en ince detayına kadar bilmektedir."

3- Hükmün Ertelenmesi ve Nihai Adalet (69. Ayet)

"Allah, anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir" ayeti hakkında Zemahşerî şu inceliğe vurgu yapar:

Dünya hayatı bir imtihan meydanıdır; bu meydanda hak ile batıl sürekli bir mücâdele halindedir. İnatçı kimseler dünyada güçleri yettiğince hakkı örtbas etmeye, bâtılı üstün göstermeye çalışabilirler.

Tartışmaların ve ihtilafların hakiki mahiyeti dünyada her zaman anında tescillenmeyebilir ya da inatçılar dillerini susturmayabilir. İşte bu yüzden nihai mahkeme Kıyamet Günü'dür.

O gün Allah, haklı ile haksızı, mümin ile inatçı kâfiri kesin bir hükümle ayıracak ve kimin hak üzerinde olduğu bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacaktır.

Özetle Zemahşerî'nin Perspektifi

Zemahşerî’ye göre bu iki ayet, Peygamber'e ve inatçı insanlarla karşılaşan davetçilere çok önemli bir usûl ve ahlâk dersi vermektedir: Anlamamakta direnen, haktan ziyade gürültü ve tartışma peşinde koşan kimselerle laf yarışına girmeyin. Hakikati tebliğ ettikten sonra işi, herkesin gizlisini ve açığını bilen Allah’ın ilmine havale edin ve nihai adalet için kıyamet gününün hükmünü bekleyin.

EL KEŞŞAF TEFSİRİ

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir