Hayrettin Karaman

Hayrettin Karaman

Yazarın Tüm Yazıları >

İhtilat

29 Haziran 2014 Pazar 06:46A+A-

Fıkıh'ta ve İslam eğitim kaynaklarında ihtilat, gerektiği halde 'araya mesafe koymamak' manasında kullanılan bir terimdir.

İslam, evlilik dışında cinsel ilişkiyi kesin olarak haram kıldığı ve yasakladığı için zinaya kapı açan, insanları tahrik eden, iradeyi zorlayan durum ve ilişkileri de sınırlamıştır. Kadın erkek ilişkilerinde örtünme, karşılıklı konuşmada vakar ve ciddilik, günah işleme imkanı verecek şekilde başbaşa kalma (halvet) yasağı bu sınırlamaların önemli örnekleridir.

Aralarında nikah bağı olmayan ve istendiğinde birbiri ile evlenmeleri caiz olan erkekle kadının beraberliklerinin, iş ve ictimai hayat bakımından ihtiyaç ölçüsünde olması, ihtiyacı aşan senli benli beraberliğin hoş görülmemesi ihtilat kuralının gereğidir.

'Okullarda eğitim ve öğretimin karma mı, yoksa kızlarla erkeklerin ayrı okullarda olmaları mı daha uygundur' konusu öteden beri tartışılıyor. Laik-seküler kesim meseleye, tasarladıkları ve uygun gördükleri sosyal ve ahlaki hayat bakımından yaklaşıyorlar. İslâmî kesim de öyle; bu 'uygun görülen' sosyal ve ahlaki hayat birbirinden kısmen farklı olunca insanı hazırlayan araçlar ve süreçler de tabiî olarak farklılaşıyor. 18 yaşını doldurmuş insanların nikahsız cinsel hayatlarını zina saymayan, birbirini seven kimselerin evli olmadan evli gibi yaşamalarında sakınca görmeyen bir dünya görüşü, İslam'ın zina saydığı birçok davranışı mübah görmekte, bu arada eğitimin bütün kademelerinde kızlarla erkeklerin karma eğitim görmelerini savunmaktadır. Bu uygulamanın şiddeti ve tacizi azaltacağı, ruh sağlığına daha uygun düştüğü iddiası; 'şiddet, taciz, bunalım, 13 yaşlarına kadar inmiş bulunan alkol ve uyuşturucu kullanımı, çok yaygınlaşan 'gayr-i meşru' cinsel ilişkiler göz önüne alındığında tutarsız oluyor.

Öte yandan kızlarla erkeklerin araya kalın duvarlar konarak tamamen birbirinden ayrılmış yaşamaları hem olacak şey değil, hem de birçok sakıncayı içinde barındırır. Şu halde uygun olan, tam da İslam'ın istediği gibi 'araya gerekli mesafeyi koyarak' kadınlı erkekli bir ictimai hayattır.

Eğitimde ihtilatın bir başka şekli de çocukların ve gençlerin kötü ahlak, huy ve davranış kapacakları kimseler ve çevrelerle ilgilidir. İnsan sosyal bir varlık olduğu için elbette eşi, dostu, arkadaşı, komşusu, ortağı… olacaktır. Toplum içinde iyiler ve kötüler bulunduğuna göre Müslümanlar ve özellikle çocuklar ile gençlerin 'iyilerle' beraber olmalarında zaruret vardır. Kendisi himmete muhtaç olanın 'başkalarını eğitme sevdası ile kötülerle düşüp kalkması' evdeki bulguru da kaybetme tehlikesi taşır.

Yine aynı endişe ile olmalıdır ki, İslam alimleri, 'ehl-i kitab kadınlarla Müslümanların evlenmeleri caiz olsa da mekruh olduğunu, tercih edilmemesi gerektiğini' ifade etmişlerdir. Hristiyanlar ve Yahudiler gibi aslı vahye dayanan bir kitaba inanan gayr-i Müslimlere 'ehl-i kitab' deniyor. Sonradan bu kitaplar bozulmuş, asılları kaybolmuş, değiştirilmiş olsa da, mesela Hristiyanlar Hz. Îsâ'yı tanrılaştırsalar da bu kadınlarla evlenmek caiz, fakat mekruh oluyor.

Niçin mekruh oluyor, neden tavsiye edilmiyor?

Sebebi ihtilattır. Bir çocuğun en fazla ihtilat içinde olduğu insan annesidir; anne başka dinden olunca çocuğun bu ihtilattan etkilenmemesi oldukça zordur.

Bir ülkede eğitim ve öğretim laik ise, toplum içinde Müslüman olanla olmayan, İslam'a göre iyi olanla kötü olan eşit itibar görüyorsa, medya, san'at ve reklam islâmî olmayanı 'iyi, güzel, doğru' diye takdim ve telkin ediyorsa 'çocuğunu Müslüman olarak yetiştirmek isteyenlerin' ihtilat konusunda hassas olmaları kaçınılmazdır.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT