1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. ABD’de göçmen politikası ahlaki ve siyasi krize dönüşüyor
ABD’de göçmen politikası ahlaki ve siyasi krize dönüşüyor

ABD’de göçmen politikası ahlaki ve siyasi krize dönüşüyor

Abdullah Muradoğlu, Trump’ın göçmenlere yönelik sert ve ayrımcı uygulamalarının hem ahlaki meşruiyetini hem de siyasi geleceğini tehdit ettiğini ifade ediyor.

01 Şubat 2026 Pazar 12:02A+A-

Yeni Şafak / Abdullah Muradoğlu

Trump’ın zor sınavı..

ABD Başkanı Donald Trump’ın politika danışmanı ve Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Stephen Miller’ın neredeyse tek yetkili olduğu göçmen politikası yasal veya yasal olmayan yollarla ABD’de bulunan Latin göçmenlere adeta azılı suçlularmış gibi muamele ediyor.

Uygulamalar, İç Güvenlik Bakanlığı’na bağlı “Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi(ICE) tarafından ırksal profilleme yoluyla “kitlesel sınır dışı” işlemine dönüşmüş görünüyor. ICE tutuklamalarının neredeyse beşte biri, sabıka kaydı veya sınır dışı etme emri olmayan Latin Amerikalılar’dan oluşuyor. İnsanlar çalıştıkları yerlere, görünüşlerine ve konuştukları dil ve aksanlarına göre gelişigüzel hedef alınarak, sivil kıyafetli, maskeli, silahlı federaller tarafından gözleri bağlanarak, ellerinden, bellerinden, ayaklarından zincirlenerek göz altına alınıyorlar. Küçücük çocukların bile göz altına alındıklarına ilişkin görüntüler hakikaten ürkütücüydü.

Minnesota eyaletinin Minneapolis şehrinde gümrük ve sınır koruma ajanlarıyla gözaltılara karşı çıkan Amerikalılar arasındaki arbedede bir kişi vurularak hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınanlar Latin kökenli olmalarına karşın son olaylarda hayatını kaybeden Alex Pretti “Beyaz Amerikalı” idi. Alex Pretti ABD ordusunda görev yapan askerler için hizmet veren bir hastanenin yoğun bakım hemşiresiydi. Aynı şehirde daha önce de üç çocuk annesi Beyaz Amerikalı Renee Nicole Good da federaller tarafından aracındayken vurularak öldürülmüştü.

Trump yönetiminin göçmenlere yönelik uygulamaları Trump’ın onay oranının düşmesinde önemli bir etken. Pew Araştırma Merkezi’nin geçtiğimiz Perşembe açıklanan anketine göre Amerikalılar’ın üçte ikisinden fazlası Trump’ın görevini yerine getirme şeklini onaylamıyor. Ankette Trump’ın onay oranı yüzde 37’ye düştü. Bu oran geçtiğimiz sonbaharda yüzde 41 idi.

Latin seçmenler Trump’ı Beyaz Saray’a geri getiren koalisyonun kilit bloğu idi. Analizlere göre “ICE”nin profilleme yöntemlerinin Latin kökenli Amerikan vatandaşlarını ve yasal göçmenleri hedef alması bu desteğin kaybına sebebiyet verebilir. Ancak Cumhuriyetçiler’in büyük kısmı Trump’ın göçmen politikasını destekliyor. Bu yüzden Trump Latin seçmenlerle Beyaz Amerikalılar arasında sıkışmış görünüyor. Zira Kasım’da ara seçimler yapılacak ve Trump Cumhuriyetçiler’in ABD Kongresi’ndeki kontrol gücünü ellerinden kaçırmasını istemiyor.

Florida eyalet senatörlerinden Ileana Garcia, 27 Ocak’ta New York Times gazetesinde yer alan demecinde Cumhuriyetçiler’in Stephen Miller yüzünden ara seçimleri kaybedecekleri uyarısında bulunuyordu. Garcia, Miller’ın göçmenlik yasalarını uygulamaya yönelik sert tutumunun Latinler’i uzaklaştırdığını söylüyordu. “Trump için Latinler” grubunu kuran Garcia 2016’daki Trump’ın kampanyasında Latin seçmenlerle ilgilenen iletişim direktörüydü

Kendisi de 20.yüzyılın başlarında Beyaz Rusya’dan kaçmak zorunda kalarak ABD’ye göç ederek yeni bir hayat kuran Yahudi bir aileden gelen Miller ise ilk Başkanlık dönemi dahil Trump’ın göçmen politikalarının mimarı. ICE’nin pervasız davranmasının önünü açan Miller en yakın akrabaları tarafından Yahudiler’in ABD’ye göç hikayelerini lekelemekle suçlanıyor.

Demokratlar İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’in azledilmesini istiyorlar. Noem ise Başkan Trump ve Stepten Miller’ın talimatlarını yerine getirdiğini söylüyor. Bir diğer husus ise ABD Temsilciler Meclisi’ndeki 7 Demokrat vekilin Ocak ayı başlarında “İç Güvenlik Bakanlığı” için 64 milyar dolar,” ICE” içinse 10 milyar dolarlık bir finansman paketini geçirmek için Cumhuriyetçiler’e katılmalarıydı. Bu 7 Demokrat vekilin “Amerikan-İsrail Hakla İlişkiler Komitesi”nden (AIPAC) yüklü bağışlar alan sıkı İsrail yanlısı isimler olması dikkat çekiciydi.

Keza göçmenlere yönelik rahatsız edici uygulamalar ABD’deki değişik mezheplerdeki ana akım kiliseler tarafından da eleştiriliyor. Bunun tek istisnası “Beyaz Evanjelik Hıristiyan Siyonistler.” Hıristiyan Siyonistler İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da Filistinliler’e yönelik soykırımına da tam destek veriyorlar. Daha da ilginci, Minnesota eyaletindeki Evanjelik kiliselerin rahiplerinden birinin Saint Paul kentindeki “Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) operasyonlarını denetleyen yerel saha ofisinin de yöneticisi olmasıydı.

Yeri gelmişken, İsrail’in hem ABD ve hem de Avrupa’da nüfus yapısının, sosyolojisinin değişmesinden çok rahatsız olduğunu belirtmeliyiz. Bu değişimin siyaseti de değiştireceğini gören Siyonistler ABD’de ve Avrupa’da göçmenlere yönelik sert uygulamaları destekliyorlar.

HABERE YORUM KAT