
Venezuela’dan Hürmüz’e: ABD’nin enerji kuşatması
"ABD, küresel enerji piyasalarını kendi jeopolitik hedefleri doğrultusunda bir silah olarak kullanırken, Venezuela'dan Hürmüz Boğazı'na uzanan hat üzerinde kurduğu kuşatma ile hem üretici ülkeleri hem de rakip güçleri kontrol altında tutmayı amaçlamakta"
Venezuela’dan Hürmüz’e: ABD’nin enerji kuşatması
Erdal Tanas Karagöl / Yenişafak
ABD için enerji kaynaklarını kontrol etmek ve rakiplerinin bu kaynaklara erişimini kısıtlamak stratejik bir önceliktir.
Bu öncellik, ABD tarafından dünya ekonomisi üzerindeki hegemonyasını koruyabilmesi için vazgeçilmez bir stratejik gereklilik olarak görülmektedir.
ABD, ENERJİDE MUTLAK HAKİMİYET İSTİYOR
Bu kapsamda, ABD, enerjide tek hakim güç olma hedefini yükseltmiş gözüküyor.
Dünyanın, en büyük petrol rezervlerine sahip olan Venezuela’nın kaynakları üzerinde hakimiyet kuran ABD, böylece ülkenin en büyük petrol alıcısı olan Çin’in bu kaynaklara erişimini de engellemiş oldu.
Benzer şekilde, ABD-İsrail ekseni ile İran arasındaki çatışma, ABD'nin Ortadoğu'daki petrol ve doğalgaz kaynakları ile stratejik enerji rotalarını kendi kontrolü altına alma çabasının bir parçasıdır.
ABD’nin körfez bölgesindeki enerji kaynakları üzerindeki ve Hürmüz Boğazı üzerindeki olası hamiyeti, bu bölgeden Çin’e giden petrolün akışının durmasına neden olacaktır.
Çünkü Çin, petrol ithalatının yaklaşık yüzde kırkını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirmektedir.
Başka bir deyişle, Çin petrol ithalatının önemli bir kısmını Basra Körfezi ülkelerinden başta da Suudi Arabistan, Irak, İran, BAE ve Kuveyt gibi ülkelerden sağlamaktadır.
Dolayısıyla, ABD-İsrail ve İran arasındaki devam eden savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, Çin’in enerji arz güvenliğini doğrudan tehdit eden, ekonomik istikrarını sarsabilecek bir senaryodur.
ÇİN İÇİN KÖTÜ SENARYO
Çin için en kötü senaryo ise İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden hakimiyetini kaybetmesidir.
Bu durum, Çin’in dünyanın en büyük GSYH’sine sahip olma süresini uzatacak ve ABD ile Çin arasındaki GSYH farkının açılmasına neden olacaktır.
Çin’in enerji kaynaklarına erişiminin engellenmesi, yalnızca Çin ekonomisinde derin bir şoka ve Çin’in GSYH büyümesini yavaşlatmaya neden olmaz.
Aynı zamanda, küresel tedarik zincirleri yavaşlayacağı için enflasyon, finansal istikrarsızlık ve jeopolitik gerilim gibi ciddi sorunları da artacaktır.
Dolayısıyla ABD, Çin’in yükselişini engellemeyi ve dünya ekonomisindeki liderliğini pekiştirecektir.
ABD'nin temel stratejik hedefi tam olarak budur.






HABERE YORUM KAT