Bartın'da Çin'in D. Türkistan Zulmü Protesto Edildi

06.07.2015 20:12
Bartın'da Çin'in D. Türkistan Zulmü Protesto Edildi
Bartın Özgür-Der bu gün Arap Camii yanında Doğu Türkistan’daki Çin zulmünü lanetlemek amacıyla basın açıklaması yaptı.

‘’Doğu Türkistan Kan Ağlıyor Zulme Sessiz Kalma!’’ konulu basın açıklamasına çok sayıda Bartınlı aileler katıldı. Aydın Kuloğlu’nun basın metnini okuduğu basın açıklaması eyleminde ‘’Kahrolsun Zalim Çin Emperyalizmi, Müslümanlar Kardeştir,  Yaşasın Mazlumların Kardeşliği,  Sömürüye-İşgale-Katliama Karşı Çık!, Çin Zulmüne Sessiz Kalma!, Katil Çin Türkistan’dan Elini Çek!, Katiller İçin Yaşasın Cehennem!, Emperyalist Çin Yenilecek, İslami Direniş Kazanacak, Kahrolsun Çin Emperyalizmi, Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” sloganları atıldı. Zahid Nar’ın yaptığı duygulu duanın ardından basın açıklama eylemine son verildi.

bartin-20150706-01.jpg

bartin-20150706-02.jpg

bartin-20150706-03.jpg

bartin-20150706-04.jpg

bartin-20150706-05.jpg

bartin-20150706-06.jpg

Okunan basın açıklama metni:

’Doğu Türkistan Kan Ağlıyor Zulme Sessiz Kalma!’’

Mübarek Kitabımız Kur’an’ın vahyedildiği ay olan Ramazanı Şerifi idrak ettiğimiz şu günlerde Doğu Türkistan’da işgalci Çin yönetiminin yaptığı zulümleri protesto etmek için burada toplandık.

Bilindiği gibi zalim Çin yönetimi 66 yıldır Doğu Türkistan’ı işgal etmiş durumda ve orada yaşayan kardeşlerimize hayat hakkı tanımadığı gibi İslâm’ın sosyal ve toplumsal alandan silinmesi için her türlü zulmü uyguluyor. Çin devleti, yürüttüğü asimilasyon politikaları çerçevesinde 1949 yılından bugüne dek Doğu Türkistan’da 35 milyonu aşan insanı katletmiş, 1985 yılından beri uyguladığı nüfus politikaları ile sistematik şekilde Doğu Türkistanlıları Çin’in başka bölgelerine göçe zorlamıştır. Bu politikalar neticesinde, işgal edildiğinde %90’ı Uygur Türklerinden oluşan Doğu Türkistan'da, bugün Uygur Türklerinin nüfusu %45'in altına inmiştir.

Doğu Türkistan, Müslüman Uygurların yurdudur. İşgalci Çin yönetimi burada akla hayale gelmeyecek sistematik zulüm çarkının şiddetini her gün artırmakta. Kardeşlerimizin din-namus-vatan ve her türlü aidiyet değerlerinin alanını her gün daraltıyor ve bilhassa Müslüman Uygur kardeşlerimize dinleri İslam’ı yasaklı hale getirmeye çalışıyor. Çıkardığı dayatma kurallara uymayanları en ağır işkencelerle ve uyduruk mahkeme kararlarıyla infaz ediyor.

Kardeşlerimiz!

Bu gün D. Türkistan’da toplu namaz kılmak, 40 yaş altının mescitlere girmesi yasak, hacca gitmek oruç tutmak yasak, başörtüsü takmak devlete ait alanlarda yasak, kadınların etek boyunun ölçülerini kendileri belirlemişler, aksi yasak. Türkistan’da gençlerin-çocukların din eğitimi almaları yasaklanmış durumda. Kısaca işgalci Çin, kardeşlerimizin vatanlarında Müslümanlığı yasaklı hale getirmeyi ve tarihe gömmeyi hedefliyor.  Onları öldürüyor, yakıyor, yıkıyor; halkları birbirine kırdırmayı planlıyor ki, çatışmalar çıksın, o müdahale etsin ve mazlum halkı öldürsün, zalim Çin hep bunu istiyor.  Bu gün Doğu Türkistan’da Müslümanlar oruç tutamıyorlar. Müslüman hanımlar sürekli taciz ediliyor. Marketlerde içki satışı mecburî hâle getirilmiş durumda. Oruç tuttukları tespit edilen Müslümanlar katlediliyor.

Aziz Bartınlı Kardeşlerimiz; Çin'in, Doğu Türkistan'da halka uyguladığı zulmün en önemli nedeni halkın Müslüman olmasıdır. Çünkü komünist Çin, bölge üzerindeki hâkimiyet ve sultasını kuvvetlendirmeye karşı en büyük engel olarak halkın İslâmî kimliğini görmektedir. Halkı dininden vazgeçirmek için her türlü yıldırma ve baskı yöntemini kullanan Çin şovenizmi, en fanatik dönemini komünist diktatör Mao'nun 1966-1976 yılları arasında uygulattığı Kültür Devrimi esnasında yaşadı.

Camiler yıkıldı, toplu ibadet yasaklandı, Kur’an kursları kapatıldı ve bölgeye yerleştirilen Çinliler Müslümanları taciz etmek için her yolu denediler. Okullarda dinsizlik propagandası yapıldı. Ayrıca bütün iletişim araçları vasıtasıyla insanların dinden soğutulmaları için yoğun çaba harcandı.

Dinî ilimlerin öğrenilmesi ve dinî bilgilere sahip öncü kişilerin halkı eğitmeleri ise tamamen yasaklandı. Buna rağmen halkın İslâmî kimliği yok edilemedi.

Otuz yılda dört defa alfabelerinin değiştirilmiş olması da yine bölgedeki müslümanlara yapılan asimilasyon uygulamalarının bir parçasıdır. Mao, Kültür Devrimi’ne rağmen Çin alfabesine dokunmazken, Uygur alfabesini Kur’ân harflerinden Kirilce'ye çevirmiştir. Bir müddet bu alfabe kullanıldıktan sonra Latin harflerine geçilmiş, ancak bu defa da Türkiye ile kültür köprüleri kurulmasın diye tekrar Kur’ân harflerine dönülmüştür. Alfabe ile bu kadar sık oynamanın nesiller arası anlaşmayı ne kadar zor bir hâle getireceği ise açıktır.

Bugün Doğu Türkistan’da işgalci Çin yönetiminin yaptıkları neyse Mısır’da darbeci Sisi’nin yaptıkları ile Suriye’de Katil Beşşar’ın yaptıkları odur.

İşgalci Çin yönetiminin yaptığı mecburî içki satışı zulmü neyse Türkiye’de geçen hafta mübarek Ramazan Ayı’nı kirleten sapkın zihniyet de odur.

Bizler Bartın’dan seslenerek diyoruz ki:

İşgalci Çin yönetiminin uyguladığı bu zulüm ve katliamlar acilen durdurulmalıdır! Müslüman Uygurların yaşam hakları inanç hakları tesis edilmelidir!

Ve bütün Müslümanları Doğu Türkistan’da yaşanan zulme duyarlı olmaya ve protesto etmeye ve Müslüman kardeşlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Rabbimizin Şûra Sûresi’nde buyurduğu gibi: "Müslümanlar bir zulme uğradıklarında ‘birlik’ olup karşı koyarlar!".

Rabbimiz bizi dosdoğru yolundan ayırmasın ve bizleri ümmetin yeniden ihya ve inşasına çabalamak için güç ve kuvvet versin. Toplumu ifsad etmek isteyen sapkınların oyunlarını bozsun. Rabbimiz bizleri hayatını ibadetlerini sâdece Allah’a adayan kulları arasına katsın. Doğu Türkistan’da zulüm altındaki Müslümanlara Suriye ve Mısır’da zor şartlar altında yaşayan Müslüman kardeşlerimize yardım etsin.

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim