1. YAZARLAR

  2. Nuriye Akman

  3. Ölü bedenler evi
Nuriye Akman

Nuriye Akman

Yazarın Tüm Yazıları >

Ölü bedenler evi

A+A-

Ölüm sebebiniz ne olursa olsun, ölü bedeninizi herkes görsün ister misiniz?

Çıplak bile değil, sadece ölü yüzünüze milyonlarca diri gözün bakması hoşunuza gider mi? İster öfkeyle, ister acımayla seyretsinler, cesedinizin malzeme olmasına ruhunuz razı olur mu? Siz bu dünyadan ayrılmışken içinden uçup gittiğiniz bedenin, bir mesleğin, bir felsefenin, bir davanın görsel simgesi haline gelmesi adınızı onurlandırır mı? Bırakın milyonları, siz sonsuzluğa kavuştuğunuz an çürümeye başlayan dünya kostümünüzle sevdiklerinize görünmeyi tercih eder misiniz?

Ben istemem. Öldüğümde başucumda kim varsa, önce benim açık kalan gözlerimi kapasın, sonra kendi gözlerini başka yöne çevirsin. Ben ona bakamıyorsam artık, o da bana bakmasın. Madem eşitlik bozuldu, örtsün üzerimi. Beni kendi gözlerinden bile sakınsın artık. Denetimimin olmadığı o özel halime bakmak ya da baktırmak için nefsi bir mazeret aramasın.

İşte böyle düşündüm Habertürk'ün yayımladığı o malum fotoğrafa baktığımda. Ölülerle konuşulabilseydi, sırtından bıçaklanmış o çıplak cesede "Gazetenin genel yayın yönetmeni Fatih Altaylı diyor ki: 'Kadına şiddet denilen rezilliğin, gözü morarmış bir kadından ibaret olmadığını gözünüze sokmak için bastım o fotoğrafı', sen ne diyorsun?" diye sorulabilseydi, acaba maktule şu iki cevaptan hangisini verirdi?

a) Çok onurlandım, teşekkür ederim. Naçiz bedenim gazetenize armağan olsun.

b) Siz kim olursunuz da benim adıma karar verebiliyorsunuz? Biraz edeb yahu!

ÖLÜ BEDENE DİNİN HÜKMÜ

İki çocuk annesi Şefika Etik'in sırtından bıçaklanmış, bağırsakları dışarı saçılmış çıplak cesedi, bende İslam dininin konuya bakış açısını öğrenme ihtiyacı doğurdu. Çağlar içinde şekillenen İslam fıkhı ölü bedenin seyrine nasıl bakmıştı? Peygamber Efendimiz acaba savaşta öldürülen müşriklerin cesedlerini cümle alem görsün diye teşhir etmiş miydi? İnsan ölünce, cesedi mahrem kişilere dahi namahrem olur muydu? Ölü bedeni kimler hangi şartlarda görebilirdi?

Ülkemizin önemli fıkıhçılarından İSAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın, "cesedin teşhiri" kavramının modern zamanlara ait olduğunu, bu konuyu eski fıkıh metinlerinde bulamayacağımızı belirtti. Ona göre, doğru cevabı İslam'ın genel prensipleri verebilirdi. Ölü ya da diri, insan bedeninin teşhirini haklı çıkarabilecek bir neden olamazdı. Peki çatışmada öldürülen teröristlerin cesedleri kamuoyuna sergilenebilir mi? Prof. Aydın bu soruma "Terörist de olsa, senin vatandaşındır. Onun resmi olarak teşhiri vatan birliğine zarar verir. Çünkü din, toplumun huzuru için vardır." dedi ve Peygamber Efendimiz'in Bedir Savaşı'nda ölen müşriklerin cesedlerini teşhir ettirmeyip topluca gömdürdüğünü hatırlatarak, cezaları ölüm bile olsa, mahkum ya da savaş esirlerinin güneşte bekletilmesine dahi izin vermediği örneğini verdi. Prof. Aydın, dini bilginin iki kaynağından biri İlahi mesajsa, diğerinin akıl olduğunu kaydetti ve bırakalım çıplak bir insan cesedini seyretmeyi, ölmüş bir köpeğe bile bakmanın aklıselim sahiplerini rencide edeceğini sözlerine ekledi.

Bir diğer önemli fıkıh uzmanı Prof. Dr. Hayrettin Karaman'a göre, avret yerleri kapalıysa ölüye bakmak haram değil ama bu, kamuoyuna teşhirinin caiz olduğu anlamına gelmiyor. Bazı müçtehitlere göre kadın ölmüş kocasını yıkayabilir ancak erkek ölmüş karısını yıkayamaz. Bir kadın kefenli olduğu halde kabre ancak mahremleri tarafından indirilebilir. Ölmüş vücuda, her tarafı kapalıyken bile dokunabilmek için onun mahremi olmak gerekir. İnsanın, erkek olsun kadın olsun, çıplak olarak teşhiri hem edeben hem dinen günahtır. Prof. Karaman, Peygamber Efendimiz'in, Hz. Aişe'ye "Eğer benden evvel ölürsen ben seni yıkarım." dediğini, Hz. Fatıma'yı da vefat ettiğinde Hz. Ali'nin yıkadığını anlattı ve şu önemli hatırlatmayı yaptı: "Ancak bazı müçtehitler bunun sadece onlara özgü bir ruhsat olduğunu, herkes için genelleştirilemeyeceğini söylerler."

İnsan bedeni dokunulmazdır

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Abdurrahim Kozalı, İslam'a göre insan bedeninin muhterem ve dokunulmaz kabul edildiğine, bu özelliğini öldükten sonra da sürdürdüğüne işaret etti. "Cenazenin teşhir edilemeyeceği, yıkamak durumunda olan kişiler dışında kalanlar tarafından görülemeyeceği İslâm'da bilinen bir husustur." diyor ve ölüyü yıkayan kimselerin dahi ihtiyaç dışında gözlerini sakınmaları, ölüde bir ayıp veya kusur görürlerse onu gizlemeleri gerektiğini belirtiyor.

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı öğretim görevlisi Dr. Remziye Yılmaz, "Allah kitabında insana nefesini verdiğini söylüyor. Bu nefesin kutlu elbisesi de bedendir elbet. Bedenin mahremiyeti cansız da olsa devam eder." diye konuştu ve fotoğrafı yayımlayan Habertürk'e şu soruları yöneltti:

"Acaba yayıncı hangi duygu ve düşüncelerimizi harekete geçirmeye çalışmıştır, öfke mi, acıma mı, 'iyi ki o biz değiliz' diye şükretme mi? Hangi dersi alacağız acaba bu resmi bu haliyle gördüğümüzde? Sevgili Peygamberimiz'in cenazeye gösterdiği saygıyı nasıl öğreteceğiz bu resmi böylece gördükten sonra? Farkında mıyız acaba, görülen şey görülmemiş gibi olmaz, işitilen şey işitilmemiş gibi olmaz, bundan dolayı nasıl bir sorumluluk yüklendik acaba? Belki medya diliyle bu resmi bu şekilde yayımlamak normal olabilir ama bu dilin bazı hassasiyetleri dikkate alması beklenir; beden ceset haliyle dahi değerlidir ve saygıya değerdir. Buradan hâsıl olacak dersin zararı faydasından fazlaysa da buna hiç yeltenmemek gerekir."

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT