Aydın Doğan'ın Kanal D ve Star TV'sinin yöneticileri arasındaki hırsızlık kavgası büyüyor. Star'dan Uğur Dündar'ın kendisini emek hırsızlığı ile suçlayan Mehmet Ali Birand'ı TRT'deki dolandırıcılık olayına atıfta bulunarak hedef alması üzerine, dün Kanal D'den yapılan açıklamada, Dündar'ın Doğan Yayın Konseyi'ne şikâyet edildiği belirtildi.
Kanal D yönetiminden www.kanald.com.tr adresinde yapılan açıklamada şu satırlara yer verildi: "Sağlık Bakanı'nın CNN TÜRK-KANAL D ortak haber merkezi adına Mehmet Ali Birand ile Hande Fırat'a verdiği özel demecin, diğer Ana Haber Bültenleri tarafından etik kurallara uyulmadan, hatta kullanılmaması istenmesine rağmen, logoları silinerek ekrana getirilmesi, hele bugün internet sitelerinde, CNN TÜRK ve Kanal D Ana Haber Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Birand hakkında, gazetecilik tartışmasının ötesine taşan ve tamamen kişisel, çok haksız suçlamalarla dolu bir açıklamanın yapılması, tarafımızdan derin bir hayal kırıklığı ile karşılanmıştır. Bu olayın özellikle bizim grubumuzdaki yayıncıları ilgilendiren bölümünün ise, sistemin bundan böyle yayıncılık etiğine uygun işlemesi için, Mehmet Ali Birand'ın talebi üzerine, 'Doğan Yayın Konseyi'ne başvurulması uygun görülmüştür."
Öte yandan kavga kızışınca ve Doğan Grubu bu konuyla gündeme gelince, devreye Aydın Doğan girdi. İddialara göre Birand'a ricada bulunan Aydın Doğan, "Bu işi fazla uzatma ve büyüklüğünü göster" dedi. Birand, Aydın Doğan'ın ricacı olması ve kendisini kırmaması yönündeki konuşması üzerine, bu şikâyet yazısını öğleden sonra siteden kaldırıp geri adım atmış oldu ve kavga da rafa kaldırıldı.
Doğan Yayın Konseyi'nin Başkanı Aydın Doğan... Mehmet Ali Birand ile Uğur Dündar arasındaki kavgada kararı verecek konsey üyeleri ise şu isimlerden oluşuyor; Doğan Heper, Doğan Hızlan, Güneri Cıvaoğlu, Hakkı Devrim, Hasan Pulur, Oktay Ekşi, Özdem Sanberk, Sami Kohen, Şenes Erzik, Prof. Aydın Uğur, Prof. Feride Acar, Afitap Pusat (Genel Sekreter).
Star TV açıklamasında, "Haber merkezimizde hiçbir arkadaşımızın ne hırsızlıktan ne dolandırıcılıktan sabıkası bulunmuyor" ve "bu merkezde hiç kimsenin ve yakınlarının çalıştığı kanala program yapıp satan yapım şirketi de bulunmuyor" noktalarının altı çizilmişti.
Mehmet Ali Birand'ın, halkın vergilerinden kesilen paralarla bütçesi oluşturulan TRT'den haksız kazanç sağlamasını soruşturan müfettişler, Birand'ın hayali şirketler adına faturalar kestirdiğini, karısına aldığı kazakların, kendisine aldığı makosen ayakkabıların parasını, banyosunun musluk tamir faturasını, Çetin Emeç'in cenazesine gönderdiği çelengin parasını bile TRT'ye ödettirdiğini, aynı faturayı birkaç kez tahsil ettiğini bir dedektif gibi iz sürerek tek tek saptamışlardı. Müfettişler ayrıca sahte faturaların bizzat Birand tarafından hazırlandığını Emniyet Müdürlüğü Kriminal Dairesi'nin raporlarıyla da kanıtlamışlardı. Raporun tamamlanıp Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilmesinin ardından, savcılık Birand hakkında, "evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık" suçundan dava açtı. Davaya bakan Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi, Birand'ı suçlu bularak 11 ay 20 gün hapis cezasına mahkûm etti. Yargıtay mahkûmiyet kararını onarken, bu onama kararıyla Mehmet Ali Birand, "evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık" gibi yüz kızartıcı bir suçtan sabıkalı biri haline geldi. (VAKİT)