Hz. Peygamber'e hakarete koruma, haklı tepkiye yargı sopası

Hz. Peygamber'e hakarete koruma, haklı tepkiye yargı sopası

Leman paçavrasının peygamberlere hakaret içeren karikatürlerine imza atanları komik cezalarla yargılayan cari yargı, rezalete tepki gösterenlere karşı pek bir cevval.

HAKSÖZ HABER

İslam’ın mukaddesatına, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) ve Hz. Musa’ya (a.s.) yönelik ahlaksız karikatürlerle kin kusan Leman zihniyetine karşı vicdani bir tepki gösteren Müslümanlar sanık sandalyesine oturtulurken, adalet mekanizması bu çirkefliği koruyan bir kalkan işlevi görmeye devam ediyor.

Mukaddesata Hakaret Serbest, Tepki Göstermek "Suç"

İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülen Büyük Doğu Akıncıları İstanbul İl Başkanı Alper Kaan Aykut'un duruşması, Türkiye'deki yargı sisteminin ve laçkalaşmış seküler zihniyetin İslam düşmanlığı karşısındaki ikiyüzlü tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Geçmişte Leman dergisinin peygamberleri hedef alan, inanç değerlerini alaya alan pespaye karikatürlerine karşı sokaklarda haklı bir infial oluşturan ve bu çirkefliği protesto edenler mahkeme salonlarında yargılanıyor.

İslam’ın mukaddes değerlerine uzanan elleri "ifade özgürlüğü" kılıfıyla koruma altına alanlar, sıra bu alçaklıklara karşı imanî bir refleksle sokağa çıkan Müslümanlara geldiğinde derhal en sert yasal süreçleri devreye sokuyor. Çağlayan Adliyesi'nde görülen son duruşmada mahkemenin süreci uzatan tutumu ve polisin tanık olarak dinlenmesine karar verilerek duruşmanın 2027 yılına ertelenmesi, adaletin nasıl işletildiğinin ibretlik bir tablosudur.

Müslümanların Vicdanı Adliye Koridorlarında Yargılanamaz

Adliye önünde toplanan vicdan sahibi halkın ve sivil toplum temsilcilerinin gösterdiği dayanışma, bu haksız ve garabet dolu yargılamaların maşeri vicdanda hiçbir karşılığı olmadığını ortaya koymaktadır. Leman ve benzeri zihniyetlerin yıllardır bu ülkede dinî değerlere, peygamberlere ve kutsallara saldırması devlet eliyle adeta meşrulaştırılırken; bu rezilliğe "dur" denilmesi gereken yerde, ses çıkaranların cezalandırılmak istenmesi kabul edilemez bir garabettir.

Peygamberlere hakaret etmeyi "mizah" kisvesi altında pazarlayan ahlaksız bir zihniyete ve bu zihniyeti koruyup kollayan laik-seküler yargı düzenine karşı hakikati haykırmak her Müslümanın boynunun borcudur. Kutsallarımıza dil uzatanları himaye eden, buna karşılık imanını ve izzetini savunan müminleri mahkemelerde süründüren bu çarpık adalet sistemi, halkın inancıyla ve tarihî kökleriyle kavgalı olduğunu tescillemektedir. Mukaddesatımıza uzanan eller kırılıncaya, inancımıza karşı açılan bu hukuk kisveli savaş son buluncaya kadar mazlumların ve hakikatin sesi susturulamayacaktır!

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir