"Barış Grubu"ndan 29 PKK'lı Serbest Bırakıldı

"Barış Grubu"ndan 29 PKK'lı Serbest Bırakıldı

Irak'taki Kandil ve Mahmur bölgelerinden gelen ve savcılıkça ifadeleri alınan 34 PKK üyesinden 29'u serbest bırakıldı. 5 PKK'lı da tutuklanma talebiyle sorgu hakimliğine sevk edildi. MHP Başkanı Bahçeli yine ırkçı ifadelerle gelişmelere sert cevap verdi.

Kürt açılımı yönünde atılan adımlara katkı mahiyetinde PKK'lılar beklenildiği üzere tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldılar. Dört saat süren sorgulamadan sonra gruptan beş kişi için ise tutuklama isteminde bulunuldu. Beş kişi hakkındaki tutuklama isteminin kararını, Habur'a gelen Silopi Sulh Ceza Hakimi verecek. Beş kişiden üçünün Kandil'den, ikisi Mahmur mülteci kampından olduğu haberleri geldi. Sorgulama sonuçlarının gün içerisinde netleşmesi bekleniyor.

Grubun dört saat kadar süren sorgularına 45 avukat da katıldı. Gruptaki 4 çocuğun ifadesi alınmadı. Avukatlar, ifadeleri alıp işlemleri yapan savcıların, beş kişinin "örgüt üyeliği" suçlamasıyla tutuklu yargılanmasını istediğini aktardılar.

Abdullah Öcalan, Kürt Sorunu'nun çözümüne ilişkin AKP açılımının tıkandığını söylemiş ve "barış gruplarının", iyi niyet jesti olarak Türkiye'ye gitmesini istemişti.

Öcalan'ın çağrısı sonrası, sabah saatlerinde Kandil Dağı'ndan hareket eden dördü kadın 8 PKK'lı ile Mahmur Kampı'ndan hareket eden ve aralarında 4 çocuk ile 9 kadının da bulunduğu 26 kişilik mülteci grubu Erbil-Musul Karayolu'nda buluştular ve birlikte Türkiye'ye giriş yaptılar.

Vali Yardımcısı'na Mektup

PKK'ya yakınlığıyla bilinen Fırat haber ajansı, grubun Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra Kürt sorununun çözümüne ilişkin talepler içeren bir mektubu Şırnak Vali Yardımcısı Abdullah Akdaş'a verdiklerini yazdı.

Habere göre grubun verdiği mektupta dile getirilen istekler arasında, Abdullah Öcalan tarafından sunulan yol haritasının açıklanması, operasyonların durması, Kürtlerin ifade, siyaset özgürlüklerinin ve Kürtçe ile ilgili kültürel hakların yaşama geçirilmesi ve anayasanın demokratikleştirilmesi bulunuyor.

DTP'nin 'Ortak Akıl' Beklentisi

Öte yandan aralarında Demokratik Toplum Partisi eş başkanları Ahmet Türk ve Emine Ayna, Şırnak milletvekilleri Hasip Kaplan, Sevahir Bayındır, Muş Milletvekili Sırrı Sakık ve Batman Milletvekili Ayla Akat'ın da bulunduğu bir grup milletvekili ile DTP'li belediye başkanları da Silopi ilçesinde basın toplantısı düzenlediler.

Ahmet Türk, basın toplantısında "Türkiye'nin en hassas ve can alıcı sorununun tartışmaya açılmış olmasını bile çok önemsiyoruz" dedi ve "Beklentimiz ortak aklın ortaya çıkması" diye konuştu.

Bazı çevrelerin ve siyasi partilerin hesaplarını ırkçılık ve milliyetçilik üzerine kurarak süreci sabote etmeye çalıştığını söyleyen Türk, AKP hükümetinin de bunun etkisiyle savrularak geri adım attığını kaydetti.

PKK ve mültecilerden oluşan grubun gelişini "teslim olmak" diye ifade etmenin doğru olmadığını savunan Türk, "Barış grupları tıkanan sürecin önünü açmak için gelmektedir. PKK'nın savaşta değil barışta ısrarcı olduğunun göstergesidir. Devlet bir adım atarsa, PKK on adım atacaktır" diye konuştu.

Bunu hükümetin elini güçlendirecek bir yaklaşım olarak değerlendirmek gerektiğini söyleyen Ahmet Türk, 1999 yılında Türkiye'ye dönen PKK'lı grupların ağır hapis cezalarına çarptırıldığını hatırlatarak, bu kez geçmişten ders çıkarılarak farklı karşılanmaları gerektiğini savundu.

Benzer Girişimlerde Ne Olmuştu?

Gazeteci Kadir Konuksever, benzer bir sürecin yaşandığı 22 Eylül 1999 tarihinde, Abdullah Öcalan'ın, Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirildikten sonra yaptığı bir çağrıyla PKK'dan, 22 Eylül 1999 tarihinde "iyi niyet adımı" olarak iki ayrı barış grubunun gönderilmesini istediğini söylüyor.

1 Ekim 1999 tarihinde 8 kişilik bir grup Türkiye'ye giriş yaparak güvenlik güçlerine teslim olmuş ve tutuklanarak Muş E Tipi Cezaevi'ne gönderilmişti.

Öcalan'ın ikinci barış grubu çağrısından sonra 29 Ekim 1999 tarihinde Viyana'dan havayoluyla Türkiye'ye giden Avrupa'dan bir grup ise yargılanmış ve 7 ila 15 yıl arasında hapis cezaları almışlardı.


Bakan Atalay: 100-150 Kişi Gelecek

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, açılım çalışmalarında gelinen son noktayı bugün gazetecilere anlattı. "Eve dönüş"ün, demokratik açılım sürecinin bir safhası, planın bir parçası olduğunu söyleyen Bakan Atalay, "İlk gelen grubun 100-150'ye tamamlanmasını bekliyoruz. Avrupa'dan da eve dönüş olabilir. Daha iyi haberler duyabiliriz" dedi.

İçişleri Bakanı Atalay, Rixos Otel'de basın yayın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle kahvaltıda bir araya geldi. "Demokratik açılım" paketi ve "eve dönüş" süreciyle ilgili bilgiler veren Atalay, bu süreçte toplumun her kesiminden destek gördüklerini belirtti. Bakan Atalay, gelinen noktayı "Hepimizin ortak başarısıdır" diye niteledi.

Atalay, "Avukatlar ve DTP'lilerden daha fazla sorumluluk bekliyoruz. Önümüzdeki günlerde daha iyi şeyler duyabiliriz" dedi.

Kuzey Irak'ın artık PKK'nın rahat edeceği bir yer olmaktan çıktığını belirten Atalay, "İlk gelen grubun 100-150'ye tamamlanmasını bekliyoruz. İyi bir planla sonuca doğru ilerliyoruz. En kısa zamanda iki bakan Erbil ve Musul'a gidecek" dedi.

"Büyük hassasiyetler gerekiyor"

Atalay, "Büyük hassasiyetler gerekiyor. Bu herhangi bir konu değil. Sabırla sonuçlar alınacak. DTP'nin, vatandaşların hassasiyetleri gerekiyor. Süreç içinde yanlışlıklar olmaması için herkesin daha sorumlu davranması gerekiyor. İlk grupta bazı şeyler daha çabuk olabilirdi. Bazı gecikmeler yaşandı" dedi.

Gerekli hassasiyetlerin gösterilmesi halinde sürecin daha sağlıklı işleyebileceğini vurgulayan Atalay, "Bunun devamını bekliyoruz. Açıkça şunu ifade edeyim, dağdaki insan da bunun bir çıkmaz sokak olduğunu görüyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak terörü bitirmek istiyoruz. Devletin bütün unsurları bu konuda kararlıdır. İnşallah önümüzdeki günlerde daha iyi haberler duyacağız" diye konuştu.


MHP'den Beklenen Tepki: "Alkışlananlar Hacı Değil PKK'lı!"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantında AKP'ye yüklendi. Gündeminde Azerbaycan meselesi ve dün teslim olan PKK'lılar vardı.

Geçen hafta Erdoğan Alparslan Türkeş'in Ermeniler'le yaptığı görüşmeyi hatırlatmıştı. Bahçeli bu hafta ona yanıt verdi. "Başbakan'ın merhum Türkeş'i örnek alması sevindiricidir" dedi ve ama Erdoğan'ı Türkeş'in ırkçılık içeren sözüyle cevap vermeyi de ihmal etmedi: "Kendisine Türkeş'in şu sözlerini de hatırlatıyoruz: Burası Türkiye'dir. Köyümüz, kentimiz neresi olursa olsun Türkiye'dir. Türkiye'de yaşayan herkesin aşireti, etnik kökeni ne olursa olsun hepsinin adı Türk'tür."

Bahçeli'nin ikinci gündemi dün teslim olan PKK'lılardı. Bu konuda çok sert konuşan Bahçeli PKK'lıların alkışlarla karşılanmasını çok eleştirdi ve "Alkışlarla karşılanan Mekke'den dönen hacı kafilesi değildir. Bunlar ellerine şehitlerin, bebeklerin, binlerce vatandaşımızın kanı bulaşmış hain teröristlerdir." dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir