
Boğulmamak yetmez, yüzmek gerekir
"Nehiyler boğulmamak içindir. Emirler yüzebilmek için. Kur’an insanın kıyıda kalmasını istemez. ‘Sakın düşme’ demekle yetinmez. Der ki: ‘Gir, ama yüz.’ ‘Kaçın, ama aynı zamanda inşa et.’ ‘Temizlen, ama üret.’"
MURAT KURT / HAKSÖZ-HABER
Bir insana yüzmeyi öğretirken yapılan en büyük hata, işi yalnızca “şunu yapma” cümleleriyle sınırlamaktır. Panik yapma, rastgele çırpınma, nefesini tutma.. Bunların hepsi doğrudur; ama hiçbiri tek başına insanı kurtarmaz. Bu uyarılar en fazla boğulmayı geciktirir. Suyun ortasında kalmış birini hayatta tutan şey, nasıl yüzüleceğini bilmesi ve bunu uygulamasıdır.
Kur’an’ın emir–nehiy dengesi tam olarak böyledir.
Allah’ın “yapma” dedikleri, insanı batıran hareketlerdir. Zina, zulüm, yalan, kibir, haksızlık.. Bunlar insanın ayağına bağlanan taşlar gibidir. Onlardan uzak durmak gerekir; çünkü bu taşlarla yüzülmez. Fakat bu taşları bırakmak, insanı kendiliğinden yüzdürmez. Sadece batışı geciktirir.
İşte burada çoğu zaman gözden kaçan hakikat ortaya çıkar...


