1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. GEZİ

  4. Uzakları Yakın Eden: İnanç ve Sorumluluk 
Uzakları Yakın Eden: İnanç ve Sorumluluk 

Uzakları Yakın Eden: İnanç ve Sorumluluk 

Özgür-Der Amasya temsilcisi Özgür Eryiğit İHH’nın 2018 yılı Ramazan organizasyonları kapsamında katıldığı Sri Lanka yardım çalışmalarını ve Müslümanların durumlarını değerlendiriyor. 

05 Haziran 2018 Salı 14:20A+A-

UZAKLARI YAKIN EDEN: İNANÇ VE SORUMLULUK 

ÖZGÜR ERYİĞİT / HAKSÖZ-HABER

Bugünden 1300 yıl geriye doğru tarihe bir yolculuk yaparak inanç ve sorumluluk duygusunun insanı nelere güç yetirebileceğine, hangi uzak diyarlara ulaşabileceğine bir nebze olsun hayal etmeye çalışalım. Müslümanların yeryüzünde Rablerine ve peygamberine (s.a.v.) verdikleri sözü yerine getirebilmek adına ‘ilahi kelimetullahı’ insanlar arasında hakim kılabilmek gayretiyle adaya ayak basmaları ile başlar ülkede Müslümanların tarihi…

Bugünden geçmişi tam anlamıyla anlamak gerçekten de mümkün değil her bir insan özel olduğu gibi, yaşanılan zaman ve mekan da kendine has özellikleri taşır. Miladi 700’lü yıllarda binlerce km öteden at, deve sırtında yolculuk yapıp önüne çıkan okyanusu yelkenli gemilerle aşarak büyük bir adaya bugünkü Müslüman topluluğun tohumlarını oluşturmak inancı, samimiyeti, sorumluluğu taşıyan öncülerin Rablerine verdikleri sözü, şartlar ne kadar ağır olsa da yerine getirmeleri, çağlar ötesinden bugüne bizlerin dimağına kutlu peygamberin aldığı ilk vahiylerden olan ‘Kalk ve Uyar! Rabbini Tekbir et!’ mesajını kulağımıza fısıldıyor sanki?

Kalk ve Uyar! Allah’ın arzını karış karış gez bu mesajın ulaşmadığı her insan her toprak parçası senin hedefindir.

Kalk ve Uyar! At sırtında çölleri aş, sarp dağlara tırman, derin suları geç, sınırları sonsuz kâinatta bir nokta misali eşrefi mahlukat olan insanı esfeli safiline düşmekten kurtarma adına. Kalk ve Uyar!

İHH İnsani Yardım Vakfının 2018 yılı Ramazan organizasyonu kapsamında çalışmalara katıldığımız Hint okyanusunda Hindistan’ın güneydoğusundaki bir ada devleti olan Sri Lanka’ya giderken aklımdaki soruydu bu… 

“Yetimhaneleri ziyaretimizde bir balonla mutluluktan gözleri parlayan yetimlerin gülüşü, yaşlılıktan beli bükülmüş yaşlı bir teyzenin aldığı kumanyadan dolayı nasırlı elleri ile elimiz sımsıkı tutuşu, sizlerin yardımları ile yaptırılan camilerde okunan ezanlar, toplu yapılan iftarlar… ‘Şükran kesiran’ duaları çağlar önce bu topraklara gelen öncü Müslümanların aşkını yüreğimizde hissetmemize vesile oldu.

‘Ayak basmadığın topraklar, Yüreğine dokunmadığın insanlar senin değildir’ inancı ile Türkiye’ye geri döndük inşaallah. Yeniden Bismillah…”

Binlerce km uzaklıktan tüm imkânsızlığa rağmen yüzyıllar önce Müslümanları bu adaya getiren neydi?

Türkiye’den 6500 km uzakta olan Sri Lanka Ekvatora yakın tropikal iklim şartlarının yaşandığı bir ülke. İbn-i Haldun’un “Her İnsan Yaşadığı Coğrafyanın Çocuğudur.” sözünü bu ülkede kaldığımız süre zarfında daha iyi idrak ettim. Yaşanılan iklim tüm doğal ve beşeri yaşamı derinden etkiliyor ve yaşam alanlarınızı ona göre planlıyorsunuz. Tüm yıl boyunca sıcaklığın 20 derece altına düşmediği yüksek bir nem, her dönem görülen yağış adanın yüksek boylu ve çok sık bir ormanla kaplanmasına neden olmuş.

Adanın bugünkü nüfusu yaklaşık 22 milyon başkenti Colombo. Ada 65.160 km2 yüz ölçüme sahip. Resmi dil Sirhale, Tamilce, İngilizce. Dini inanış olarak %70 Budizm,%10 Hinduist,%8 Müslüman,% 6 Hristiyan ve diğer inanışlar. Para birimi rupee.

Ülke birçok Afrika, Asya ülkesinde olduğu gibi coğrafi keşiflerin yaşandığı tarihten 1950’li yıllara kadar Portekiz, Hollanda ve İngiltere’nin sömürgesi altında kalmıştır. Yeraltı ve yerüstü kaynakları bu ‘demokratik!’ ülkeler tarafından talan edilmiş.

Ülke ekonomisi tarım, özellikle çay, kauçuk, pirinç ve tropikal meyveler önemli geçim kaynakları. Yeraltı kaynakları ve madenler, orman ürünleri diğer önemli gelir kaynakları arasında yer almaktadır.

İHH İnsani Yardım Vakfı kurulduğu 1992 yılından bugüne Dünya üzerinde hiçbir ayırım yapmaksızın mazlum, mağdur ve ihtiyaç sahibi coğrafyalara sizlerden aldığı desteklerle yardımları ulaştırmaya çalışmaktadır. Bugün Dünyanın 135 ülkesinde savaşlar, doğal afetler, yoksulluk nedeniyle zorluklar yaşayan ülkelerde çalışmalarını sürdürmektedir.

İnsani Yardım Vakfı genel çalışma prensipleri doğrultusunda çalışma yaptığı ülkelerde o ülke halkının güvenini kazanmış yardım kuruluşları ile partner olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Biz de altı günlük Ramazan çalışmamızı ülkede faaliyet gösteren Serendi adlı yardım kuruluşu ile gerçekleştirdik. Gerçekten çok profesyonel bir şekilde çalışmalarını sürdüren yardım kuruluşunun başkanı Muhammed Refik ve ekibi takdire şayan bir gayretle mazlumlara ulaşmaya çalışıyorlar.

2004 yılından itibaren bu ülkede çalışmalarını sürdüren İnsani Yardım Vakfı bugüne kadar ülkede 44 su kuyusu, 1 camii, 1 mescit, 5 sağlık merkezi, 3 anaokulu, 1 hafızlık merkezi, 25 aileye ev yardımı gerçekleştirmiştir. 1700 yetim çocuk her ay yetim bursu ile desteklenmektedir.

Biz de altı kişilik Genç İHH ekibi olarak 2018 Ramazan yardımları kapsamında 2.grup olarak 325 adet kumanya paketi dağıtımı, 200 kişiye fitre, toplamda 4000 kişiye iftar organizasyonu gerçekleştirdik.

İki milyonu aşkın Müslüman topluluk genel itibariyle kırsal kesimlerde yaşamlarını sürdürmektedir. Özellikle genç nüfusun fazla olduğu gözlemlenebiliyor. Müslümanlar büyük bir kısmı şafii mezhebine bağlı, dinlerini yaşama noktasında merkezi yönetim tarafından ciddi bir baskı görmediklerini belirtiyorlar. Dinlerini yaşama noktasında azınlık olmanın getirdiği birbirine duyulan ihtiyaç, topluluk olmanın sağladığı psikolojik-sosyolojik güç gibi faktörler güçlü bir birliktelik oluşturmalarını sağlamış. Özellikle camiiler bu noktada asli vazifesini yerine getirmekte ibadetlerinde, eğitimlerinde, iftar ve toplantılarında insanları toplayan bir merkez olma fonksiyonunu yerine getiriyor. Camilerde yaptığımız toplu iftarlardan sonra yaşlı, genç tüm cemaat eksiksiz akşam namazını birlikte kılmaları inançlarına bağlılıklarının somut bir göstergesi olarak ifade edilebilir.

Ülke yönetimi Demokratik sosyalist cumhuriyet rejimine sahip parlamentoda toplam 250 milletvekilinin 22’si Müslümanlardan oluşuyor. Budistler hem yönetimde baskın hem de dinsel inancın görünür hakimiyeti diğer dini inanışlara hükmetme anlayışını beraberinde getirmiş. Müslümanlar merkezi yönetimin verdiği özgürlükler alanında kaldığı sürece sorun yok fakat mevcudun dışında farklı konularda talepler olduğunda şiddete varan baskılarda dahil çeşitli kısıtlamalar yaşanabiliyor. Örneğin yardım dağıttığımız bir bölgede geçen ay Budist bir grup evleri, işyerlerini yağmalayıp ateşe vermişler. Camiilerde görüşebildiğimiz imamların ifade ettiklerine göre Müslümanların diğer inançlara sahip insanlara tebliğ faaliyetleri anlamında organize bir çalışmadan ziyade kendi çocuklarını ve gençlerini eğitme noktasında yoğunlaştıklarını özellikle Kur’an, hafızlık eğitimi noktasında ciddi çabaları olduğunu belirttiler. Bununla birlikte Budistlerden Müslüman olanların olduğunu özellikle Müslümanlığı tercih eden bir bayanın eşinden ayrılmak zorunda olduğunu bu kişilerin ihtiyaçlarını karşılanmasında zorluklar yaşadıklarını dile getirdiler. Başkentte bir şeriat fakültesi olduğunu gençleri buraya yönlendirdiklerini ifade ettiler.

Ülkede azınlık durumunda olan Müslümanlar zaman zaman Budistlerin saldırılarına maruz kalarak zor şartlar altında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Türkiye’den çok uzak bu ülkede ülkemizden farklı yardım kuruluşları da çalışmalarını sürdürmekte fakat Müslümanların zaruri ihtiyaçlarını karşılamada önemli çalışmalara ihtiyaç olduğunu gözlemledik.

Konuştuğumuz insanlar özellikle eğitim, sağlık ve gıda konusunda büyük zorluklar çektiklerini bu konuda Türkiyeli hayırseverlerin desteklerini beklediklerini dile getirdiler. Bu zamana kadar yardımlardan dolayı da şükranlarını belirttiler.

Yetimhaneleri ziyaretimizde bir balonla mutluluktan gözleri parlayan yetimlerin gülüşü, yaşlılıktan beli bükülmüş yaşlı bir teyzenin aldığı kumanyadan dolayı nasırlı elleri ile elimizi sımsıkı tutuşu, sizlerin yardımları ile yaptırılan camilerde okunan ezanlar, toplu yapılan iftarlar. “Şükran kesiran” duaları çağlar önce bu topraklara gelen öncü Müslümanların aşkını yüreğimizde hissetmemize vesile oldu.

Ayak basmadığın topraklar, Yüreğine dokunmadığın insanlar senin değildir inancı ile Türkiye’ye geri döndük inşaallah. Yeniden Bismillah…

 Özgür Eryiğit 

2018 Ramazan Sri Lanka

 

20180528_160120.jpg

20180529_104851.jpg

20180529_163923.jpg

20180530_181940.jpg

20180531_144945.jpg

 

HABERE YORUM KAT

1 Yorum