1. YAZARLAR

  2. HALİME GERÇEK

  3. Çocuklar İçin Aydınlık Öyküler, Seçme Hikayeler
HALİME GERÇEK

HALİME GERÇEK

Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuklar İçin Aydınlık Öyküler, Seçme Hikayeler

A+A-

Uçurtmadan kanatlar takmış geliyor çocuk. Zihinlere  vurulan prangaları kırıp  ‘ben varım!’ diye koşarak geliyor. Allahu Ekber nidasıyla, dillerini süsleyen bismillahıyla, yanı başımıza sokularak geliyor çocuk.

Çocuklar neslin mirasçıları ve geleceğin dinamikleri olarak avuçlarımızda filizlenen ve boy veren  ekin gibidirler. Müslüman aileler olarak bizler bu ekinin kuvvetli köklerle boy vermesinde aktif rol alan kahramanlarız. Sağlam karakterlere sahip, dinamik aklı işleten ve zamanın problemlerine çözümler üretebilen bir nesil yetiştirmek bizim geleceği inşa idealimizin de bir gereğidir.

Bu tespitten kalkarak yola koyulduğumuzda çoğu zaman çocuklarımız için planlayacağımız eğitim müfredatında kaynak sıkıntısı çekmekteyiz. Çocuklarımıza yaşlarına  ve Kitabi olana uygun  İslami bilgileri verebileceğimiz kaynaklar yok denecek kadar az bulunmaktadır. Özellikle ilköğretim çocuklarında bahsettiğimiz bu sıkıntı çok daha yoğun yaşanmaktadır Çocuklarımızın  psikolojik gelişimine dikkat etmeyen  ve pedagojik donanımdan uzak olan piyasa kitaplarını  seçerek ayıklamak durumundayız. Konu çocuklarımız olduğunda daha bir ince eleyip sık dokumamız gerekmektedir. İslam adına aldıkları ilk ve temel bilgilerin doğruluğu kadar çocuklarımızın anlam dünyalarına duygu ve psikolojik hallerine denk düşmesi önemlidir 

Erken çocukluk dönemi eğitim için verimli bir dönemi teşkil etmektedir. Türkiye'de ilk anaokulu 1915’te açılmıştır. 1914 yılında Maarif Nezareti (Milli Eğitim Bakanlığı) tarafından anaokulu çocuklarına verilecek eğitimin müfredatına ilişkin eğitmenler için bir program hazırlanmış ve yayınlanmıştır. Aynı dönemde özel sektöre de anaokulu açma izni verilmiştir. Böylece okul öncesi eğitim serüveni yaşadığımız coğrafyada hareketlendirilmiş oldu. Ancak tarihi bu kadar eskiye dayanmasına rağmen anaokulu eğitimi ve erken çocuklarda verilecek eğitimin önemi ve kalitesi konusundaki çalışmalar ülkemiz topraklarında ancak 90 sonrası itibar edilen bir konu olmaya başladı.

Yaşadığımız ülkede özellikle son birkaç yıldır  bu dönem çocuklarına yönelik yayınlar zirve denebilecek boyuta ulaşmıştır. Her yıl Milli Eğitimin yeni modüllerine uygun olarak yayınlar yapılmakta ve bu alanda çeşitli yayınevleri birbirleriyle yarışmaktadırlar. Özellikle bu alanın söz sahibi olmaya aday  basımlar kendini iyiden iyiye hissettirmektedir.

Erken çocukluk dediğimiz “okul öncesi dönem” bu kadar önemliyken biz Müslümanlar da bu dönemi çocuklarımıza İslam eğitimin temellerini daha sağlam atabilmek iyi değerlendirmeliyiz. Bu dönem için İslam eğitimine yönelik hazırlanan yayınlara baktığımızda ilköğretim çocuklarına yönelik kaynaklara kıyasla  oldukça zenginleşen bir yayın listesi görebiliriz.Özellikle cemaat üyelerinin şahsi çabalarıyla oluşturdukları yayınlar ve  3-6 yaşa yönelik  çalışmaların yoğun olduğunu görüyoruz.Ayrıca Kur’an eğitimine yönelik çeşitli yayınlar artık alternatifi bulunabilecek düzeye gelmiştir. Çocukların ilgilerini cezbedebilecek çeşitliliği içinde barındıran renkli, resimli, boyamalı ve öğrenmeyi aşamalı hale getiren cüzler de hazır bulunabiliyor.

Bunların yanında din eğitimine yönelik kaynaklarda çoğu zaman çocukların gelişim aşamaları gözden kaçırıldığı için olsa gerek  sıkıntı yaşamaya devam ediyoruz. Din eğitimi erken çocuklara genellikle hikaye tarzı anlatımlarla verilebiliyor ve halihazırda okuyucuya sunulan bu türden hikayelerde bazı handikaplar var. Örneğin: hikayeyle resim paralel gitmeyebiliyor. Hikayeler Kur’an’dan seçildiği için soyut varlıklar; melekler, şeytan ve çoğu zaman peygamberlerin de resmedilip çizgiye dökülmesinde sıkıntılar yaşanıyor ve bu kaliteyi düşürüyor. Hazırlanan yayınlarda çocuğun yaşına göre gelişimi gözden kaçıyor. Bilmediği birçok İslam kavramı birden yükleniyor bu da anlaşılırlığını zorlaştırıyor. Çocuklarımız için eğitimin onların gelişimine  uygun olması dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biridir.     

Bu açıdan alacağımız kaynak kitaplarda ilköğretim çocukları ve erken çocukluk diyebileceğimiz iki sınıflandırmamız olduğunda ilköğretim çocuklarımız için karşımıza çıkan kitaplardan biri Kahraman Çocuk Kitapları İslam Tarihi Serisi hikayeleri. Hikayeler, Peygamber Hikayeleri, Peygamberimizin Hayatı, Örnek Halifelerin Hayatı olmak üzere üç seriden oluşuyor. Bunlardan peygamberlerin hayatları 20 hikayeden; peygamberimizin hayatı 24 hikayeden, örnek halifelerin hayatı 20 hikayeden oluşuyor. Kitaplar ilköğretim çocukları düşünülerek hazırlanmış, okuma yazmaya giriş serisini andırmaktadır. Resimsiz ve basit bir kağıt üzerine çalışılmış kitaplar içerik olarak özellikle peygamber hikayeleri serisi oldukça iyi hazırlanmış.

Peygamber hikayelerinde; Hz. Adem, Hz. Süleyman, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Nuh, Hz. Salih, Hz Yusuf, Hz. İsmail, Hz. İbrahim, Karun ve Hazineleri, Hz. Davud, Mağara Arkadaşları, Hz. Şuayb ve Medyenliler gibi hikayeler bulunmaktadır. Bazı peygamberlere seri içerisinde iki-üç hikaye ayrılmış, hikayeler içerik olarak Kur’ani anlatıma çok yakın olarak işlenmiş. Ayetlerin orijinal metinleri kullanılarak hikayeler oluşturulmuş.

Peygamberimizin hayatı serisinde ise peygamberimizin doğumundan önce ve peygamberlik sırasındaki geleneksel kaynaklarda oldukça yoğun işlenen sıhhati son derece tartışmalı, yer yer Kur’ani bildirimlere ters mucizeler edebiyatından sıyrılamamış. Serideki hikayelerin özellikle ilk kitaplarında katiyetinden emin olunmayan haberler aracılığı ile bize gelen mucize hikayelerine yer verilmiş. Peygamberimizin ailesi doğumu ve çocukluğu, evliliği, ilk vahiy, hicret, ilk inananlar, müminlere işkenceler, savaşlar, anlaşmalar, veda haccı başlıklarıyla serinin hikayeleri oluşturulmuş.

Örnek halifelerin hayatı serisinde Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali dönemleri ayrıntılı bir şekilde hikaye edilmiş. Hz. Ebubekir dönemi için halife seçilmesi esnasında  “Halife Ensardan mı, Muhacirden mi seçilmeli?” bağlamındaki tartışmalar oldukça ayrıntı olmuş. Hz. Ali’nin  Hz. Ebubekir’e biat etmesi oldukça radikal bir şekilde işlenmiş. Okuduğumuzun çocuklara yönelik bir İslam Tarihi serisi olduğunu düşündüğümüzde gereğinden fazla ayrıntılı  anlatım sıkıntılı olmuş. Dört halifenin işlendiği bu seri klasik tarih kitaplarını andıran bir üslupla  hazırlanmış. Ancak İslam tarihiyle ilgili belki de ilk bilgilerini edinecekleri bir kitap olabileceğini düşündüğümüzde bu üslup çok göze çarpmıyor. Örnek halifelerin hayatı serisinde özellikle Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinde belki de sahabelere hata kondurmak istememesinden yazar çelişkili ifadeler kullanmış. Kimi zaman dönemin karışıklıklarını ve isyanın sebeplerini söylerken sıkıntı yaşamış gibi görünüyor. Saymış olduğum bu sıkıntılı durumlara rağmen ilköğretim yaşındaki çocuklara yönelik İslam tarihi öğretebilecek elimizde bulunan kaynaklar arasında Kahraman Çocuk Kitapları İslam Tarihi Serisinin  iyi bir içeriğe sahip olduğunu düşünüyoruz. Çocuklarımız için arşivimizde olması gereken bir seri. 

Anaokulu yaşındaki çocuklar için hazırlanan ve Maviuçurtma yayınlarından çıkan Çocuklara Peygamber Öyküleri  de okuyucuların ilgisine sunulan eserlerden biri. Bu öykü serisini hikayesini Mehmet Nalbant yazmış, resimlemesini ise Betül Aytaç yapmış.

Tufan Öyküsü, Yaratılış Öyküsü, Kurban Öyküsü, Asa Öyküsü, Devenin Öyküsü, Kuyu Öyküsü gibi serileri mevcut. Öyküler ritmik bir metotla yazılmış. Kafiyeli cümleler kullanılarak daha çok şiirimsi bir üslup seçilmiş. Kullanılan bu tarz kitapları hikaye havasından çıkardığı için çocuklara okunmasında sıkıntı yaşanabilmektedir. İçerik olarak eser oldukça iyi bir kaliteyi yakalamış. Resimde son dönemlerin yeni metotlarından biri kullanılmış. Şekiller daha sınırsız ve gerçeğe uzak olarak çizilmiş. Aslında hikayelerde soyut kavramlar sıklıkla kullanıldığı için bu resimleme yöntemini kullanmak daha kolay olmuş diyebiliriz. Ancak çocuklar daha gerçekçi ve gözlerine daha aşina resimleri sınırsız ve çizgileri farklı boyuta taşıyan bu son dönem moda resimlerine göre daha çok beğeniyorlar. 24 sayfa olarak hazırlanan hikayelerin kağıt kalitesi ve hikaye kitap boyu renkler oldukça iyi olmuş. Bu alanda daha kaliteli ve ihtiyacı karşılayacak yeni yayınların artmasını diliyor ve bu serinin de çocuklarımızın kütüphanesinde olmasının onlar için kazanç olacağını düşünüyoruz. 

Çocuklarımızı ellerinden tutup okullarına emanet etmemeliyiz. Onlara özgüven verecek şefkat ellerimizi üstlerinden eksik etmeyelim. Çocuklarımıza karşı hassasiyetimizi her zaman taze tutmalıyız. Onları eğitim hayatlarında yakından takip etmek eğitime yönelik gelişmelerin nabzını tutmaktan geçmektedir.

Bu bağlamda son zamanların en popüler ve kayda değer tartışmalarından biri olan Gardner Howard’ın geliştirdiği “çoklu zekâ kuramı” incelemeye değer bir çalışmadır. Gardner Howard,  “Zeka, değişen dünyada yaşamak ve değişimlere uyum sağlamak amacıyla her insanda kendine özgü bulunan yetenekler ve beceriler bütünüdür, yaşanılan toplumda faydalı şeyler yapabilme, yaşam boyu karşılaşılan farklı durumlarda problemleri çözme ve yeni ürünler ortaya çıkarma kapasitesidir. Her insan sahip olduğu zekalarla birlikte farklı bir öğrenme, problem çözme ve iletişim kurma yöntemine sahiptir” diyerek tek tip zeka dışında da insanda keşfedilmeye açık yetenek ve zeka alanları olduğuyla ilgili çalışmasının sonunda çoklu zeka kuramını geliştirmiştir.

Geleneksel eğitim yöntemleriyle okul hayatını tamamlayan insanların büyük bir kısmı keşfedilmemiş yetenekleriyle çok geç tanışmak durumunda kalmışlardır. Tek kalıba sıkıştırılarak standartlaştırılan eğitim yöntemi eğittiği şahsiyetleri farklı bakış açılarına yönlendirme hususunda eksiklikleri içinde barındırmaktadır. Mekanik ve matematiksel zekaya sahip öğrenciler dikkate alınarak hazırlanmış eğitim ve öğretim sistemi sosyal, sözel, içsel, kişisel vb sekiz farklı zeka alanına sahip olabilecek öğrencileri devre dışı bırakmaktadır. Böylece üretken aklın işlenmesi göz ardı edilmiştir. Farklı düşünebilen, araştıran, sorgulayan, projeler üretebilen, sosyal hayatı keşfetmekte aktif olan birçok öğrenci vardır ve bu potansiyeli işleyecek bir eğitim sistemine ihtiyacımız vardır. Howard da IQ  testinin baz aldığı tek tip zekaya alternatif olarak çoklu zeka kuramını geliştirerek aslında bahsedilen eğitim sistemindeki boşluğa bir cevap vermek istemiştir.

Ezberlemeci formülasyona dayanan, fotokopi zihinler üretmeye meyilli eğitim sistemine alternatifler üretmek gerekmektedir. Ve çoklu zeka işlenmeye açık bir eğitim yöntemi olarak önümüzdedir. Türkiye şartlarında çoklu zeka yöntemi kullanılarak eğitim planlarını oluşturup işleme koyan okul sayısı ve de eğitim sistemi  çok azdır. Özellikle erken çocukluk döneminde çocuklarımızı kabiliyet alanlarına göre yönlendirmek oldukça önemlidir. Okul öncesi çocuklarını çoklu zeka yönteminin açtığı ufuktan yararlanarak oluşturulan eğitim planıyla donatmak büyük bir kazançtır çünkü çocukların ilgileri doğrultusunda kazandıkları bilgiler değerlidir ve kalıcıdır.

Tam da bu hedeften kalkarak Ömer ve Bahar Kavramlar Dünyasında ismiyle hazırlanmış okul öncesi eğitim setine bakalım. Hikâyesini Esim Akdeniz Tüccar’ın resimlemesini Sevgi Bilici’nin yaptığı bu çalışma Timaş Yayınlarından çıkmış. 20 kitaptan oluşan çalışmada 10 kitap hikâye, 10 kitap etkinlik kitabı olarak 3-6 yaş çocukları için hazırlanmış. Zıt Kavramları Öğreniyorum, Şekilleri Öğreniyorum, Mevsimleri Öğreniyorum, Duyularımı Öğreniyorum, Zaman Kavramını Öğreniyorum, Gruplamayı Öğreniyorum, Saatleri Öğreniyorum, Sayıları Öğreniyorum, Renkleri Öğreniyorum, Yer ve Konum Öğreniyorum şeklinde olan hikâyelerin her birinin etkinlik kitaplarıyla tamamlandığı bir çalışma yapılmış. Etkinlik kitaplarında konularla ilgili şarkı, drama çalışmaları, dikkat çalışmaları vb zekâ alanlarının her birini ilgilendiren etkinlikler yer almaktadır. Her bir hikâye kitabının sonunda hikâye sonrası geribildirim soruları çocuklara yöneltilmiş ve hikâyeleri pekiştirerek tamamlanması sağlanmıştır.

Ömer ve Bahar eğitim seti hikâyelerinin her bir kahramanı duygularına ruhlarına dokunulan öğrencilerden esinlenilerek hazırlanmış. Çocuklar oynadıkları oyunlarla hayata taşıdıkları hikâyeleriyle canlı bir kitabı oluşturmuşlar.

Kitaplar anaokuluna gitmemiş çocuklar için annelerin rehberliğinde işlenebilecek bir açıklıkta ve düzeyde hazırlanmış. Anneler hazırlanan hikayeleri çocuklarına okuyup ardından hikayenin ana hedefini pekiştirici etkinlik kitaplarının uygulamasını çocuklarıyla yapabilirler.

YAZIYA YORUM KAT

12 Yorum