
Türkiye'nin istikamet arayışında - “Türkiye’de ideolojik inisiyatifin yönü”
Ontolojik çatısı Avrupa’da kurulan laiklik ve milliyetçilik akımları bir ideoloji idi. Bu ideolojik kurgular kılıf olarak Türkiye giydirilmeye çalışıldı. İslam ise beşeri kaynaklı bir ideoloji değildir.
İnsan ve Değer Vakfı mensuplarının dijital olarak yayınladıkları Anlam ve Değer dergisinin 6. sayısında “Türkiye’nin istikamet arayışı” başlığı altında Hamza Türkmen’e yöneltilen sorulara verilen cevapları 7 başlık altında derledik. birinci bölümü sunuyoruz:
Soru: Modern Türkiye’nin “istikamet arayışı”nı nasıl tanımlarsınız? Türkiye’nin istikamet arayışında geleceği en çok hangi çizgi belirleyecek: İslam mı, milliyetçilik mi, laiklik mi?
Cevap: Modern Türkiye başlığı altında ülke siyasetinin istikamet arayışını değerlendirmede ilk defa Türkiye’nin geleceğinin “Modern Türkiye” olarak mı “Yeni Türkiye” olarak mı tasarlanacağına karar vermek gerekir. Terkipler aynı anlamda ele alınabilir diyenler olsa da, terkipler arası farklılıklaraişaret edenlerin varlığına da dikkat edilmeli.
1. “Modern Türkiye” denilirken yeni dijital çağa ayak uyduran ve Batı’yı oluşturan Modernite değerleri üzerinden yürüyen bir ülke mi kastedilmektedir? Kaldı ki bu terkibi Türkiye sosyal dokusundaki etkin bir kesim bu şekilde anlamaktadır. (Laiklik ve öykünmecilik)
2. Yeni Türkiye, yeni dijital çağa ayak uydururken Modernitenin ihraç ettiği problemlerle şekillenen iç ve dış vesayete ümmet coğrafyasının bir parçası olarak cevap vermenin adı mıdır? (Muhafazakârlık ya da İslamcılık -İslam değil-)


