Sahel bölgesinde gerilim, El-Kaide bağlantılı "Nusretü'l İslam ve'l Müslimin" (JNIM) grubunun Mali ve Burkina Faso'daki 18 askeri noktaya düzenlediği eş zamanlı saldırılarla yeni bir boyuta ulaştı. Bölgede Mali ordusu, Rus askeri unsurları, cihatçı gruplar ve bağımsızlık yanlısı Tuareglerin oluşturduğu Azavad Kurtuluş Cephesi (FLA) arasında çok cepheli çatışmalar devam ediyor.
Karşılıklı Çelişkili Açıklamalar ve Sahadaki Durum
Çatışmaların bilançosuna dair taraflardan gelen açıklamalar büyük farklılıklar gösteriyor:
Mali Ordusu: Genelkurmay Başkanı General Elisée Jean Daou, kuzey ve orta bölgelerde yürütülen operasyonlarda Azavad Cephesi ve JNIM üyesi 1000'den fazla silahlı militanın etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Hükümet güçlerinin 30 kayıp verdiğini belirten Daou, örgütlere ait yüzlerce araç ve lojistik malzemenin imha edildiğini açıkladı.
Azavad Cephesi (FLA): Hükümetin iddialarını reddeden cephe, Mali ordusu ve Rus askeri müfrezesine (eski adıyla Wagner, yeni adıyla Afrika Kolordusu) ağır kayıplar verdirdiklerini ve çok sayıda askeri dron düşürdüklerini iddia etti.
JNIM, 4 Temmuz'dan bu yana sivil milislere ve askeri üslere yönelik geniş çaplı koordineli saldırılar gerçekleştirdiğini açıklayan örgüt; Bamako'nun batısındaki Sevare, Soufara ve Kenieroba gibi kritik noktaları hedef aldığını belirtti.
Cezayir'in Dönüşü ve Diplomatik Çözüm Arayışı
Bu askeri tırmanış, nisan ayında Cezayir ordusunun sınır yakınlarında bir Mali dronunu düşürmesiyle zirveye ulaşan Cezayir-Mali diplomatik krizinin yumuşama eğilimine girdiği döneme denk geldi. Geçtiğimiz günlerde iki ülke hava sahalarını yeniden açtı ve karşılıklı büyükelçilerini görev yerlerine iade etti.
Bu yakınlaşma, "Cezayir bölgede yeniden arabulucu olabilir mi?" sorusunu gündeme getirdi. Cezayir, 2015 yılında Mali hükümeti ile Tuareg hareketleri arasında imzalanan "Cezayir Barış ve Mutabakat Anlaşması"nın hamisi konumundaydı. Mali ordusunun Fransız birlikleri ve BM misyonunun (MINUSMA) çekilmesinin ardından tamamen Rusya desteğine dayanarak yürüttüğü askeri stratejinin sahadaki şiddeti durdurmada yetersiz kalması, diplomatik kanalları yeniden ön plana çıkarıyor.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.