Ya, Bu İlkelliğe, ya da Ondan Kurtulmaya Mahkûmuz!

12.11.2015 13:36

SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

secakirgil@yahoo.com

10 Kasım günü sergilenen acaib ilkellikler karşısında, belli bir mutlu-putlu azlık dışında  utanç duymayanlarımız var mı dersiniz?

TV. sunucusu bir hanım bile, kendisinden beklenmeyen bir tepki vererek, ’En iyi yaptığımız şey, hem de anlamadan, sorgulamadan fetişleştirmek / putlaştırmak..’ diye yakınmış, sonunda..

Hele bir gazetenin birinci sahifesinde, ’Hâlâ seni arıyoruz.. Hâlâ sana yanıyoruz..

Ve çökmüşüz dizüstü, Atatürk’üm, / Senden yardım diliyoruz..’ gibi  ilkellikler sergilendi..

Başbakan Davudoğlu’nun o gün yaptığı konuşma ise, onu tanıyanlardan nicelerinin şaşırdığı bir muhtevada idi..

Kimileri, İstanbul’da, denize saygı dalışları yaptılar, denizden M. Kemal’in yağlı boya fotoğrafını gözyaşları arasından çıkardılar.

Kimisi, M. Kemal’e benzeyen bir kişiyi onun rolünde dolaştırdılar.

*

Uzaktan, ya da asırlarca sonra bu toplumun geleceğe kalan belgelerine bakanlar,’Bu toplumun tanrısı, bu imiş..’ diyeceklerdir herhâlde.

Çünkü görüntü, sanki, bütün bir toplum, bir ismin ve resmin arkasından gidiyor..

90 yıldır da, tek kişi var, hep..

Geçmişte hiç değilse, ’Kral öldü, yaşasın kral!.’ mantığınca yeni iktidar sahibleri karşısında baş eğilirdi.

Bizim toplumumuzda o bile yok..

Gerçi, haksızlık etmeyelim.. M. Kemal’in ölümünden sonra, Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’ın dayatmasıyla, -M. Kemal tarafından 1937’de azledildiği ve gözden düştüğü için gözlerden uzak yaşayan- İsmet İnönü, hiç beklenmeyen şekilde ‘reis-i cumhûr’ seçtirilmişti, ve o da, gâyet tabî bir tavır sergileyip, kendi dönemini başlatmıştı.

Bütün devlet dairelerinden, paralardan-pullardan M. Kemal’in fotoğrafları kaldırılmış, İnönü’nün fotoğrafları konulmuştu.

*

Hattâ o kadar ki, M. Kemal’in defninden bir hafta sonra, Yakub Kadri (Karaosmanoğlu), Bern Büyükelçiliği’ne dönmek üzere, yurt dışına çıkmadan önce, arkadaşı Maarif Vekili (Eğitim Bakanı) Hasan Âli’yi ziyaret eder ve M. Kemal’le ilgili hâtıratını da içeren yeni kitabının basılması için izin alınmak üzere, Maarif Vekâleti’ne verdiğini de söyler.. Hasan Âli, ‘Gereken değişiklikleri yaptın, değil mi?’ der..

Yakub Kadri,Nasıl yani?’ deyince, Hasan Âli de, ‘Devr-i Kemal bitti, Devr-i İsmet başladı.. Anlamıyor musun?’ karşılığını verir..

O durumu, Yakub Kadri, ’O zaman, başımdan aşağı kaynar su döküldüğünü zannettim..’ diye anlatmıştır.

İsmet İnönü de, gerçekten, yeni ’tek adam’ın kendisi olduğunu derhal göstermiş ve M. Kemal de, diğer geçmiş liderler gibi kitablarda kalmıştı.

Ama, 1950’de iktidara gelen Celâl Bayar ve Adnan Menderes, İsmet İnönü’yü kendi şahsiyetleriyle dengeleyemeyeceklerini düşününce, M. Kemal’i tekrar ’tek adam’ derecesine yükselttiler, ona sığındılar. Bu sığınma hâli, mecburen hâlâ da sürüyor.. Çünkü, modern devlet anlayışında yeri olmayan bir kanun çıkararak, 5816 sayılı koruma kanunu, M. Kemal’i korumak adına, kendi fetişlerini korumaya aldılar, bir resmî ideloji ikonu oluşturdular.

*

O zamandan beri, denilebilir ki, üç tip Atatürkçü ortaya çıktı..

Atatürkçü olanlar, Atatükçü geçinenler ve Atatürk’ten geçinenler..

Herhâlde yüksek rütbeli askerlerden çoğu ve siyasetçilerden de pek azı, gerçekten Atatürkçü’dür. Diğerleri, Atatürkçü geçinen ve Atatürk’ten geçinenlerdir..

Siyasetçilerden ’gerçek Atatürkçü’ olanların en gerçekçisi herhâlde Celâl Bayar idi.

*

Rahmetli Abdulmelik Fırat ağabey anlatmıştı.

Celal Bayar’ı ölümünden birkaç ay önce ziyarete gider ve o, 104 yaşında, devamlı Atatürk’ten söz eder.

Abdulmelik ağabey de, -tasavufdaki ’fenâ-fillah (Allah’da yok olmak) mertebesinden kinaye olarak-, ’Beyefendi, siz ’Fenâ-fi-l’Atatürk’ olmuşsunuz..’ der.

Celal Bayar da, yanındakilere sorar: ’İltifat mı ediyor, intikad (eleştiri) mı?’.

*

Bu ilkellikten kurtulmaya sadece mecbur değil, mahkûmuz. Aksi hâlde, bu ’fetiş’leştirici, ’ikon’laştırı resmî ideoloji dayatması, bütün geleceğimizi de zehirleyecektir.

*

Star

  • Yorumlar 3
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim