Şam patlamaları ve El Kaide korkuluğu

25.12.2011 11:21

Abdulbari Atwan

Suriye yönetimi sözcüleri, 10 ay zarfında demokratik değişim isteyen halk ayaklanmasının başkent Şam'ın göbeğine ulaşmamasıyla ve faaliyetlerinin uzak ve kırsal şehirlerle sınırlı kalmasıyla övünüyorlardı.

Dün başkentin göbeğinde iki güvenlik merkezini hedef alan ve 40'tan fazla kişinin ölümüne yol açan patlamalar, bu argümanı çürüttü, gelecekte ve yeni yılda yaşanacaklara ilişkin trajik bir görüntü verdi.

Ortada iki çelişkili rivayet var. Biri, bu patlamaların 'planlı' olduğunu ifade eden muhalefete ait. Kanıt ise rejimin El Kaide'yi suçlamaktaki ve eylemi gerçekleştirenlerin yakalandığını doğrulamadaki hızlılığı. Rejimin rivayeti ise El Kaide'nin Suriye içinde eylemlerine başladığını, Lübnan emniyetinin birkaç gün önce örgüt unsurlarının ülkeye sızdığına dair uyarılarda bulunduğunu, Suriyeli ve başka Arap ülkelerinden silahlarla donanımlı 20'den fazla kişinin yakalandığını teyit ediyor.

İçeriye ve dış dünyaya ülkedeki şartlara hakim olduğu ve protestoların sona ermek üzere olduğu izlenimi vermeye çalışan rejimin, Arap Birliği protokol heyetini şaşırtmak ve görevini asıl çizgisinden saptırmak için bu tür patlamaları gerçekleştirdiğini düşünmüyoruz. Bu yaklaşımın, hedef alınan güvenlik merkezlerinin iyi korunuyor olması ve ulaşılmasının zorluğuyla gerekçelendirilmesi ise abartılı. Suriye güvenliğinin zayıf olduğunu hatırlatmalıyız. Şam'da en güvenilir ve korunmalı elçilikler bölgesinde yapılan İmad Muğniye suikastı ve BM binası patlaması bunun kanıtları.

El Kaide'nin Irak ve başkent Bağdat'taki saldırılarının çoğunluğunun içişleri bakanlığı ve Yeşil Bölge gibi en güvenli yerleri hedef aldığını görüyoruz. El Kaide'nin son Şam patlamalarının arkasında durduğunu kesinkes söylemiyoruz, ancak örgütün yapması uzak ihtimal veya şaşırtıcı değil. El Kaide, merkezî bir örgüt değil, altında merkezden daha güçlü saha komutanlarıyla çeşitli kolları içeren toparlayıcı bir ideolojik şemsiyedir. Yakında Suriye El Kaide örgütünü duyarsak sürpriz olmaz. Zira birçok Suriyeli köktenci örgütün omurgasından, teorisyenleri ve askerlerinden. Ladin'in sağ kolu Ebu Musab Es Suri en belirginleri. Kendisiyle Londra'da görüşmüştüm. Ladin'le Tora Bora dağlarındaki gazete söyleşim sırasında da oradaydı. Buna ilaveten 2006 Madrid tren patlamalarından sorumlu hücre, Ebu Dahdah gibi birçok Suriyeliyi de içeriyordu. Suriye rejimi terörle savaşta ABD ile güçlü işbirliği yaptı. Bu bağlamda 25 bin belge sundu. Başkan Beşşar Esed bu işbirliği sayesinde Suriye'nin onlarca Amerikalının öldürülmesini engellediğini açıkladı. Rejimin El Kaide 'korkuluğunu' kullanması tıpkı Kaddafi gibi kendisine de fayda vermez. Örgüt Suriye'ye girmişse bu, rejimin protestolarla mücadele etmek için dayandığı kanlı güvenlik çözümleri sebebiyledir. Şam'da iki güvenlik merkezinin ve öncesinde Humus'ta istihbarat merkezinin hedef alınması tesadüfi değil.

Güvenlik çözümleri ayaklanmanın faaliyetlerini düşürmekte başarılı oldu. BM rakamlarına göre kurbanların sayısı en az 5000. Sonra Suriye halkı yıprandı. 10 aydır hiçbir dış yardım almadan tek başına kanlı güvenlik çözümlerine karşı koyarken Mısır ayaklanması 19 gün ve Tunus ayaklanması 6 hafta sürdü. Fakat siyasetin ve gerçekçi iç reformların tıkanması gölgesinde bu güvenlik başarıları ayaklanmanın askeri boyut almasına ve güç dengelerinin rejim lehinde olduğu yıpratma savaşı kanalıyla tedrici olarak karşı askerî çözümlere dönüştürdü.

Suriye, Libya'daki gibi dış müdahale ihtimallerinin azalması sonrası mezhep savaşına ve askerî isyana süratle girdi. Dışarıdaki bazı muhalif gruplar NATO'dan yardım istedi, ancak en azından şu an karşılık bulamadılar. Zira Suriye'de ne petrol var ne mevduat.

Arap Birliği gözlemci heyeti, Arap girişimi gibi başarısız olacak. Çünkü rejim, heyetin görevini kolaylaştırmayacak. Zaman kazanmak için protokolünü kabul etti. Suriye halkı veya ayaklananlar ise heyeti, rejime destek ve ömrünü uzatmak olarak görüyor. Suriye sahnesi en kanlı sürecinin kapısında. Bunu keder ve acıyla söylüyoruz. Zira çatışmaların, patlamaların ve mezhepçi iç savaşın kurbanları, durdukları saf ne olursa olsun Suriyeliler ve kardeşlerimiz.

El Kuds El Arabi gazetesi 24 Aralık 2011

ZAMAN 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim