Binden fazla Filistinli Ulusal Konsey için seçim talep etti

Binden fazla Filistinli Ulusal Konsey için seçim talep etti

Binden fazla Filistinli, Ulusal Konsey'in atama yerine seçim yoluyla yeniden oluşturulmasını ve Filistinlilerin dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın seçme ve seçilme hakkına sahip olmasını talep eden bildiriye imza attı. Girişim, Filistin siyasi kurumlarının temsil ve meşruiyetinin seçimlerle yenilenmesi çağrısını öne çıkarıyor.

Filistinli binden fazla kişi, seçim yerine atama yönteminin kullanılmasına karşı çıkan ve özgür, kapsamlı seçimlerle ulusal meşruiyetin yenilenmesini talep eden bir bildiriye imza attı.

Batı Şeria, Gazze Şeridi, Kudüs, 1948 toprakları ve diasporadaki Filistinlileri kapsayan girişim, Filistin Ulusal Halk Eylemi Komitesi tarafından geçen ağustos ayında başlatıldı.

Bildiride, Filistin Ulusal Konseyi'nin seçim temelinde yeniden oluşturulması ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Filistinlilerin kendi temsilcilerini seçebilmesi talep ediliyor. Metinde ayrıca dışlama, marjinalleştirme ve seçim sürecine müdahaleye karşı çıkılıyor.

Bildiriyi hazırlayanlar, “ulusal meşruiyetin kaynağının Filistin halkı olduğunu” belirterek özgür, adil ve kapsamlı seçimlerin temsilcileri ve liderleri belirlemenin yolu olduğunu savunuyor.

Seçimlerin Filistinlilerin tamamını kapsaması isteniyor

Bildiride, tüm Filistinlilerin herhangi bir dışlama veya ayrımcılık olmaksızın seçme ve aday olma hakkına sahip olması talep ediliyor.

Ayrıca adaylar ve siyasi güçler arasında fırsat eşitliğinin sağlanması, seçimlerin hile, manipülasyon ve müdahaleden korunması ve seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi çağrısı yapılıyor.

Bildirinin öne çıkan taleplerinden biri de diasporadaki Filistinlilerin seçimlere katılımı.

İmzacılar, Filistin dışında yaşayanların da Filistin halkının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve mültecilik veya diaspora durumunun ulusal karar alma süreçlerine katılım hakkını ortadan kaldırmadığını belirtiyor.

Bu kapsamda Ulusal Konsey'in, mülteci kampları ile Arap ve diğer ülkelerdeki Filistinli topluluklar dahil olmak üzere dünyanın farklı bölgelerindeki Filistinlileri gerçek ve adil biçimde temsil etmesi isteniyor.

İmzacılar birçok ülkeden

Bildiriye göre imzalar Türkiye, Suriye, Ürdün, Lübnan, İngiltere, İsveç, Katar ve Almanya'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülkede yaşayan Filistinlilerden geldi.

Suriye'deki imzacılar arasında Şam'ın yanı sıra Yermük, Hüsayniye, Sıbeyne ve Han eş-Şeyh mülteci kamplarında yaşayan Filistinliler de bulunuyor. Güney Suriye'deki Tel Şihab ve el-Müzeyrib gibi bölgelerden de imzacıların olduğu belirtiliyor.

Organizatörlere göre imzacılar akademisyenler, üniversite öğretim üyeleri, gazeteciler, yazarlar, doktorlar, mühendisler, avukatlar, hukukçular, sendikacılar, araştırmacılar ve sivil toplum aktivistlerinden oluşuyor.

Siyasi ve akademik isimler de imzaladı

Bildiriyi imzalayanlar arasında Mustafa el-Bergusi, Vaddah Hanfer, Hasan Hureyşa, Muin et-Tahir, Salah Salah, Fayiz Ebu Şemale, Ahmed Guneym, Arib er-Rantavi, Macid ez-Zir, Sami el-Arayan, Muhsin Salih, Usame Ebu Erşid ve Ömer Assaf gibi isimlerin bulunduğu aktarılıyor.

Listede ayrıca Filistin Ulusal Konseyi üyesi Semir Uveys'in yanı sıra çok sayıda akademisyen, gazeteci, hukukçu ve sivil toplum temsilcisinin yer aldığı belirtiliyor.

“Meşruiyet atamayla verilmez”

Bildirideki talepler, yalnızca Ulusal Konsey'in nasıl oluşturulacağı meselesiyle sınırlı tutulmuyor; Filistin siyasi meşruiyetinin kaynağına ilişkin daha geniş bir tartışma da ortaya konuyor.

İmzacılar, siyasi veya idari makamların atanmasının halkın tercihinin yerine geçirilmesine karşı çıkıyor.

Bildirinin sonuç bölümünde, ulusal meşruiyetin atamayla verilmediği ve fiili durum dayatmasıyla oluşturulamayacağı, bunun Filistin halkının özgür iradesinden kaynaklanması gerektiği savunuluyor.

Girişim, Filistin Kurtuluş Örgütü ve kurumlarının geleceği ile Filistin siyasi sisteminin yeniden yapılandırılması ve temsili kurumların meşruiyetinin yenilenmesine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde gündeme geldi.

Bildiriyi imzalayanlar, Filistin'in farklı bölgelerinde ve diaspora topluluklarında yaşayanların seçimlere katılabilmesinin, ulusal temsilin yeniden yapılandırılmasının temel unsurlarından biri olması gerektiğini savunuyor.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir