
Bassem Naim: Mladenov gerçekleri çarpıtıyor, işgal yönetimi mutabakata uymak zorunda
Hamaslı yetkili Bassem Naim, Nikolay Mladenov’un Gazze anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin yayımladığı yol haritasını “gerçekleri çarpıtmak”la suçladı.
Hamas Siyasi Büro Üyesi Dr. Bassem Naim, Barış Konseyi temsilcisi Nikolay Mladenov’un, Gazze’ye yönelik savaşın durdurulmasına ilişkin Trump planının ikinci aşamasına dair yol haritasını kamuoyuna servis etmesini sert sözlerle eleştirdi. Naim, söz konusu belgenin Filistinli gruplara müzakere heyeti üzerinde baskı kurulması amacıyla iletildiğini belirtti.
Basın açıklamasında konuşan Naim, “Ciddi müzakereler medya üzerinden yürütülmez. Mladenov’un bu belgeyi yayımlaması, halk baskısı oluşturarak dayatmaları kabul ettirme girişimidir. Bu belge, asıl planın gerçeklerini çarpıtıyor ve tehlikeli sonuçlarını gizliyor.” ifadelerini kullandı.
Direnişin müzakerelere ve ikinci aşamanın uygulanmasına bağlı olduğunu vurgulayan Naim, bunun Netanyahu hükümetinin keyfi yorumlarına göre değil, anlaşmanın tüm maddelerine bağlı kalınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Naim, anlaşmanın ilk aşamasının insani boyut içerdiğini ve direnişin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ifade ederek, siyonist işgal rejiminin ise her gün saldırılarını sürdürdüğünü ve günlük ihlal sayısının 13’ü geçtiğini kaydetti.
“Katliamlar sürüyor”
Direniş lideri, anlaşmanın imzalandığı 9 Ekim’den bu yana yaklaşık 900 Filistinlinin şehit olduğunu, 2600 kişinin de yaralandığını belirtti.
Gazze’ye bugüne kadar tek bir çimento torbası, ahşap parçası veya cam levhanın dahi sokulmadığını söyleyen Naim, anlaşmada sağlık, eğitim ve altyapının kısmi yeniden inşasının açıkça yer aldığını hatırlattı.
Refah Sınır Kapısı’nın da yaşayan esirlerin tesliminden üç gün sonra açılması gerektiğini belirten Naim, işgal rejiminin “sarı hat” olarak bilinen bölgede her gün ilerleyerek kontrol alanını yüzde 53’ten yüzde 60’a çıkardığını ifade etti.
“Silah meselesi işgalle bağlantılıdır”
Basim Naim, Mladenov’un tüm süreci yalnızca “silah meselesine” indirgediğini belirterek bunun BM kararlarını ve Trump planında yer alan diğer maddeleri görmezden geldiğini söyledi.
Naim, Filistin direnişinin silah konusunu işgalin varlığıyla doğrudan bağlantılı gördüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Direnişin silahı, halkımızın işgale karşı her türlü meşru direniş hakkının bir parçasıdır. Bu hak, işgal altında yaşayan tüm halkların doğal hakkıdır.”
Direniş güçlerinin halkın yüksek çıkarları adına büyük esneklik gösterdiğini belirten Naim, uzun vadeli ateşkes ve uluslararası garantiler çerçevesinde silahların yalnızca tam egemen bağımsız Filistin devletine teslim edilmesini önerdiklerini söyledi.
“Tek otorite ve tek silah ancak bağımsız devletle mümkündür”
Naim, “tek otorite, tek yasa ve tek silah” ilkesine prensipte karşı olmadıklarını ancak bunun ancak meşru ve seçilmiş bir yönetim ile bağımsız Filistin devletinin varlığı halinde mümkün olacağını dile getirdi.
Hamas’ın bir buçuk yıldır Mısır arabuluculuğunda Filistin yönetimiyle Gazze’nin savaş sonrası idaresi konusunda görüşmeler yürüttüğünü kaydeden Naim, ulusal birlik hükümeti veya teknokrat hükümeti kurulmasının İsrail vetosu nedeniyle engellendiğini ifade etti.
Direnişin uluslararası güçlerin taraflar arasında tampon görev üstlenmesine de olumlu yaklaştığını belirten Naim, bunun Filistin’in iç işlerine müdahale anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi.
“Halkın ihtiyaçlarını pazarlık konusu yapmak şantajdır”
Basim Naim, Gazze halkının temel insani ihtiyaçlarının müzakerelerde baskı unsuru haline getirilmesini “açık şantaj” olarak nitelendirdi.
Naim, bunun Filistin halkının direniş iradesini kırma ve Netanyahu’nun iki yıldır savaş ve soykırımla başaramadığı hedefleri gerçekleştirme girişimi olduğunu ifade etti.
Hamas yetkilisi, siyonist işgal rejiminin ilk aşamadaki tüm taahhütleri açıkça ihlal ettiğini ve gelecekte yapılacak anlaşmalar için de hiçbir güvence bulunmadığını söyledi.
Ayrıca Filistin halkını direnişe karşı kışkırtma girişimlerinin başarısız olacağını vurgulayan Naim, arabulucular ve ABD’li garantörlerin öncelikle işgal rejimini mevcut anlaşma maddelerine uymaya zorlaması gerektiğini belirtti.
Naim açıklamasının sonunda, Hamas’ın müzakere sürecine ve tüm aşamaların tamamlanmasına bağlı olduğunu yineledi ancak kalıcı güvenlik ve istikrar için işgal rejiminin anlaşma yükümlülüklerini yerine getirmesinin şart olduğunu kaydetti.



HABERE YORUM KAT