Anayasa Mahkemesi, 5918 Sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un, askere sivil yargı yolunu açan düzenlemelerini oy birliği ile iptal etti. Gül'ün de onay verdiği düzenlemeye CHP itiraz etmiş ve Anayasa Mahkemesi'ne götürmüştü.
Anayasa Mahkemesi, bu iptal kararı ile anayasayı bir defa daha ihlal etti. Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usülleri Hakkın'daki Kanunu'nun 53. maddesine göre, AYM'nin kararları iptal gerekçesi ile birlikte açıklaması gerekiyor. Oysa AYM, dün oybirliği ile aldığı iptal kararında gerekçeyi açıklamadı ve anayasayı göz göre göre ihlâl etmiş oldu. Hukukçular ve siyasiler karara sert tepki gösterdi:
Askeri Savcı Faik Tarımcıoğlu, Vakit'e yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi'nin askerlere sivil yargı yolunu açan kararın iptal etmesinin gerici bir karar olarak nitelendirdi. Tarımcıoğlu, şunları söyledi: "367 kararını veren bir zihniyetten ben başka bir şey beklemiyordum zaten. Mahkeme, Avrupa standartlarının tam tersi bir karar vermiştir. 367 mantığı ile hareket edilmiştir. Millet iradesi engellenmiştir. Gerici bir karardır. Bu karar görülmekte olan davalara tesir etmez. Çünkü anayasal düzeni ve hükümeti yıkmaya yönelik suçlar sivil savcıların görev alanı içindedir. Mahkeme anayasa suçu işleyerek karar vermiştir."
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ise Anayasa Mahkemesi'nin kararının yanlış olduğunu söyledi. Gerekçe incelenmeden yapılacak yorumlarda yanılmalar olabileceğini belirten Bozdağ, şunları söyledi: "Ama görünürde, askerin adli yargıda yargılanması gereken konular açıktır. Halk arasında çete-mafya yapılanmaları olarak bilinen birtakım faaliyetler içerisine girilmiş olması, uyuşturucu ile ilgili suçlara karışmış olması askeri yargının alanı içerisinde değildir. Askerin görev ve hizmetleriyle alakalı olmaya suçların askeri yargıda görülmesi bence doğru değildir. Bu düzenleme de aslında bunları kapsamaktadır. Bence bu düzenleme anayasa ya uygundur, görünürde bir aykırılığı bulunmamaktadır. Bana göre Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu karar doğru değildir."
Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunu'nun 53. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları gerekçeli olarak yazılır. Kararlar, inceleme veya yargılamaya katılan başkan ve üyeler tarafından imzalanır. Muhali kalanlar, kararda muhalefet sebeplerini açıklarlar. Kararlar ilgililere bu şekliyle tebliğ olunur. Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. İptal kararları, gerekçesi yazılmadan açıklanamaz" deniliyor.
Asker nöbette uyursa ceza alacak ama uyuşturucu çetesi kurarsa cezasız kalacak!
Zaman yazarı Bülent Korucu'nun yorumu:
Anayasa Mahkemesi'nin kararında iki şey dikkat çekiyor. Balyoz planı deşifre olduktan hemen sonra iptal talebinin apar topar gündeme alındığı intibaı var. Ayrıca mahkemenin, önünde bekleyen ve daha önceden başvurusu yapılmış talepler dururken önceliği buna vermesi ilgi çekici. İptal edilen kanunun içeriğini de hatırlamakta yarar var. Nöbette uyuyan veya emre itaatsizlik yapan askerlerden bahsetmiyoruz. Anayasa Mahkemesi'nin hayır dediği düzenleme, uyuşturucu kaçakçılığı, çek senet gibi mafyöz örgütlenmeler ve darbe suçlarını içeriyor. Mahkeme doğrudan söylemese de bu suçların askerî görev suçu kapsamında olduğunu savunmuş oluyor. Askerî mahkemeler, kendi kanununda yer almayan suçları yargılayamayacağına göre, söz konusu suçların cezasız kalmasına sebep olacak bir içtihatla mı karşı karşıyayız? Asker nöbette uyursa ceza alacak ama uyuşturucu çetesi kurarsa cezasız kalacak öyle mi? Mahkeme'nin yürütmeyi durdurma yetkisi olmamasına rağmen Anayasa'nın kendisine vermediği yetkiyi kullanmayı alışkanlık haline getirdiğini de kayıtlara geçirelim.