1. YAZARLAR

  2. Mine Alpay Gün

  3. Tesettür eziyeti
Mine Alpay Gün

Mine Alpay Gün

Yazarın Tüm Yazıları >

Tesettür eziyeti

A+A-

Son günlerde Çanakkale Şehitliğine giden öğrenci otobüslerinde tesettürlü çocuklara yapılan işkenceleri okuyoruz.

Büyük bir görevi yerine getirircesine, Milli Eğitim Müdürü otobüsün yanına varıp öğrenciler arasındaki başörtülü kızları aşağı indirip evlerine gönderişini dehşetle izledik.

Koskoca adamların o çocukların ruh hâllerini hiç hesap etmeden yaptıkları bu davranışın hesabı psikologlarca sorgulanmakta mıdır?

Genç kızların en nahif oldukları bu yaşlarda herkesin içinde otobüslerden indirilmeleri ne kadar aşağılık bir tavır...

Acaba indiren despotların başları göğe erdi mi?

Ya da ellerine hangi onur yüklü başarı geçti?

Her hâlde bu arkaik davranışından dolayı "eğitim müdürü" ödüllendirilir...

O çocuklar kor alevler içinde isyan yüklü gözyaşlarına boğulurken, bu eylemi gerçekleştirenler kendileriyle gurur duydular mı acaba?

Ki bu çocuklar basına yansıyan birkaç örnek.

Kendilerini bildirmeyen, susan, yaşadığı haksızlığı içinde saklayan, kimselerle paylaşmak istemeyen o kadar çok evladımız, çocuğumuz var ki.

Ne menem bir gidiş ki, öğrenciler okul dışında da bu haksız, bu abuk sabuk, azgelişmişlik psikozu içinde hareket edenlerin diktacı uygulamalar ile karşılaşmaktalar.

Okul gezisine mi gitmekteler, müzeler, hatta kitap fuarlarında bile bu tür tavırlarla; öğrencilerin onurları ile oynamaktalar...

Kamusal alan saptırmacasına ve kandırmacasını en son mezarlıklara değin getirip dayattılar.

Çanakkale şehitliğinin ruhaniyeti ile alay edercesine; şehidlerin torunlarına eziyet etmekteler.

Gerçi şehidlere de saygılı oldukları söylenemez.

Son yıllarda artan şehitlik ziyaretlerine rağmen, devasa şehitliklerin bakımsızlığı insanlara hüzün vermekte.

O dağlarda aç açına şehit olan, soğuklarda titreşerek canını bu vatan için veren şehitlerin kabirlerindeki korkunç görüntüler insana elem vermekte.

Anzak ve İngilizlerin mezarları bakım içinde, yemyeşil çimler arasında rengârenk çiçeklerle süslü iken, bizim şehitlerin payına ise çöplük düşmüş.

Her yan pet şişe, kâğıtlar hatta içki şişeleri ile saygısızlıkta sınır tanımamaktayız.

Etrafa üşüşen satıcılarla bir karnaval yerine çevrilen şehitlikte yatanları rahatsız ettiğimizin farkında da değilizdir.

Dondurmacıdan alınan külahlarla eğlence başlıyor, sonra çöpler kabirler arasına atılarak ziyaret tamamlanıyor.

Hıristiyan mezarlığındaki sükûnet ne kadar özlediğimiz bir manzara.

Tıpkı kendi halklarına eziyet etmemelerine özendiğimiz gibi, ölülerine de, dirilerine de olan bu saygıları; hayalini gördüğümüz bir görüntü.

Bu sebeple ne şehitlerine saygılı, ne de o şehitlerin torunlarıyla ilgili bu ilkel anlayış bakalım insani olana ne zaman terk edecek yerini?

İnsanları ağlatarak, gencecik çocukların onurları ile oynayarak, onların şehit atalarını kabirlerini çöplüğe çevirerek adam olunacağınızı mı sanmaktaydınız...

Ölüyü diriyi gücendirerek, ancak kendinizi yıkıp yakacaksınız;

Ardınızda güzel hatıralar bırakmak nasip olmayacak.

Ey özgürlük neredesin...

Artık yüzünü göster...

Göster de ülkemiz inancın ve düşüncenin azade olduğu bir ülke olsun...

MİLLİ GAZETE

YAZIYA YORUM KAT