HAKSÖZ HABER
Azerbaycan'da Aliyev rejimi İslami değerlere dönük düşmanlığını arttırarak sürdürüyor. Siyonist çete ile ilişkisini dünya kamuoyundan gizleme ihtiyacı dahi duymayan Azerbaycan'daki otoriter rejim eğitim kurumlarında başörtüsü yasaklarıyla da İslam dünyasında gündemde.
İslami Dayanışma Platformu, Azerbaycan'daki başörtüsü yasağını telin etmek ve Türkiye kamuoyundaki kirli propagandalara dikkati çekmek için Saraçhane'de toplandı.
Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından sözü alan Necmettin Irmak, Azerbaycan'daki başörtüsünün zalimlerin karakteristik özelliklerinden birisi olduğunu vurguladı.

"Sırf Allah'a iman edip başlarını örtmeleri sebebiyle kardeşlerimizin karşılaştığı yasak ve engelleme Medine'de Beni Kaynuka'dan beri yaşanmaktadır. Müslüman kadının başörtüsüne karşı gösterilen nefret İslam'a düşmanlığın en bariz göstergesidir. Türkiye’de de rejimin İslam düşmanlığı uzun yıllar bunun üzerinden kendisini gösterdi. Vaziyet buyken Azerbaycan'daki rejimin tarihten ders çıkartması gerekmektedir. Başörtüsünü yasaklayarak bir yere varamazsınız. Varacağını yer anca ateştir! Müslüman kadının hicabını hedef almak zalimlerin en çok neyden rahatsız olduğunu da gösteren ibretlik bir olaydır. Müslümanların kimliklerini ibraz ederek toplum içerisinde var olma ihtimalleri dahi onları korkudan delirtiyor. Korkunun ecele faydası yok! Azerbaycan yönetimi yaptığı hatadan dönmezse bunun ne demek olduğunu anlayacaktır! "
Rıdvan Kaya, Azerbaycan'daki başörtüsü düşmanlığına karşı Türkiye’deki sessizliğin kabul edilemez olduğunun altını çizdi.

"Bugün Karadağ'ın Ermenistan' ın işgalinden kurtuluşunun altıncı yılı. Aliyev, Karabağ özgürlüğüne kavuşunca Kur'an-ı Kerim'i öpüp başına koyuyordu. Bugün ise o Kur'an-ı Kerim'in emri Aliyev tarafından yasaklanıyor. Karabağ Ermenistan işgali altındayken kızlarımız başörtülü bir şekilde okula gidebiliyordu. Aliyev, Siyonistlerle oturup kalkanların sonlarının ne olduğunu görmek istiyorsa Trump'a baksın. Aliyev rejiminin savunucuları ve trolleri başörtüsü yasağına karşı çıkan Müslümanları hedef alıyorlar. Müslümanlar yeryüzünün neresinde bir zulüm varsa buna karşı çıkarlar. Hicab yasağına Fransa, Tunus veya Türkiye fark etmez her yerde de ve tabi ki Azerbaycan'da da olsa karşı çıkarız. Münkere karşı çıkmak bizim vazifemizdir. Azerbaycan'daki kardeşlerimizin direnişi kutlu olsun. Biz elimizden gelen tüm güçle onların sesi olmaya devam edeceğiz. Ümmet kardeşliği bunu gerektirir.
Bakü'de cadılar bayramı kutlanıyor. İnsanlık dışı görüntüler sergileniyor. Bunlara özgürlük denirken Allah'ın emrini yerine getiren Müslümanlara düşmanlık ahlaksızlık ve vicdansızlıktır. Gazze'de soykırıma maruz kalan çocukların ahıyla Azerbaycan'da okul kapısında geri döndürelen çocukların gözyaşı zalimlerin peşini asla bırakmaz! Saçma sapan iddialarla hicab yasağını telin eden Müslümanları hedef alarak hiçbir yere varamazsınız! Zavallı sözlerinizle kendinizi komik duruma düşürmeyin. Türkiye’de ise siyasi iktidar ne gerekçe ile Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına karşı sessiz kalması kabul edilemez. İktidar kadroları başörtüsü yasağının ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Sessizliğiniz sizin için utanç vesilesidir!
Türkiye’deki bir takım hukuk dışı yargılamalarla Müslümanlar hedef alınıyor. Terör finansmanı denilerek İslami STK'ların hedef alınması da Seyyid Kutub'un eserlerinin yasaklanması da zulümdür. BM kürsülerinde Fransa'daki İslam düşmanlığına karşı çıkıp mazlumların sesi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan dünya beşten büyüktür derken Aliyev'den küçük olduğunu mu düşünüyor? Dualarımız ve sözlerimiz, eylemlerimizle Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında olacağız! Her fırsatta bu zulmü karşı taraf olacağız ve safımızı mazlumlardan yana tutacağız. Azerbaycan'da direnen kardeşlerimize buradan selam ediyoruz. Mücadeleniz mübarek olsun."
Abdullah Aslan, Azerbaycan'daki başörtüsü düşmanlığının ilhamını Siyonist çeteden aldığını ifade etti.

"Gazze'de yetmiş çadır sular altında. Kardeşlerimiz Siyonist çete yetmezmiş gibi kış şartlarıyla da mücadele ediyorlar. Tüm ümmetin Gazze ile birlikte olması gerekirken Azerbaycan'daki başörtüsü yasakları gündemi alt üst etmiş durumda. Türkiye’de de benzer bir süreç yaşanmış ve hicab yasaklarıyla Türkiye yıllarını kaybetti. Ancak direniş zulme galebe çaldı ve Türkiye’de başörtüsü yasağı büyük oranda son buldu. Siyonist rejimle kol kola olan Azerbaycan'ın tavrı kimlerden ilham aldığını da özetliyor. Türkiye'nin Filistin konusundaki tutumundan rahatsız olduğu iddia edilen Aliyev rejimi şimdi ise başörtüsüne açıktan savaş açmış durumda. Siyonist çeteyle normalleşen herkes kardeşleriyle hesaplaşıyor. Zalim rejimler Siyonist çeteyle bir araya gelmenin doğal sonucu olarak başörtüsüne de savaş açıyorlar. Türkiye’nin Filistin halkından yana olan tavrı bu zalimleri de pekala rahatsız ediyor. Türkiye ise Azerbaycan'ın bu tavrını görmeli ve ona göre gerekli tepkiyi göstermelidir. Kardeşlik her konuda sessiz kalınmasını gerekli kılmaz. Aksine kardeşinin hayrı için onun yaptığı zorbalığa engel olmayı gerektirir. Aliyev rejimi bir an önce başörtüsüne karşı gösterdiği düşmanca tutumu sonlandırmalıdır. Başörtüsüne özgürlük gelmediği her gün tepki büyüyecek ve hiç arzu etmediğiniz bir sonla karşılaşacaksınız!"






























