1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. Bize bir muhayyile lazım!
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

Bize bir muhayyile lazım!

11 Haziran 2011 Cumartesi 02:46A+A-

Bundan önceki üç yazıda, seçmenin AK Parti'den üç talebi olduğunu yazmıştım: Yeni bir anayasa, sosyal adalet talebi ve Kürt sorununun çözümü.

Başka sorunlar da var: a) Giderek daha belirgin hale gelmeye başlayan toplumsal çözülme, b) Ailenin derin sarsıntı geçirmesi, c) Ahlaki değer ve erdemlerden yoksun bir eğitim sisteminin işlemden geçirdiği bir nesli yarışmacı, rekabetçi, bencil, sosyal sorumluluğu zayıf ve bir ölçüde bohem hayat tarzına ve nihilizme açık hale getirmesi. d) Ergenekon davasıyla sembolleşen siyasi rejimin siyaset dışı güçlerin etkisinden, darbe veya müdahale tehlikelerinden salim kılınması. e) Köklü bir yargı reformu ve başka sorunlar.

Sorunların olması gayet tabii. Toplumsal hayat, sorunlar aşılarak tabii mecrasında akıp gider. Korkulması gereken, çözümsüzlüğe mahkûm olmaktır. Bir sorunu çözme yöntemini (usul) bilenler kaygı ve çatışmalara sürüklenmeden normal hayatlarına devam ederler. Bana göre iyi bir anayasanın temel özelliği, şu veya bu siyasi görüşün, etnik, mezhebi, sınıfsal grubun kendince 'mükemmel metin' yazıp toplumun onayına sunulması değil, toplumun var olan yelpazelerinin müzakereye katılarak ortak paydalar üzerinde anlaşması ve ortaya çıkacak sorunları nasıl çözeceklerine dair bir usulü belirlemesidir.

Bir siyasi partinin kendi dünya görüşünü, arzu ve iradesini başkalarına kabul ettirmeye çalışması veya demokratik rejimi kendi öngörülerine göre şekillendirmeye çalışması ayrışma ve çatışma sebebidir. Partiler bir kesimin yakın sözcüleri ve temsilcileri olabilir, ama toplumun bütününü kendi siyasi görüşleri içine hapsetme gibi totalitarist bir iddianın sahipleri olamazlar.

Türkiye'de siyasi partiler, Meşrutiyet ve Cumhuriyet'ten devraldığı miras sonucunda açık veya gizli böyle bir iddia ve yönelim içinde olmaktan kendilerini kurtaramamışlardır. Bunu yeni dönemde AK Parti değiştirebilir, farklı bir siyaset çerçevesi ortaya koyabilir.

AK Parti, siyasetin merkezine doğru yönelirken yazık ki diğer sağ partiler gibi 'kalkınmacı' bir kimliğe bürünüyor. Başbakan'ın seçim beyannamesini açıkladığı 16 Nisan'dan bu yana gündeme gelen bilumum projeler kalkınmacı, fazlasıyla iri, maddi cesameti daha çok büyütücü, büyük ve en büyük özelliklere sahipler. Dahası 'çılgın' sıfatını almayı hak edecek kadar da şaşkınlık vericidirler. Refah, milli gelir artışı, üretim vb. sorunlar tabii ki önemli, ama çok daha derinde bu toplum bir arada yaşama iradesini kaybetmekle karşı karşıya. Adalet, aile ve ahlaki hayatı mümkün kılma çabası neredeyse birkaç kaygılı entelektüelin fantezisi gibi algılanır oldu. Oysa durum öyle değil.

Bu toplumun acil olarak ahlaki ve sosyal olarak takviye edilmeye ihtiyacı var. Bu, devletin veya hükümetlerin işi değildir; büyük ölçüde siyasete belli uzaklıkta durması gereken İslami-sivil cemaat veya başka sosyal-sivil oluşumların görevidir. Siyasi iktidar her şeyi temellük etme hatasına düşerse, her sene seçimler yenilense bile, sonuçta sistem totalitarizme kayar.

Yeni bir toplumsal sözleşme akdetme aşamasına gelmişken, yeni bir muhayyileye ihtiyacımız var, AK Parti yeni politikalarla bunun önünü açmalı. Bu muhayyile toplumsal yelpazede yer alan bütün grupların (dini, mezhebi, etnik, sınıfsal) arzu ve özlemlerini, talep ve sorunlarının çözümünü ihtiva etmeli. Bunun için de bu toplumun ortak aklını, ortak duygu ve yönelimlerini, ideal ve hayallerini yansıtmalı. Bizi heyecanlandıracak, birbirimize yakınlaştıracak, yeni sinerji katacak bir muhayyile.

Patlama ve çatışmaların sürdüğü Ortadoğu bizi izliyor. Ortadoğu'ya Batı'yı tekrar eden, cesamete ve adaletsizliğe dayalı kalkınmacı programlar, geç kalmış milliyetçilikler, artan yoksul nüfusu, duyarsızlaşan zengin zümreleri ve "daha büyük Türkiye" idealiyle yol gösteremeyiz, onları da kendimizle beraber batırırız. Kolektif hafızası, asli referans çerçevesi ve birikmiş enerjisiyle bu toplum, bölgeyi içine alacak genişlikte bir muhayyile çizebilir. İktidar sadece duyargalarını açsın, antenlerini doğru yöne çevirsin, toplumun önünü açsın, yeter.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT