Liberal miyim neyim?

05.09.2012 00:06

Ahmet Turan Alkan

Toplu taşıma yolu, vatana, millete ve yasaklara saygısız, uyanık sürücülere hayırlı olsun.

İlk gün uygulamasındaki kararlılık gösterisine bakıp polisin ceza kesmesine, ihlâlcilere sert davrandığını hesaba katarak ümitsizliğe kapılmayınız efendim, bu da geçer. Şimdiye kadar şahit olduğumuz bütün uygulamalar hakkında vaadolunan, "İşi sıkı tutacağız, göz açtırmayacağız; ceza keseriz haa" yollu kuru-sıkı tehdidlerin aslında astarsız olduğunu hepimiz biliyoruz. O yasaklar, o tehditler, o kuru sıkılar, kanuna saygılı kalmaya çalışan, yasaklara uymayı medenî bir icab sayan ve nihai tahlilde enayi yerine konulan sizin-benim gibi muhallebi çocukları içindir.

Trafik buhranını, yasakla çözemezsiniz saygıdeğer plancılar ve şehir yöneticileri... Siz de biz de aslında mış gibi yaparak durumu idare ettiğinizin pekâlâ farkındayız. Gerçek çok açık; araç çok fazla fakat yollarda araçlara ayrılan yerler az ve her gün biraz daha küçülmekte. Rant uğruna otopark ihtiyacına aldırış etmemişsiniz; otomotiv sanayiinin her gün daha çok araç satmasına da kulak asmayıp, bilakis teşvik etmiş ve üstelik dünyanın en okkalı vergilerini bindirip, dünyanın en pahalı benzinini tüketmek zorunda bırakmışsınız. Tercümesi şöyle oluyor: "Dolaysız vergi toplayamıyorum çünkü vatandaş kızıyor ama dolaylı yoldan iki katını alıyorum; kekâ!"

Gerçek vergiden bahsediyorum, benzine, çula çaputa giydirilmiş dolaylı tüketim vergilerinden değil!

Pat diye söylüyorum arkadaşlar; siz, hükümet, siz il yönetimleri, ilgili bakanlıklar, trafik komisyonları, belediyeler vesaire.. Siz, trafiğe çare bulamazsınız, çünkü alayınız idari maslahatçısınız ve idare-i maslahatçılar reform filan da yapamazlar.

İşte bu yüzden Kürt meselesi, pehlivan tefrikasına dönen İslamcılık münakaşaları veya 2014'te kim reisicumhur olsun gibi ikincil konuları bile bile ıskalayıp, nicedir ıslattığım baklayı enzar-ı dikkatlerinize arz ediyorum: Efendim, trafik konusunda gerçekten bir şeyler ve mesafe almak isteyenler, aşağıdaki gerçeklerle yüzleşmek ve gerekli tedbirleri almak zorundadırlar:

Şöyle ki: Ya otomobil sayısı baskı altına alıp üretimi daraltılacak veya yeni yollar, park alanları, köprü viyadük vs. gibi altyapı yatırımları zenginleştirilecek. İlkini yapmaya cesaret edecek hükümet tanımadım henüz. Hele hele orta sınıfımız arabalı hayatın ne olduğunu yeni yeni öğrenmekte iken... İkinci tedbir için artık zaman geçmiş gibi görünüyor; kaldı ki pahalı yatırımlardır ve sosyal mâliyeti yüksek. Geriye üçüncü ihtimâl kalıyor: Eyyam!

Eyyama başvurmadan da bir şeyler yapabilmek mümkün ama bu teşkilat yapısı ve mevzuat ile olacak iş değil. Tek çare ve ihtimâl var geride. Trafik altyapısını, işletmesini bütün müştemilâtı ile özel sektöre devretmek! Motorlu taşıt vergilerini onlar tahsil edecek, yeni yol ve bakım onarım işlerini onlar üstlenecek, trafik cezalarını onlar tarh ve tahsil edeceklerdir. Trafik denetimleri? Trafik denetimini de; ama İDO'nun özelleştirilmesi gibi değil elbette. Resmî otorite sadece, trafiğin aksamadan yürütülmesinden sorumlu şirketleri denetlemekle görevli olmalı ama vergi mükelleflerini denetler gibi değil; gerçek ve etkili denetim.

"Oo, uçmuşsun beyim; özel sektöre bu kadar yetki devrederseniz bizi inim inim inletir, Deli Dumrul gibi her kavşak başında ceza kesip iliğimizi sömürürler" diyebilirsiniz; haklısınız ve ben zaten böyle olacağını tahmin ettiğim için trafiğin özel sektöre devredilmesini teklif ediyorum; yoksa -estağfurullah- Liberal olduğumdan filan değil; "Filancanın hakkından filanca gelir" darb-ı meselinin isabetine inandığım için. Elbette siz bu arada, "Devlet henüz özelleştirdiği bankaların hizmetlerini, telefon ve TV platformu şirketlerini bile doğru dürüst denetleyemiyor ki" diyebilirsiniz; Doğrudur, devlet denetim görevini yapamıyor, hatta bana göre kasden yapmıyor ama bu ikiyüzlülüğün farkına varalım artık.

Vatan ve millet yararına geliştirdiğim bu dudak uçuklatan projenin, özel sektöre ne gibi iş alanları ve istihdam imkânları sağlayacağının farkındayım. Bu erişilmez akıllarım, bu harikulâde ilhamlarım milletime armağan olsun; yeter ki Türkler, 21. asrın ilk çeyreğinde olsun artık trafik denilen şeyin, aslında başkalarının haklarına saygı ve özellikle nezaket denilen şeyin bizatihi kendisi olduğunu öğrenebilsin.

Özel sektör bu yükün altından kalkabilir mi, ayrı mesele; önce dar ayakkabıyı giyelim, sonra çıkarır bir daha ferahlarız. t.alkan@zaman.com.tr

ZAMAN 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim