Suriye Katliamı Gölgesinde BM Dünya İnsani Zirvesi

24.05.2016 11:41

Osman Atalay

Birleşmiş Milletler, 70 yıllık tarihinde ilk kez Dünya İnsani Zirve toplantısı gerçekleştiriyor. 175 ülke ve 60 devlet adamı, Başbakanlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, özel sektörden katılımcılar, akademisyenler ve medya mensupları başta olmak üzere farklı gruplardan 6 bin kişi, bu zirvede çeşitli toplantı ve etkinlik yapıyor. 

Yardıma muhtaç ülkeler ile dünya liderleri; doğal afetler, açlık, kuraklık, iç savaşlar ve göç sorunlarının oluşturduğu insani trajedilerde mağdurların sorunlarına çare bulmak için bir araya gelecek. 

Dünyada 130 milyon insan kriz içerisinde yaşıyor. 
Bu zirvenin amacı insani yardım sisteminin problemleri ve insani yardımda mevcut kaynakların en verimli bir şekilde kullanılmasıdır.  

Lakin sistemin kontrolü maalesef siyasi küresel 5 aktörün elinde bulunuyor. 

BM; 1945’te 2. Dünya Savaşı’nın galip ülkeleri olan ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin gibi ülkeler tarafından sözde savaşları durdurmak ve barışa yönelik tehditleri önlemek için kuruldu. 

BM, dünyamızın son 40 yılında utanç verici insani trajediler karşısında insan hakları evrensel beyannamesi ve uluslararası hukuk kurallarının resmen çiğnenmesi karşısında adeta sağır ve dilsiz kalmıştır. 

BM, 193 üye ülkeye rağmen 5 daimi güvenlik konseyi üye ülkenin esiri konumunda katliamlar, soykırımlar ve insan hakları ihlalleri karşısında istatistik arşiv ve konferans örgütü gibi çalışmaktadır. 

İnsani yardım zirvesi; önlenebilir savaşlar, çatışmalar, açlık, kuraklık ve doğal afetlerin önüne geçebilecek proje ve çalışmaları öncelemelidir. 
BM, insani trajedileri önleyici politikalar üzerine çalışmalıdır. İnsani trajedilerin mağdurlarına pirinç, çadır, un ve şekerin nasıl daha iyi organizeli olabilirliğini anlatarak vicdanlara su serpme politikasından vazgeçmelidir. 

BM insani trajedilerde ikiyüzlü, ön yargılı, çifte standartlı politik bir tutum içerisinde hareket ediyor. 
Örneğin Suriye’de 5 yılda 450 bin insan hayatını kaybetmiş, 6 milyon insan mülteci ve 10 milyon insan yardıma muhtaç iken 5 yılda Suriye’ye insani yardım koridoru hâlâ açabilmiş değil. 

200 milyon insan yardıma muhtaç yaşarken bu rakamın 60 milyonunun çocuk ve genç nüfus olduğunu unutmayalım. 

Bugün dünyanın 150 noktasında savaş, çatışma ve terörden dolayı insanlar hayatını kaybediyor. 
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) 50 milyon nüfuslu Budist Myanmar devleti içinde 4 milyon Arakanlının sürekli katledilmesine seyirci kalırken, Patani, Gazze, Keşmir, Doğu Türkistan, Irak, Mısır, Suriye ve Afganistan gibi ülkelerdeki siyasi, sosyal krizler, adaletsizlikler karşısında çifte standartçı, ikiyüzlü bir tutum sergilemektedir. 

BMGK 5 daimi üye ülke, maalesef dünyanın en çok silah üreten ve satan ülkesi konumunda. Dünya İnsani Zirvesi, Suriye’de yaşanan masum insanların katliamı gölgesinde gerçekleşiyor ne yazık ki. Ve 193 üye ülke, Suriye’de kuşatma altında 4 yıldır un ve ilaç bekleyen 5 şehre insani yardım ulaştırmayı becerememiştir. Dünya İnsani Zirvesi’ne katılımcı olmama rağmen Suriye sorunundaki BM’nin ikiyüzlü tutumunu proteste ederek katılmıyorum. 

2014 yılında küresel insani yardım raporunda Türkiye, gerçekleştirdiği 1.6 milyar dolar tutarında resmi insani yardımla ABD ve İngiltere’nin ardından dünyanın 3. büyük donör yardım yapan ülkesi olmuştur. Türkiye her zaman insani yardım felsefesi, vicdani ölçekte olmuştur. Bu açıdan örneklik teşkil etmektedir.

NOT: BM İnsani Zirvesi’ni, Suriye ve Yemen’deki insani krizi çözme umudunu kaybettiği için protesto eden Sınır Tanımayan Doktorları tebrik ediyorum.

Yeni Akit

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim