Ergenekon gibi kamuoyunun yakından takip ettiği soruşturma ve davalarda faturanın zanlılardan önce basın mensuplarına çıkartılması, bu sayıyı katlayarak artırıyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre sadece nisan ayı sonunda gazeteciler hakkında 2 bin 407 soruşturma açıldı. Bunların yüzde 90'ı ise davaya dönüştürüldü. Daha da vahimi 2005 yılı Aralık ayında 9 kişi olan tutuklu gazeteci sayısı dört yılda dört kat artarak 35'e ulaştı. Bu kişilerin arasında muhabirler, sorumlu yazı işleri müdürleri, yazı işleri müdürleri ve genel yayın yönetmenleri bulunuyor.
Son dönemlerde gazeteciler en çok Ergenekon davasıyla ilgili hukuki takibata uğruyor, gözaltına alınıyor, hâkim karşısına çıkıyor ve hapis cezası alıyor. Buna sebep olarak ise 2006 yılı Eylül ayında yürürlüğe giren Terörle Mücadele Kanunu'yla (TMK) birlikte düşünce, ifade ve basın özgürlüğüne yönelik baskıların artması gösteriliyor. Bu artışın demokratik açılımın tartışıldığı bir ortamda gerçekleşmesinin manidar olduğunu belirten Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Başkanı Necati Abay, düşünce ve ifade özgürlüğü yönünde henüz bir iyileştirme sağlanamadığını söylüyor. Ergenekon davası ile ilgili yazdıkları haber ve yazılardan dolayı haklarında hukuki işlem yapılan, Mehmet Baransu ve Şamil Tayyar'ı yakından takip ettiğini ifade eden Abay, "Çok açık ki, bu uygulamalar düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik doğrudan saldırılardır." diyor. Her iki gazetecinin de Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu olarak ilgi alanlarına girdiğini aktaran Abay, bir taraftan tutuklu gazetecileri kayıt altına alırken diğer taraftan da sürmekte olan davaları gözetim altında tuttuklarını bildiriyor. Hrank Dink cinayeti hakkında yazdığı kitaptan dolayı hâkim karşısına çıkan gazeteci Nedim Şener'in davasıyla da bu kapsamda ilgilendiklerini vurguluyor.
Necati Abay, gazetecilere yönelik saldırıların Türkiye'nin düşünce ve ifade özgürlüğünde hangi noktada olduğunu göstermesi açısından önemli olduğunu söylüyor. Yasalarda düşünce ve ifade özgürlüğünü engelleyen maddelerin olduğunu dile getiren Abay, "TCK 301. madde ve TMK'nın bazı maddelerinin tamamen kaldırılması halinde bu engel aşılmış ve önemli adımlar atılmış olur. Arkasından ise yasalardaki diğer antidemokratik maddelerin ele alınması gelir." diye konuşuyor. (Emine Dolmacı / Zaman)

