1. YAZARLAR

  2. Mahmut Osmanoğlu

  3. Afganistan işgalinin trilyon dolarlık ekonomik boyutu
Mahmut Osmanoğlu

Mahmut Osmanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Afganistan işgalinin trilyon dolarlık ekonomik boyutu

A+A-

Afganistan'a haritada bakanların hayret ettiği önemli nokta şudur: Açık denizlere kıyısı olmayan bu kara ülkesinden süper güçler (sırasıyla Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği ve Amerika) ne ister?

Belki bu sebep 19. Yüzyıl'ın sonu ve 20. Yüzyıl'ın başında "Büyük Oyun" olarak nitelen güç denemeleri vasıtasıyla bu ülkeyi ele geçirmeye çalışan İngilizlere kadar büyük oranda stratejik idi.

Ama Sovyetler'in işgali ve Amerika'nın işgalinde bu sebepler çeşitlendi.

Evet, Sovyetler Birliği Afganistan'a çok yatırım yapmıştı ve Afganistan üzerinden "Sıcak Denizlere" inmek istiyordu ama işgal ettiği ülkenin jeolojik haritalarını çıkararak ne yapmak istiyordu? Tabii ki doğal kaynaklarının bir haritasını çıkarmak ve işgal tamamlanabilseydi bunlardan azami derecede istifade etmek.

Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgali döneminde "Afgan Muhacir" kamplarında o dönem "Afganistan Cihadı"nın efsanevi liderlerin merhum Burhanettin Rabbani'nin bir kitabı elden ele dolaşıyordu.

Kitap Afganistan'ın tabi kaynaklarının dökümünü yapıyordu ve Afganistan'ın el değmemiş topraklarının büyük tabii kaynaklar barındırdığını iddia ediyordu. Ne yalan söyleyeyim, bana biraz abartılı gelmişti bu iddia o kitabı okuduğumda.

Sovyetler'den sonra Amerikalıların da yolu Afganistan'a düştü. "Elkaide'yi yenmek ve çökertmek" bahanesiyle Afganistan'ı işgal ettiler. Ama bir yandan da keşif uçakları ile havadan ve "embedded" jeologlarla karadan Rusların yarım bıraktığı Afganistan'ın jeoloji haritalarını tamamladılar ve dolayısıyla da doğal kaynaklarını ortaya çıkardılar.

The New York Times gazetesi 13 Haziran 2010'da Pentagon'dan referansla "Amerika Afganistan'da geniş tabi zenginlikler keşfetti" başlıklı haberle (*) bu gerçeği tüm dünyaya duyurdu.

Habere göre Afganistan'ın doğal zenginlikleri Pentagon ve Amerikalı jeologlardan oluşan bir ekip tarafından tüm ülkede yapılan havadan ve karadan çalışmalarla ortaya çıkarılmıştı.

O dönem Amerikan Ordusu Merkez Komuta komutanı ve şu an CIA direktörlüğünü yürüten David Petraues bu gelişme karşısında şaşkınlığını gizleyememiş ve " Burada (Afganistan'da) şaşırtıcı bir potansiyel var" diyerek şaşkınlığını itiraf etmişti.

Ayrıca, Pentagon'un bir iç andıcında Afganistan'ın "Lityumun Suudi Arabistan'ı" durumuna gelebileceği bildiriliyordu.

Amerikalılar Afganistan'da bulunan bu el değmemiş zenginliklerin en az bir trilyon dolar değerinde olduğunu da açıkladılar.

Pentagon tarafından açıklanan verilere göre, ülkede 420,9 milyar dolar değerinde demir, 274 milyar dolar değerinde bakır, 81,2 milyar dolar değerinde niyobyum, 50,8 milyar dolar değerinde kobalt, 25 milyar dolar değerinde altın, 23,9 milyar dolar değerinde molibdenim, 7,4 milyar dolar değerinde nadir metaller var. Ayrıca, değeri 5 milyar dolar altında birçok mineral rezervi barındırıyor.

Bu liste içerisinde petrol ve gaz rezervleri ile ilgili bir bilgi yok. Afganlı yetkililer ise doğal kaynakların değerini dört trilyon dolar olarak veriyorlar.

Amerika'nın verdiği bilgilerle bile gitsek Afganistan savaşılmaya değer bir bölge olarak göze çarpıyor.

Amerika daha birkaç gün önce, havadan Afganistan'ın mineral haritasını tamamladığını açıkladı. Ülkenin yüzde yetmişini yani 440.000 km2'sini kapsayan harita 800 milyon veri noktasıyla oluşturulmuş.

Afganistan'dan 2014'e kadar askerlerini çekeceğini açıklayan Amerika bu kadar zahmete neden katlanıyor dersiniz?

(*)http://www.nytimes.com/2010/06/14/world/asia/14minerals.html?pagewanted=all

YENİ ŞAFAK 

YAZIYA YORUM KAT