Şii iç savaşı kapıda

04.04.2008 07:42

Mazin Hammad

Maliki hükümetinin Mehdi ordusuna karşı saldırısı, Irak'ı Şiiler arasında yaşanacak yeni bir iç savaşın eşiğine getirmiş olabilir

Irak Başbakanı Nuri el Maliki'nin Mukteda Sadr'a bağlı Mehdi ordusuna karşı yaptığı hamlenin başarısız olduğu ve bunun Maliki yönetimi üzerinde olumsuz etki bırakmakla kalmayıp, ABD'nin bütün kozlarını yok edecek büyük bir macera oluşturduğu her geçen gün netlik kazanıyor. Bu hamle, Cumhuriyetçi aday McCain'le, Demokrat adaylar Clinton ve Obama'yla sınırlı ABD başkanlık seçimleri üzerinde korkunç etkiler yaratacak.

Irak meselesinde Başkan Bush'u destekleyen McCain'in Maliki'nin saldırıları nedeniyle büyük oy kaybı yaşayacağı, Obama'nın da Clinton'a karşı şansının aynı nedenle zaman içinde artabileceği düşüncesi yayılıyor.

Irak'taki Şiiler arasında bir savaş çıkarma kararı sadece sığ bir düşünceye değil, aynı zamanda büyük bir zihin karışıklığına işaret ediyor. Mehdi ordusu savaşçılarının silahlarını hükümet güçlerine teslim etmeleri için verilen süreye icabet etmesi yerine, hükümet savaşçılarının silahlarını Mehdi ordusuna teslim etmeleri bu hamlenin başarısızlığının bir göstergesi.

Bush'un sorunu, şimdiden romantik söylemler sarf etmeye başlaması; Bush, Maliki'nin hamlesinin özgür Irak'ın tarihinde önemli bir an olduğunu söyledi. Oysa hükümet sadece Basra'nın üçte birini ve Bağdat'ın yarısını kontrol altında tutuyor. Maliki'nin sorunuysa, kendisini Iraklılara, ABD ve Britanya işgal güçlerinin pençesi olarak sunmasında saklı. Savaşçılarının sayısı 60 bini bulan Mehdi ordusuyla görüşmeleri veya bir orta çözümü reddederek, Maliki kendi kendisini köşeye sıkıştırdı.

Sadr ise kendisini özgürlük savaşçısı olarak sundu ve Şam'daki Arap zirvesine katılanlardan Irak direnişini desteklemelerini istedi. Maliki'nin bağlı olduğu Dava Partisi ve müttefiki Yüksek İslam Konseyi din adamları, tüccarlar ve toprak sahiplerinden destek alıyorsa, Sadr da Şiilerin büyük çoğunluğunu oluşturan yoksullar tarafından destekleniyor. Şii partilerin İran'la ideolojik ve siyasi ilişkiler dokumasına rağmen Sadr kendisinin, İran'la bağlantısını sadece ideolojiyle sınırlayan tek ve temel Şii gücünü temsil etmesiyle övünür.

Sorun Basra'dan kaynaklanıyor

Herkes Sadr akımının, hükümetin ABD'nin Irak'taki çekilme takvimini belirlemeyi reddetmesine tepki olarak Şii koalisyonundan çekildiğini hatırlar. Sadr geçen ağustosta altı aylık ateşkes ilan etmiş ve bu ateşkes şubatta altı ay daha uzatılmıştı. Fakat ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'le Maliki'nin güney kentlerinin çoğunu ve Bağdat'ı kapsayan savaş kararı, Mehdi ordusunun Irak petrolünün üçte ikisinden fazlasını üreten Basra üzerindeki emellerine engel oluşturması arka planında geliyor.

Sadr veya milislerine bakış açımız bir yana, Sadr'ın Irak'ın bölünmesine karşı ve yabancı güçlerin çekilmesinden yana olduğu anlaşılıyor. Bu tavrı, Şii halkasının dışına da uzanan büyük halk desteğinden besleniyor.

Şii savaşı yeni başladı ve İran'ın daha fazla tutuşabilecek ateşi kontrol altına almak için nüfuzunu kullanma imkânı var. Irak yeni bir iç savaş döneminin kapısında. Akıl ve feraset sahibi insanlar müdahale etmezse, tüm Irak öldürücü bir karmaşa içinde boğulacak.

(Katar gazetesi Vatan, 31 Mart 2008)

Radikal gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim