Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Hafter güçlerinin Libya’nın doğusunda 30 kişiyi keyfi şekilde infaz ettiğini, en az 50 kişinin ise yakın zamanda infaz edilme riskiyle karşı karşıya bulunduğunu açıkladı.
Örgüt, söz konusu idamların “gizli ve adaletsiz askeri mahkemelerde” yürütülen yargılamaların ardından gerçekleştirildiğini, bu süreçlerde işkence yoluyla elde edildiği belirtilen itirafların delil olarak kullanıldığını bildirdi.
Af Örgütü’nün açıklamasına göre, idam edilen veya idam cezasına çarptırılan kişiler, silahlı çatışmaların yaşandığı 2014-2018 yılları arasında Bingazi ve Derne’de gözaltına alındı.
Örgüt, bazı tutukluların itiraf elde etmek amacıyla İç Güvenlik Teşkilatı tarafından sistematik işkenceye maruz bırakıldığını belirtti. İşkence yöntemleri arasında elektrik şoku verme, yakma, darp ve kişileri uzun süre zorlayıcı pozisyonlarda tutmanın bulunduğu aktarıldı.
Açıklamada ayrıca sanıkların kendi seçtikleri avukatlara erişiminin engellendiği ve avukatlarıyla iletişim kurmalarına izin verilmediği ifade edildi.
Af Örgütü, en az iki kişinin infaz edildiğini ve bu kişilerin cezalarının 2019 yılında Yüksek Askeri Mahkeme tarafından müebbet hapse çevrilmiş olduğunu belirtti.
Örgüte göre mağdurların ailelerine de cenazeleri teslim edilmedi. Ailelerin cenazeleri defnetmesine ve taziye törenleri düzenlemesine izin verilmezken, yetkililerin cenazeleri gizlice defnettiği ileri sürüldü.
Af Örgütü, infazların duyurusunun askeri istihbarat müdürü Tümgeneral Fevzi el-Mansuri’nin öldürülmesinden yaklaşık iki hafta sonra yapıldığına dikkat çekti.
Örgüt, infazların derhal ve tamamen durdurulması ile adaletsiz askeri mahkemeler tarafından verilen hükümlerin iptal edilmesi çağrısında bulundu.
Libya Ulusal Birlik Hükümeti’nden kınama
Libya Ulusal Birlik Hükümeti de doğu bölgesindeki cezaevlerinde bulunan bazı mahkûmlara yönelik idam cezalarının uygulanmaya devam etmesini kınadı.
Hükümet, yaptığı açıklamada söz konusu yargılamaların ve mahkûmlara sağlanan hukuki ve adli güvencelerin durumuna ilişkin ciddi endişelerini dile getirdi.
Yaşam hakkının korunması ve adil yargılanma güvencesinin temel insan hakları olduğunu vurgulayan hükümet, hukukun uygulanması ile suç ve terörle mücadelenin yetkili yargı makamları ve sanıklara tanınan yasal güvenceler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Hükümet ayrıca ulusal yargı makamlarının yetkisi dışında faaliyet gösteren gözaltı merkezleri, kurumlar ve yargı süreçlerinin varlığının tekrarlanan ihlaller için uygun bir ortam oluşturduğunu ifade etti.
Açıklamada, bu uygulamalara son verilmesi ve herkesin hukuk devletinin egemenliğine tabi olması gerektiği vurgulandı.
Ulusal Birlik Hükümeti, idam cezalarının ve benzeri uygulamaların derhal durdurulması, hakkında hüküm verilen kişilerin durumlarının yeniden incelenmesi ve sanıklara adil yargılanma, savunma, avukata erişim ve aileleriyle iletişim kurma haklarının güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Hükümet, Libya’da hukuk devletinin inşa edilmesinin; yargı, güvenlik ve askeri kurumların devlet otoritesi altında birleştirilmesini ve olağanüstü uygulamalara son verilmesini gerektirdiğini belirterek, bunun tüm Libyalıların haklarının korunması açısından zorunlu olduğunu vurguladı.

