1. YAZARLAR

  2. AHMET MARUF DEMİR

  3. İsrail’deki Yangın da Halep’deki Mangal mı?
AHMET MARUF DEMİR

AHMET MARUF DEMİR

Yazarın Tüm Yazıları >

İsrail’deki Yangın da Halep’deki Mangal mı?

25 Kasım 2016 Cuma 10:45A+A-

Sizler dalgaların, yangınların, toprağın, taşların, havanın, ağaçların, rüzgarların ve daha nicesinin Allah'ın bir ordusu/bir ayeti olduğunu mu unuttunuz?!

Efendim, İsrail'de yangın varmış, yok ağaçlar yanıyormuş; bu ateşe bizlerin de su dökmesi gerekiyormuş.

Yansın zalimler. O dumanda boğulsun katiller. Rabbimizin her günü dua etmiyor muyuz? Allah'ım, işgalci Siyonistleri yak! diye. E, şimdi bu ne?

Katil sürüleri; ümmet coğrafyamızın dağını, taşını, ağacını her gün bombalayıp, yakıyorlar. Sularını, gazları ile kirletiyorlar. Yer altı ve yer üstü kaynaklarını bu dumanlar arasında iç edip ve konteynırlara yükleyip binlerce km ötelere gemiler ile kaçırıyorlar. Buna bir avuç Müslüman dışında ses eden de yok. Fakat bu da maalesef sadece ses etmekten de öteye gitmiyor.

Ama olsun. İsrail'de ağaçlar yanıyormuş. Bir kere orası İsrail değil. Filistin toprakları... O toprakları da kadınıyla, erkeğiyle işgale gelmiş ve işgal de etmiş bir ordu var. Tıpkı, Medine'ye gelen işgalci müşrik ordusu gibi... O gün orada olanın bir benzeri bugün de burada oluyor. Allah'ın ayeti olan rüzgâr, müşrik ordusunu dağıttığı gibi; bugün de Allah’ın bir başka ayeti olan ateş de yine başka bir işgalciyi Allah’ın izniyle yakıyor.

Hamdolsun.

Eğer ki olayları bu telakki ile değerlendirirsek; Kızıldeniz de yarılmasın, çünkü balıklar ölür... Nuh'un kavmini tufan sarmasın, çünkü başka canlılar heba olur... Yer Karun'u yutmasın, çünkü develer de yerin dibine batar... Ateşli taşlar Lût (as) kavmine gelmesin, çünkü şehir de ortada kalmaz... Ve benzeri bir durum içerisine farkında olmadan gideriz.

Ateş ve ağaçta Allah'ın ayeti… Ve Allah her daim yaratma halindedir.

Merak etmeyin. Karada ve denizde bunca fesat, tuğyan, talan, sömürü ve işgale rağmen hala nefes alabiliyorsak, evelAllah yine alırız. Belki de Allah, onların yerine daha güzelini yaratır. Kim bilir?!

Hem nefes almasak, alamasak ne olacak. Hakikatte yaşıyor muyuz ki? Madem zalimler gülerken ölüyoruz her daim. O zaman biz yine ölelim ama bu kez onlar da gülmesin nitekim.

Daha dün D.İ.Başkanı Mehmet Görmez: “Halep’ten yükselen dumanlardan, Arakan'ı göremiyoruz.” Diyordu. Şair’de öyle demiyor muydu: “Halep diyorum, Halep! Heyy, duymuyor musunuz?”

Bu arada İsrail’deki yangını söndürmek için ivedilikle uçak gönderiyoruz. Peki, o zaman Halep’deki yangını söndürmek için neyi bekliyoruz? Hepimiz biliyoruz ki, Halep'de yükselen dumanlar mangal dumanı değil. Bu yüzden oraya gönderilecek şey ise bellidir. O da, muhaliflerin beş yıldır bekledikleri uçaksavar/lar!

Tam da burada, "Her şeyin bir zamanı var" denilebilir; ama yine hepimiz biliyoruz ki tüm cihan bir olmuş Müslümanlar ile savaşıyor. İşte size en son olarak, 24 Kasım Tarihinde ülke içinde ve ülke dışında yapılan saldırılar!

Allah'ım!

Belli ki bizim bu bölünmüşlüğümüzle onlara galip gelecek bir gücümüz yok. Sen mazlumların düşmanı kim varsa onların arasındaki ihtilafı artır. Sen bize yardım et. Onları birbirine düşür. Görünen ve görünmeyen orduların ile onları helak et!

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum